(Ortalama M.Ö. 2500-1178 ) Anadolu’da etnik olarak tamamen farklı dört ayrı kavim, yani Hititler, Hurriler, Hattiler ve Luviler vardı. Bu kavimler birbirlerini başta müzik, kültür olarak epey konuda etkiledi. Haydi hepsine biraz bakalım:

Hititler Anadolu’ya göç etmeden önce, o topraklarda Hattiler vardı. (M.Ö. 2500-2000 /1700) Bilinen en eski Anadolu kavmi olan Hattiler, müzikten ve eğlenceli oyunlardan fazlasıyla hoşlanan çok coşkulu insanlardı. Hititler gibi militarist kavimlere özgü askeri marşlar, savaş oyunlarını asla sevmezlerdi. Hatti etkisi istisnasız Eski Hitit devrine ait Boğazkale, İnandık, Yörüklü/ Hüseyindede bölgelerinde bulunan boyalı, kabartmalı vazolar hep eğlence ve müzik içeren sahnelerle dolu olduğunu görüyoruz. Bu Hatti sanatı etkileri, Hititlerin imparatorluk dönemi, son dönemlerine doğru giderek azaldığını görüyoruz. Hattiler yazılı kaynak bırakmadıkları halde, kültürel etkilerini, müzik aletlerini ve daha yüzlerce özelliklerini, baskınlığını Hitit sanatında görmemiz, Hattilerin militarizm yanlısı olmamasındandır.

Hurriler ise M.Ö. 2000 yılın başlarından itibaren geniş çapta Orta Anadolu’ya kadar yayılmış ve Hititleri her açıdan boyundurukları altına sokmuş olan bu kavim de müziği çok seven bir toplumdu. Fakat ürettikleri ve hoşlandıkları müzik türlerinde pek çok litürjik ağırlıklı ağıtlar, hüzünlü ilahiler yer alırdı. Hurrice- Hititce ,iki dilli metinlerde ,günlerce süren ve en az on bin ve otuz bin koyunun yendiği dev ziyafet sahnelerinde müziğe yer vermemeleri ibret vericidir.

Bir diğer Hititlerin komşusu güney Anadolu’da yaşayan halk ‘’Ištanumnili denen Luvice’ye yakın değişik bir şive konuşan Istanuwalılar aşırı eğlence düşkünüydüler, müzik ve dans icra eden çoktu.Teşkilatlanmış koroları vardı ve bu korolar ticaret kolonileri gibi gezgindiler, çağırıldıkları yere gidiyorlardı. En çok da Hattuša’ya gidiyorlardı.Bir kütüphane kataloğunda Ištanuwalı kadınların sakinleştirici,yatıştırıcı şarkılarından söz edilir. Yine aynı kaynakta yer alan bazı müzik,dans eğitimi veren Ištanuwalı erkeklerden söz ediliyor.

Gelelim Hititler’e, Hititler kültür ve benzeri konularda asla tutucu değillerdi, aksine tıpkı ırkdaşları Romalılar gibi işlerine gelen her şeyi alıp uygularlardı; her tür ve her yabancı kökenli müzikten hoşlanırlardı. Diğer kavimlerin aksine Hititlerin uygarlıkları daha uzun sürmesi ve kayıt almaya verdikleri önem sayesinde onlardan daha çok şey öğreniyoruz. Ama elbette yine ara sıra diğer kavimlerin muhteşem kültürel etkilerine tekrar yer vereceğim. Hadi biraz ayrıntılara girelim.:)

Hitit metinlerinde geçen şarkıların pek çoğu Hattice veya Hurrice’dir. Bazı şarkı sözlerinde hece vezninin izlerini görmek mümkündür. Hititler destanlara zaten “şarkı’’ (SİR,išhamai-) demekteydi. Buradan da anlaşılıyor ki; destanlar ve efsaneler belirli bir makama göre okunuyordu, bizdeki en yakın örnek “mevlüt’’ dür.

Hititler enstrümental müzik eşliğinde eşzamanlı sözlü müzik yapmasını yaygın olarak biliyorlardı. Buna karşın birden fazla enstrümanın aynı anda çalındığına dair pek az kanıt vardır. Demek ki çeşitli müzik aletlerinin ses ayarı(akord) yapılamadığında ,bunları aynı an da çalmak mümkün olmuyordu.

Hitit metinlerinde neredeyse şimdilik otuz çeşit şarkı türü bulundu: “Mukaddes şarkılar’’ (Šuppauš SİR), “fahişeler şarkısı’’ (KAR.KID SİR) “pazaryeri şarkısı’’ (ŠA KI.LAM SİR) , “sakinleştirici, yatıştırıcı şarkılar’’ (SİR lilauwaš)gibi… Yatıştırıcı şarkılar derken, Grek öncesi antik insanların psikolojisinden pek bahsedilmez, pek bilinmez. Fakat Hititlerde müzikle terapi yapıldığına dair Prof. Dr. Ahmet Ünal elimizde sağlam kanıtlar olduğunu vurguluyor. Büyüsel bir Hitit ayininde hastaya her biri zafer, başarıyla biten, belli başlı kahramanlarını yılan, arı ve kartalın oluşturduğu müzikli bir öykü anlatılmak da, sözle ifade edilemeyen analoji büyüsü yapılarak kendisine güven duyması, sakinleşmesi ve çekmekte olduğu ve çekmekte olduğu sıkıntıdan kurtulması sağlanmaktadır. Bu hikayeler ninni şeklinde bir tür müzikle anlatıldığına kuşku yoktur.

Şarkılarda hece vezni ve ritmin olduğunu çoğu kez yapılan tekrarlardan anlamaktayız, ne anlama geldiğini bilmesek de bir Hatice şarkı şöyle ki:

Awazza awazzanniga
Tarullipa
Awaza awazzanniga
Tagaškaniš

Hititlerin müzik yapmak,çalmakla ilgili başlıca fiileri ise :Vurmak: “-Walh’’, Çalmak: “-Hazzik’’, Üflemek: “-Pariparai’’, İlahi eşliğinde matem tutmak: ’”Wiyai”, El çırpmak, alkışlamak: “-Palwai’’
Hititlerde müzik enstürmanları genel olarak vurmalı, üflemeli, telli ve kategorize edilememiş bir kısım enstürmanlar mevcut, sonraki yazımda onlardan ve nota sisteminden bahsedeceğim, görüşmek dileğiyle…

Kaynakça: Ahmet Ünal’ın Hititlerde ve eski Anadolu toplumlarında din, devlet, halk ve eğlence kitabından
Fotoğraf: https://galeri.uludagsozluk.com/r/hititler-689138/