Eşekarılarından korkar mısınız? Peki, bu arılar bir komedinin korosuysa korku yerini gülmeye mi bırakır? Söz konusu olan Antik Yunan’da günümüzden binlerce yıl önce yazılmış bir komedya olan Eşekarıları olunca güldürdüğünü rahatlıkla söyleyebilirim. Üstelik binlerce yıl önce değil de sanki geçenlerde yazılmış gibi tanıdık da gelebilir. Çünkü içinde günümüzde de benzerleri olan nice durum vardır. Eser biraz da bu değişmeyen durumları görmenin hayretiyle okunur ya da izlenir.

Eserin türü olan komedya, Atina’da, Dionysos Şenliklerinde MÖ 486’da doğmuştur. Sözcüğün kökenini; comos+oidia yani halk/cümbüş+ezgi sözcüklerinden gelir. Dionysos şenliklerinin içinde türemiş ve şenliklerinin yapısına uygun olarak evrilmiştir. Komedya aslında koroların taşlamaları ve güldürülerinin, dramatik bir yapı çerçevesinde, dans, şarkı ve şiirin birleşmesiyle oluşarak seyircileri eğlendirmeye ve coşkulandırmaya yönelik gösterilerdir.

Komedya Eski Komedya ve Yeni Komedya olarak adlandırılan iki büyük evreden geçer. Bu iki evre arasında da bir geçiş süreci olarak adlandırılan Orta Komedya dönemi de vardır.

Eski Komedya yalnızca, Aristophanes’in günümüze ulaşmış yapıtlarıyla tanınmaktadır. Aristophanes, Pelepones Savaşı dönemi Atina’sını bütün yönleriyle yansıtan eserler vermiş, Eski Yunan komedyasının en büyük temsilcisidir. Yaşamına dair bilginin kaynağını günümüze kadar gelmiş oyunları barındırır. Toplumsal taşlamanın yanında bireysel taşlamalar da yapar. Oyunlarında eleştirdiği kimselerin adlarını değiştirme ihtiyacı duymaz ve onları kendi adlarıyla eserlerine alır. Gelenekçiliğe bağlı bir yazar olarak amacı komedyaları yoluyla Atina’nın altın çağından uzaklaştıran yanlışlıkları ortaya koymaktır. Bu nedenle toplumda gördüğü aksaklıklara, yanlışlıklara, olumsuzluklara oyunlarında değinir. İlk dönem eserlerindeki eleştiri dozu, Atina’nın gücünü yitirmesi ve buna bağlı olarak baskının artmasıyla daha genel taşlamalara, ütopyaya yaklaşan oyunlara dönüşür. Eşekarıları oyunuysa sözünü rahatlıkla söylediği döneme aittir.

Aristophanes’in komedyalarında benimsediği ve Eski Komedya’nın yapısını oluşturan altı aşama vardır. Prologos, iki oyun kişisiyle giriş yapılır ve oyunun konusunu seyirciye tanıtılır. Parodos, Koro’nun girişi ile verilir. Agon, oyundaki çatışma iki başkişi üstünden sergilenir ve iki farklı görüşün sunulduğu kısımdır. Parabasis, Koro oyundan bağımsız olarak seyirciye seslenir. Episodos, benimsenen yeni görüş uygulanır ve sonuçları seyirciye sunulur. Eksodos, Koro, oyun kişileriyle birlikte oyundan çıkar.

Bdelykleon, Philokleon, Korobaşı

Eşekarıları*

Komedyanın ele aldığı konu Atina’da gittikçe bozulan adalet mekanizmasıdır.

“Ya bugün mahkeme kurulmazsa,

Nereden çıkacak yemek paramız?

