Okuma süresi: 4 dakika

“İşittiğimiz ve öğrenmeye başladığımız, ilk andan itibaren kopamadığımız ve yaşadığımız topraklarda yaygınlaşması gerektiğini düşündüğüm reggae müzik ve rasta kültürü, ona emek vermekte olan “elçileriyle” emin adımlarla büyümeyi sürdürüyor. Bu güzel, bilinci ve barışı telkin eden kültürün yayılması adına çaba sarf eden herkesle aynı yolun yolcusu olarak aile halini almış durumdayız.
Goril de başkentimizde kültürümüzün sağlam bir elçisi olarak dimdik duruyor, hepimize umut veriyor. Biz bir aileyiz ve daha beraber yapacak çok işimiz var!
İyi ki varlar! Big up Goril! Nuff love!”
Koray Sürücü – Bosphoroots

“Müziğin kendisi aşktır. Goril Reggae Band’de de o aşk mevcut. Yalnız çocuklar fazlasıyla alçakgönüllü. Alçakgönüllülüğü bir kenara bırakır biraz daha inat ederlerse harika işler çıkaracaklarına eminim; çünkü o potansiyel onlarda fazlasıyla var. Goril’i seviyoruz!” Orçun Sünear – Sattas Reggae Band

Ankara müzik dünyasının başarılı isimlerinden ve sayılı reggae gruplarından biri olan Goril Reggae Band’in vokali Umut Tanılkan ve bas gitaristi Ahmet Can Altunsaray’la keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Pandemi döneminde kısa süreliğine müzik icra etmeye ara veren grup üyeleri, günümüzde büyük bir hızla çalışmalarını sürdürmekte.

Öncelikle hoşgeldiniz. Röportaja sizleri tanımadan önce farklı bir soruyla giriş yapmak istiyorum: Reggae müziğin kökenleri hepimizin bildiği üzere Jamaika’ya dayanmakta. Peki sizlerin reggae müzikle tanışma süreci nasıl oldu?

U: Hepimizin reggae müzikle tanışma süreci elbet farklıdır; fakat kendi açımdan konuşacak olursam kuzenimle birlikte küçük yaşlarda internet üzerinden müzik dinlerken keşfettiğimiz bir tür oldu. O dönemler yeniliklere çok açıktım; aynı zamanda müzikal bağlamda bir arayış içerisindeydim. Başlarda her ne kadar seyrek dinlemiş olsam da lisede daha sık reggae dinler oldum; üniversitedeyse en sık dinlediğim müzik türü halini aldı.

A: İlk etapta etkilendiğim müzik türleri her ne kadar funk, jazz ve blues olmuş olsa da belirli bir noktadan sonra bir bas gitarist olarak reggae müziği de son derece ilgi çekici bulmaya başladım. Müthiş bir hissiyatı var. Grubun eski basçısı vesilesiyle Goril Reggae Band’e dahil oldum ve bu konuda çok mutluyum; bana kalırsa her şey çok güzel ilerliyor.

Goril Reggae Band nasıl oluştu? Niçin “Goril”?  Ankara’da varolan sayılı reggae gruplarından birisiniz. Ankara’daki dinleyici kitlesi kuruluşunuzu nasıl karşıladı? İlk konserinizle ilgili güzel anlarınızı bizlerle paylaşmak ister misiniz?

U: Grubun eski basçısı Arda Altunluoğlu ve ben, Ankaralı müzisyenler arasında bu kadar sık reggae dinleyen nadir tayfadandık. Ortak arkadaşlar sayesinde tanıştık. Kendi aramızda sohbet ederken reggae müziğe dair bir şeyler yapma kararı aldık.
İlk etapta isim bulma noktasında epey zorlandık. Günün birinde evde otururken konu en sevdiğimiz hayvanlardan açıldı, ikimizin de en sevdiği hayvanın goril olduğunun farkına vardık.

