Ülke, dünyanın vahşi kaplanlarının çoğuna ev sahipliği yapıyor ve yaban hayatından sorumlu yetkililer onları koruma adımlarını açıklıyor.

Nisan ayının başlarında Hindistan’ın merkezindeki Pench Ulusal Parkındaki bir kaplanla ilgili bir sorun vardı. Yaban hayatı yetkilileri 10 yaşındaki erkek bir kaplanın yakındaki bir gölete sık sık gittiğini gözlemlemişti ve bunun muhtemel sebebinin ise kaplanın vücut ısısının yükseldiğini tahmin ediyorlardı. Yetkililer kaplana antibiyotik vermesine rağmen kaplan eski sağlığına kavuşamadı ve göletin başında hayatını kaybetti. Gizemli bir solunum yolu hastalığı şüpheli ölüm nedeniydi.

Yetkililer bu olaydan iki gün sonra – ölüm sebebinin dev bir tüy yumağından etkilenmiş bir bağırsağın kaplanı öldürdüğünü belirlemeden önce – 50 adet vahşi kaplan için acil alarma geçti. Hindistan, dünyadaki toplam esir olmayan kaplan nüfusunun yaklaşık olarak dörtte üçü olan 2967 vahşi kaplana ev sahipliği yapıyor. Ve kaplanların Rinotrasheitis (Üst solunum yolu rahatsızlığı) gibi solunum rahatsızlıklarından muzdarip olduğu bilinmektedir. Ancak New York Bronx Hayvanat Bahçesi’nde 4 yaşındaki bir kaplanda ilk doğrulanmış koronavirüs testinin olduğu duyurusu endişeleri daha da arttırdı.

Hindistan’ın büyük kedilerini korumakla görevli hükümet kurumu Ulusal Kaplan Koruma Kurumu’ndan Anup Kumar Nayak, “Bu koronavirüs çok tehlikeli olabilir” dedi. “Gelecekte ne olacağını elbette bilmiyoruz ancak her türlü tedbiri almak zorundayız. Onlarla yakından ilgilenmek zorundayız”.

Dr. Nayak’ın ajansı ve Hindistan Çevre, Orman ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tüm eyaletlerdeki yaban hayatı yetkililerine, insanların milli parklara ve mabetlere ziyaretleri sınırlandırmalarını tavsiye etti. Yetkililer, kaplanların burun akıntısı, öksürük veya zorla nefes almak gibi solunum semptomları için de ayrıca gözlemlenmesi gerektiğini söyledi. İnsanlarla etkileşimde olan ve hayvanların yerlerini değiştiren personelin, hayvanlarla herhangi bir etkileşimden önce koronavirüs için teste tabi tutulması gerekir.

Pench Ulusal Parkında hayatını kaybeden kaplanın ölümü sırasında, ajans koronavirüs testi ile ilgili herhangi bir protokol oluşturmamıştı. İlerleyen dönemlerde, otopsi sonrası araştırma yapan veteriner hekimlerin ulusal laboratuvarlara numune alımları ve numunelerin gönderilmesi gerekecektir. Önerilerin yayınlanmasından sonraki iki hafta içerisinde, Dr. Nayak yaban hayatı yetkililerinin kaplanlardan herhangi birinin enfekte olduğunu gösteren davranışsal değişiklikler olmadığını bildirdiklerini söyledi. Ancak onlar daha hasta kaplanları aramaya devam ediyorlar.

Hindistan 24 Mart’ta ülke çapında bir sınırlamaya gitti, ancak birçok yaban hayatı yetkilisi çalışmaya devam etti. Madhya Pradesh’in merkezi eyaletindeki Kanha Kaplan Barınağı’nda çalışan yüzlerce korucu, orada yaşadığı tahmin edilen 90 adet tehlike altındaki kaplanı korumak için 362 mil karelik alanda devriye geziyor. “Kanhada kendi veterinerlerimiz ve veteriner hastanemiz bulunmaktadır, bu yüzden iyi hazırlandık. Her yer için endişeli olmamıza rağmen çok dikkatliyiz.” dedi Direktör L. Krishnamoorthy.

Araştırmacılar, Çin’in Harbin Veteriner Araştırma Enstitüsü’nde yapılan bir dizi laboratuvar deneyinde, virüsün evcil kedilerde “etkin” olarak çoğaldığını ve hayvanlar arasındaki solunum damlacıklarıyla bulaşabileceğini belirtti. Sonuçlar geçen ay bir ön baskı olarak web sitesine yüklendi fakat henüz bir akran değerlendirmesine tabi tutulmadı.

Bilim insanları, koronavirüsün vahşi doğadaki büyük kedileri nasıl etkileyebileceğinden henüz emin değiller. Laboratuvar veya hayvanat bahçesi gibi kontrollü veya değiştirilmiş bir ortam, türlerin bir ekosistem içerisinde nasıl etkileşim içinde bulunduklarına dair doğru bir model sunmaz. New York’taki Vahşi Hayatı Koruma Derneği Sağlık Direktörü Chris Walzer, kafeslerin virüsü buharlaştıran başınçlı yıkayıcıyla yıkanması virüsün Bronx Hayvanat Bahçesi Malaya kaplanı Nadia’ya bulaşmış olabileceğini öne sürdü. Ayrıca hayvanat bahçesindeki diğer altı büyük kedi de görüldüğü gibi sadece hafif semptomları -öksürük ve iştah azalması- olduğunu ifade etti.

Kaplanların kuduz, şarbon ve köpek distemperine karşına savunmasız oldukları bilinmektedir ve bu da genellikle sokak köpekleri tarafından yayılan ölümcül bir hastalık olan morbillivirüstür. Kediler ayrıca gastrointestinal sistemi etkileyen başka bir koronavirüs suşunun neden olduğu bir hastalık olan enfeksiyöz peritonitin kurbanı olabilir. Hindistan, muhtemelen ülkedeki kaplanların hassas statüsü nedeniyle bu duruma çok fazla dikkat ediyor. Bazı eleştirmenler ise yetkililerin yanlış soruna odaklandığını belirtiyor.

Hindistan’daki Vahşi Yaşam Araştırmaları Merkezi Müdürü Ullas Karanth, virüs hakkındaki korkuların yanlış yönlendirildiğini düşünüyor. Vahşi kaplanların yerliler tarafından avlanması, kaplanlar için hastalığın kendisinden daha büyük bir tehdit oluşturuyor. Yakın bir zamanda Bandipur Kaplan Barınağı’nda yedi kaçak avcı ölü bir geyikle tutuklandı. “Bu tür avlanmalarda belirgin bir artış var,” dedi Dr. Ullas Karanth.

Diğer doğa koruyucuları sınırlandırmalar sebebiyle, korunan alanlarda ve yakınında yaşayan yoksul halkın yakacak odun ve yiyecek gibi geçim malzemelerini toplayamayacakları konusunda uyarıyorlar. Hintli bir yaban hayatı biyoloğu olan Ravi Chellam ve diğer yetkililer Çevre Bakanlığı’na yazmış oldukları bir mektupta, köylüleri korunan alanlardan tahliye etmemeye çağırdı. Chellam, Hint yaban hayatı, habitat parçalanması, bozulma, yıkım, iklim değişikliği, kaçak avlanma ve potansiyel olarak Covid-19 gibi birçok tehdit dışında çok daha büyük tehditlerle karşı karşıya olduklarını belirtti.

Kaynakça

Dickie, G. (2020, April 22). India Sees Coronavirus Threat to Fragile Populations: Tigers. NewYork Times

Çeviri: The New York Times