Yargı margı olmazsa

Neyle doyacak karnımız?” s.22

Atina’da yargıçlık görevi günümüzden farklıydı ve seçilmiş yurttaşlar aracılığıyla görülürdü. Yargıçlık yapan her yurttaşa ödenek ayrılmasıyla adalet mekanizması bozulmaya başladı. Çünkü işsiz, güçsüz kimseler için bir kazanç kapısı oldu. Kleon döneminde bu ödenek üç katına çıkarılınca hem yargıçlık kazançlı bir iş halini aldı hem de davaların sayısı artı. Oyunun yazıldığı dönemde, haksız yere birisini suçlamak, yargıyı kullanarak kazanç elde etmek, bir tehdit unsuru olarak mahkemeleri görmek gibi toplumu yozlaştıran olayların sayısı gittikçe artmaktadır. Aynı zamanda Kleon ve savaş yanlısı olanlar yargıçlardan kendi siyasal çıkarları için mahkemelerden faydalanmaktadır. Aristophanes’in Eşekarıları’nda sahneye taşıdığı gerçekler bunlar üstünden şekillenir.

“Ksantias

Dün akşam bir kadınla buluştum,

Gel seninle ata binelim dedim.

Kadın bir kızdı, bir kızdı:

Hippias binici demek ya?

Binelim demekle: Zorbalık istiyormuşum Atina’da.” S.32

Aristophanes’in oyuna Eşekarıları adını vermesinin ve yargıçları eşekarılarına benzetmesinin iki sebebi vardır. Ona göre, yargıçlar da arılar gibi sokmaktadır. Üstelik dönemim yargıçları kararlarını balmumu tabletlere sivri bir kalemle yazar. Sahneye eşekarısı olarak çıkan yargıçlar korosunun, iğnelerinin biçimi onların balmumu tabletlere yazdıkları sivri uçlu kalemlere benzemektedir.

Oyunun başkişilerinin adı da yargıçlık sisteminin bozulmasından nemalanan yönetici Kleon’dan esinlenerek oluşturulmuştur. Yargıçlık hastalığına tutulmuş baba, Philokleon’un  adının anlamı, Kleon seven, onu bu işinden vazgeçirmeye çalışan oğlu Bdelykleon’un adının anlamıysa, Kleon düşmanıdır. Philokleon ve Bdelykleon’la beraber, oyunda iki uşak, Eşekarıları Kılığında İhtiyarlar Korosu, Korobaşı, Korobaşının Oğlu, Köpek Kılığındaki İki Adam, Bir Misafir, Bir Kadın ve Bir Adam’dan oluşan oyun kişileri vardır.

Eşekarıları Komedya’sına onu meydana getiren kısımlardan bakıldığında, oyunun seyri şöyledir:

Prologos: İki uşağın konuşmasıyla oyun açılır. Uşakların gördüğü rüyalar ve bunların kötü bir şeyler olacağına yönelik bir uyarı olduğu konuşmalarından sonra  Philokleon’un yargıçlık hastalığına tutulduğu, onu caydırmak için oğlu Bdelykleon onu eve kapattığını,  Philokleon’un kaçma çabalarını ve ona engel olduklarını görürüz.

“Adam yargıçlık hastalığına tutulmuş, delisi olmuş bu işin. Tek düşüncesi adam yargılamak. Hep yargıçlar arasında, hem de en ön sırada oturmasa kahrından ölecek. Geceleri uyku girmiyor gözüne. Bir an dalsa hemen mahkemede buluyor kendini rüyada. Oy vermekle öylesine bozmuş ki adam, gece yatağından fırlayıp oy kupası arıyor karanlıkta. Gençler nasıl duvarlara sevdiklerinin adını yazarsa, bu da oy kupası resimleri çiziyor. Bir sabah horozu gün doğarken öttü diye mahkemeye verdi hayvanı. Horoz sanıklardan rüşvet almış da mahsus geç ötmüş; bizimkisi duruşmaya vaktinde yetişemeyesin diye.” s.14

Parodos: Yargıçlar korosu (eşekarıları) Philokleon’u almaya gelir. Bdelykleon ve köleleriyle kavgaya tutuşurlar ama sonuçta Bdelykleon’u dinlemeye ikna olurlar.

“Sen de şişleneceksin, sen de!

Haydi, davranın yargıçlar,

Çıksın kınlarından kılıçlar,

Azgın bir öfkeyle doldurup yürekleri

Saldıralım üstüne!.. İleri!

