Hastalıkların etkenlerini bulmak ve yeni tedavi yöntemlerini test etmek için “ölümsüz” bir hücre dizisi aranıyordu. Hücrelerin laboratuvar ortamında çoğalmaya devam etmesi ve uzun süre dondurulabilmesi gerekiyordu. Onlarca yıl çeşitli insanlardan doku örnekleri alınmasına rağmen hiçbir hücre insan vücudu dışında birkaç günden fazla dayanmıyordu.

HeLa hücreleri

Henrietta Lacks 1951 yılında John Hopkins’te rahim ağzı kanseri tedavisi gören genç bir siyahi kadındı. İzinsiz ve habersiz bir şekilde kendisinden doku örneği alındı. Bu hücrelere Henrietta Lacks’in ismini kısmen de olsa gizlemek amacıyla HeLa adı verildi. HeLa genomu nedeni tamamen açıklanamayan bir şekilde insan vücudu dışında ölmeden çoğalmayı başardı ve günümüze kadar geldi. Bu sayede birçok hastalığın tanı ve tedavisinin önünü açtı.

Henrietta Lacks’in bilime katkıları

Bilim insanları, deney yapmaktan çok hücreleri kültür ortamında yaşatmak için zaman harcıyordu. HeLa hücreleriyle bu değişti ve tıp alanında birçok araştırma hızlandı. Lacks’in hücrelerinde çok güçlü bir insan papilloma virüsü (HPV-18) vardı ancak yatay gen transferi sayesinde HeLa hücreleri sağlıklı insan hücrelerinin özelliklerini taşıyor ancak kanserli hücreler gibi çoğalmaya devam ediyordu. Çocuk felci (polio) salgınının en yaygın olduğu 1952’de HeLa hücreleri üzerinde geliştirilen polio aşısı milyonları kurtardı.

HeLa hücreleri aynı zamanda:

  • Rahim ağzı kanserinin önlenmesi için kullanılan HPV aşılarının geliştirilebilmesini sağladı.
  • Bilim insanlarının tek bir hücreyi ayırıp çoğaltmayı öğrenmesine yol açtı ve böylece tüp bebek tedavisini mümkün kıldı.
  • Üzerilerine yanlışlıkla kromozomlarını açık hale getiren bir kimyasal dökülmesi üzerine insanlarda düşünüldüğü gibi 48 değil 46 kromozom olduğunu ortaya çıkardı.
  • 1962’de uzaya gönderildi ve yer çekimsiz ortamın insan hücreleri üzerindeki etkisinin gözlemlenmesine olanak tanıdı.
  • Nükleer radyasyona maruz bırakılarak radyasyonun insan hücrelerini ne şekilde öldürdüğünü açığa çıkardı.
  • Salmonella bakterisinin sebep olduğu Salmonelloz enfeksiyonunun nasıl bulaştığını araştırmakta kullanıldı.
  • Kozmetik ürünlerinde ve ev eşyalarında bulunan kimyasalların üzerimizdeki etkilerinin araştırılmasında kullanıldı.
  • Tüberküloz hastalığının insan hücrelerine nasıl saldırıldığını gösterdi ve tüberküloz aşısının geliştirilmesini sağladı.
  • HIV’in sadece kan hücrelerini enfekte etmediğini gösterdi, HIV testleri ve ilaç kokteylleri geliştirilmesini mümkün kıldı.
  • Klonlanan ilk hücre oldu.
  • Fare hücreleri ile birleştirilerek ilk türler arası hibrid oluşturuldu. Bu genetik hibrid, gen haritalamayı ve kan grubu test etmeyi mümkün kılmakla kalmadı, kanser ilaçlarının geliştirilmesinde ve denenmesinde de kullanıldı.

Lacks’in mirası

Henrietta Lacks, tanı konulduktan birkaç ay sonra tedavi gördüğü John Hopkins hastanesinde vefat etti. Kendisinden doku örneği alındığından hiç haberdar olmadı. Henrietta’nın kızı Deborah Lacks, annesinin ölümünden yirmi beş yıl sonra genomdan haberdar oldu ve hücrelerin geçirdiği yolculuğu öğrenmek için uzun bir çalışma başlattı.

Oprah, Deborah karakterini canlandırırken

Rebecca Skloot bu yolculuğu “Henrietta Lacks’in Ölümsüz Hayatı” isimli kitapta anlattı. Aynı ismi taşıyan televizyon filmi ise 22 Nisan’da Amerika’nın HBO kanalında gösterildi. Deborah Lacks’i Oprah Winfrey canlandırdı.

Kaynak: Rebeccaskloot