Hak Savunucusu Veli Acu’dan bahsetmek istiyorum. Bir de doğacak yavrusundan ve canım Gönül’ümüzden. Gönül’ümüz diyorum, çünkü Gönül bizim.

Sevgili Gönül hamile ve doğuma da çok az bir süre kaldı. Gönül’ün Veli ile evlenmeden önce gözlerinin içi gülerek ondan nasıl bahsettiğini daha dün gibi hatırlıyorum. Nikahlarındaki heyecanlarını…

Toplumda öğretilmiş, alışageldiğimiz ilişkilerin çok dışında veya çok dışında olmayı amaçlayan bir ilişkileri var.

Veli Acu’yu yakından tanımıyorum ama tanıyorum. Çünkü Gönül’ün gönül bağı epey güçlüdür.

Şimdi anlaşılması zor olmayan bir durum var ortada:

Veli insan hakları savunucusu ve sırf bu yüzden 74 gündür cezaevinde.

Gönül, hamile ve erken doğum riskinden kaynaklı hastanede. Diyor ki: “Veli bütün çocukları seviyor ve kendi çocuğunu göremeyecek. Bu haksızlık! Ben onu çok özledim.” Sessizce diyorsa da yüreği yırtılıyor haykırır gibi.

Veli, güçlü ama kaygılı. Doğum sonrasına kadar göremeyecek Gönül’ü (Doktor, Gönül ve bebeğin sağlığı için Gönül’ün görüşlere gitmesinin doğru olmadığını söylüyor).

Doğacak bebek, sabırsız. Belki babasını gördürmeyecekler bir süre. Annesini de yıpratacaklar. Üstelik daha yeni gelecek işte buraya. Neyse, sonra gönül bağı güçlü olacak. Onurlanacak.

Şimdi anlaşılması değil de hazmedilmesi ve sıyrılıp atılması epey zor bir durum var ortada:

Birileri bilmem neredeki bir sofrada Amerkian emperyalizminin maşası olmamak gerektiğini söylüyor takır takır;

Birileri yer sofrasında en güzel devrimciliği kendisinin yaptığını…

Birileri tertemiz çocuklar için kanıyor.

Birileri eli yüzü temiz olmayan çocukları kanatıyor, çünkü “bunun annesi babası nerede?”

Epeyce vicdanlılık ve haklılık.

Birileri efendim, efendimiz, babamız.

Birileri babası olacak birinin ve görmek için çırpınacak birini.

Birileri hep en doğrusunu bilecek, tartışmasız.

Birileri bütün çocukları hep sevecek. O birileri, tükenmeyecek!

“Radyomun düğmesini çevirince, Amerika’da siyahların linç edildiğini işitiyorum ve diyorum ki kendime, bize yalan söylemişler: Hitler ölmemiş; radyomun düğmesini çeviriyorum ve öğreniyorum ki, Yahudiler hala aşağılanıyor, hor görülüyor ve yurtlarından kovuluyorlar. O zaman diyorum ki kendime, bak bize yalan söylemişler, Hitler ölmemiş; radyomun düğmesini çeviriyorum ve öğreniyorum ki, Afrika’da çalışma kampları kurumsallaştırılıyor, yasallaştırılıyor, o zaman diyorum ki kendime, bak bize yalan söylemişler: Hitler yaşıyor…”*

Radyomun düğmesini çeviriyorum: Türkiye’de…

Veli Acu kimdir?

1988 yılında Siirt’te doğru. Gazi Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi lisans bölümünü bitirdi. Halen Gaziantep Üniversitesi’nde İngiliz Dil ve Edebiyatı bölümünde öğrenimine devam ediyor. 2009 yılından beri İnsan Hakları Gündemi Derneği yürütme kurulu üyesi. 2010 yılından beri Uluslararası Af Örgütü üyesi olan Acu, insan hakları, milliyetçilik, siyaset teorisi, toplumsal hareketler, liberal düşünce, demokrasi teorileri ve sivil toplum ile akademik olarak ilgileniyor. 2010’dan beri çeşitli sivil toplum kuruluşlarında profesyonel olarak çalışıyor.**

*Aimé Césaire

**https://medium.com/free-rights-defenders-hak-savunucularına-dokunma/

“Tutuklu hak savunucularının serbest bırakılması ve tümü hakkındaki suçlamaların düşürülmesini beraber talep edelim.” https://acileylem.org.tr/eylem/haksavunuculari?source=collection_home—2——0—————-