Görsün ne demekmiş, ne demek Eşekarılarını ürkütmek!” s.28

Agon: Çatışmanın unsurları Bdelykleon, babasını mahkemeye neden göndermek istemediğini anlatması ve Philokleon’un kendini savunmasıyla görünür kılınır. Koro Bdelykleon’a hak verir. Bdelykleon babasını oyalamak için evde mahkeme kurmayı ve evde kurulan bu mahkemede yargıçlık yapmasını önerir ve babasının ikna olmasıyla iki köpeğin duruşması yapılır.

“Philokleon

…Yaşadığımız çağda hangi mutluluk

Bir yargıcın mutluluğundan daha mutludur?

Hangi yaratık ondan daha keyifli yaşar?

Hangi yaratıktan korkulur ondan daha çok, …” s.34

“Bdelykleon

…Çünkü sen bu güzel laflara kanıp

Başa getiriyorsun onları.

Bu adamlar öteki şehirlerden de

Ellişer torba altın koparıyorlar:

Ya bu parayı verirsiniz,

Ya da sizi yıkarım, diyerek.

Sense kendi krallığının artıklarıyla

Zar zor geçinmektesin. …” S.39

Parabasis: Burada ilk olarak koro Aristophanes’in Bulutlar oyunun beğenilmemesine olan kızgınlığını ve sitemini söyler. Sonra da Aristophanes’in Kleon’a boyun eğmediğini anlatır.

“… Böyle bir savunucu bulmuşken kendinize

Tutmadınız, bıraktınız onu geçen yıl:

Oysa yepyeni düşünceler getirmişti size.” s.59

Episodos: İlki evde mahkeme kurulması ve köpeklerin yargılanmasıdır. Bdelykleon babasının berat oy kupasına oy atmasına sağlayınca çok üzülen babasını teselli için onu şölene götüreceğini söyler. İkincisinde, Bdelykleon babasını yeni giysiler giydirir. Ziyafetlerin ortamına uygun nasıl konuşması ve davranması gerektiğini anlatır. Üçüncüsünde, Philokleon, çok içmiş, ortalığı karıştırmış, bir kızı kaçırmaya çalışmıştır. Kızgın oğlu ve davacı olacağını söyleyen kişiler gelir. Philokleoan, yaptığı konuşmayla ortalığı daha da karıştırınca oğlu onu yeniden eve kapatır.

“Bdelykleon

Aman ne bayağılık, ne ilkellik,

Teogenes’in lağımcıya dediği gibi, azarlarken.

Farelerin, gelinciklerin işi ne kibarların arasında?”

Philokleon

Ne anlatmalı peki?

Bdelykleon

Büyük şeyler, yüksek işler. Ben, diyeceksin,

Androkles ve Klisthenes’le elçi olduğum sırada…”s.64

Eksodos: Koronun alışkanlıkları değiştirmenin zorluğuna dair bir şarkı söylemesi ve tüm oyuncuların yer aldığı komik bir dans yaparak sahneyi terk etmesiyle son bulur.

“Haydi, alın götürün bizi dışarı,

Bu kanatlı, bu rüzgarlı adımlarla

Komedya korolarının bir sahneden ilk çıkışıdır bu.” s.80.

Oynaya oynaya ilk çıkışıdır bu.” s.80

İlk kez bir oyun korosu oynaya oynaya çıksa da sahneden, Atina, kötü yöneticilerin yanlış kararları ve demagogların bunları destekler söylemleriyle parlak günlerinden hızla uzaklaşır. Atina’nın içinde bulunduğu açmazın nüvelerini gösteren eser, vızıldayarak yormaz, iğnesiyle korkutmaz sadece güldürür, güldürürken düşündürür.

 

*Bu bölümdeki alıntılar Aristophanes, Eşekarıları (Yargıçlar), Çeviren: Sabahattin Eyuboğlu, İş Bankası Kültür Yayınları, Birinci Basım, Eylül 2000, İstanbul, kitabından yapılmıştır.