Okuma süresi: 2 dakika

Bir akademisyen ve bir sanatçının ortak projesi olan “Futbolun nesi güzel?” adlı sergi Ankara Goethe-Institut destekleriyle 25 Mart-25 Mayıs 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek!

“Futbolun nesi güzel?” sergisi bir akademisyen ve bir sanatçının ortak çalışması sonucu ortaya çıktı. İkimiz de gündelik hayatımızda futbolu izlemeyi ve futbol hakkında konuşmayı seven ve hayatın her alanında olduğu gibi futboldaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı farklı mecralarda mücadele yürüten insanlarız. Bu serginin hikayesi de 2019’da Pınar’ın kadın futbolcuların deneyimlerini araştırmak için Berlin’e gitmesiyle başladı. Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli futbolcu kadınlarla bireysel görüşmeler yaptı, maçlarını izledi, alan notları tuttu, ailelerle ve antrenörlerle sohbet etti. Alan çalışmasından edindiği izlenimler ile kadınların futbol, aidiyet ve göç etrafında şekillenen çeşitli ve kesişen anlatıları sergideki eserler için bir zemin oluşturdu. Böylece görsel olana dayanan belleğin özgürleştirici gücü Berlin’de başlayan ve Ankara’da sonlanan bu yolculuğun pusulası oldu. 

Kimlikleri, kim olduğuna ve kim olmadığına dair anlatılar olarak kabul ettiğimizde, göçmen kökenliler için futbolun ve futbolculuğun anlamı da çoğalıyor. Futbol, birçoğu için aşkla oynanan bir oyun, bir hayal, bir mücadele alanı ve hayata tutunma aracı. “Kimsin sen?” sorusuna aile kökleriyle yanıt üretebilen ama “Nereye aitsin?” sorusunun ağırlığını taşıyan bu kadınların ortak noktası futbola aidiyet geliştirmeleri. Öyle ki, futbolcularla yapılan bireysel görüşmeler, futbol oyunun çok katmanlı yönlerini gösterdi bizlere. Futbol tüm sınırları silikleştiren ve insanları birleştiren muazzam bir güce sahip. Öte yandan futbol, uluslararası spor müsabakalarıyla ulus devletlerin jeopolitik sınırlarını keskinleştiren ve sembolik değerlerle aidiyetleri çeşitlendiren bir bağlam üzerine kurulu. Sergideki eserler, kadınların futbol aracılığıyla meydan okudukları bu sınırlara işaret ediyor. 

Resim, heykel, fotoğraf, seramik ve hazır malzeme gibi çeşitli türdeki eserlere sahip sergide, Aslı bir yandan futbolcuların sırf kadın oldukları için yaşadıkları ayrımcılığı ve eşitsizliği, bir yandan da memlekete özlemleriyle harmanlanan aidiyet hikayelerini görünür kılmayı amaçladı. Görünürlüğü güçlü kılabilmek için, bazı eserler futbolcuların alıntıları* ile birlikte sergilendi. Diğer eserler ise Aslı’nın futboldaki kadınları ve bir oyun olarak futbolu kutlamasına izin verdi. 

Nihayetinde bu serginin bir tarafı var. Sergi, futbolda tarihsel olarak süregiden toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı bir taraf oluşturmayı amaçlıyor. Çünkü bu güzel oyun, herkes içindir. Kadın futbol tarihini mücadeleleriyle yazan tüm kadınları selamlıyor, hikayelerini paylaşan Almanya’daki Türkiye kökenli kadın futbolculara sonsuz teşekkür ediyoruz. 

Aslı Tanrıkulu & Pınar Öztürk

* Akademik araştırma kapsamında futbolcuların izinleri doğrultusunda bireysel görüşmeler yapılmıştır ve sergideki alıntıların sunumunda kişisel bilgileri korunmuştur.