A: Ben gruba Arda’dan sonra katılan bas gitaristim; fakat ilk konserim, bana kalırsa, Goril Reggae Band’in en güzel konserlerinden bir tanesiydi.
Ankara’da iyi müziğe, sevdiği müziğe her daim bir kapı açık bırakan bir dinleyici kitlesi söz konusu. Sevdiği müzisyenleri takip etmeyi asla ihmal etmiyor. Ankara’da reggae grupları on parmağı geçmediğinden ötürü insanlar bizleri büyük bir mutlulukla karşıladı.

Ülkemizde sahne sanatlarına, müziğe, güzel sanatlara verilen değer ortada. Peki sizler bu noktada ne tür zorluklarla karşılaşmaktasınız? Pek çok müzisyen arkadaşımız sevdiği müzik türünü icra edemiyor; çok farklı yönlerde ilerlemeye mecbur bırakılıyor. Sizler de reggae dışında herhangi bir müzik icra etmekte misiniz?

A: Ben reggae müzik dışında bir müzik tarzı daha icra ediyorum; lakin maddi bir kaygı içerisinde değilim. Grubun kuruluş amacı da tüm gelirleri müzik üzerinden karşılamak değildi; iyi müzik yapmak, keyif almak, keyif vermek, beraber eğlenmek ön plandaydı.
Bunun dışında sahne sanatlarına ülkede verilen değer belli; fakat bizler buna çok odaklanmadan müziğimizi icra etmekteyiz. İyi müziğin her zaman yolunu bulacağına inananlardanız.

Reggae sizler için ne anlam ifade ediyor? Bana kalırsa üç kelimeyle başkaldırı, özgürlük, mutluluk. Özgürce dans edebildiğim tek müzik türü. Sizlerden de  birkaç kelime rica etsem?

U: Bende de hemen hemen aynı şeyleri hissettiriyor. Kesinlikle özgürlük, kesinlikle dünya barışı.

A: Temelini kalp atışında aldığından ötürü öncelikle yaşam, felsefesinden dolayı pozitivite ve insanlara bir şey aktarmak. 

Kendi besteleriyle de ismini duyurmuş olan Sattas, Bosphoroots, Komik Günler gibi reggae band’ler ülkemizde mevcut. Sizler de daha fazla beste çıkarmayı; bunun üzerine yoğunlaşmayı düşünüyor musunuz?

U: Elbette düşünüyoruz. Pandemiden ötürü her ne kadar bir yavaşlama dönemine girmiş olsak da en kısa zamanda tekrardan çok daha hızlı bir biçimde üretim sürecine geçmeyi planlamaktayız. Yaklaşık bir ay içerisinde yeni bir teklimiz çıkmış olacak. “Koş”u da yeniden kaydediyoruz; çalışmalarımız devam ediyor.

Sözleri açısından ve müzikal açıdan gerçekten severek dinlediğim bir besteniz mevcut: “Koş”. “Koş”un ortaya çıkış sürecini; sizler için anlamını bizlerle kısaca paylaşabilir misiniz?

U: “Koş”, Arda’yla birlikte çaldığımız dönem ortaya koyduğumuz bir parçaydı. Ben sözleri yazdıktan sonra stüdyoya girme kararı aldık. İlk parçamız olduğundan dolayı “Koş”a karşı ayrı bir sevgi besliyorum; ne var ki parçayı yeniden kaydetme durumu oluştu. Birkaç eksikliği mevcut; yeni kayıtla birlikte bu eksikliklerin giderilmiş olacağı kanısındayım.

A: Umut’un sözlerine şunu da eklemek isterim; icra etmekte olduğumuz müzik tamamıyla protest değil. Yine de müziğin içerisine protest bir şeyler katmak, bunları müziğin içerisinde dile getirip insanlara bir şeyler aktarabilmek çok değerli. Her zaman her şeyi her mecrada dile getiremesek de müzik bizler için bir yol; umarım buna benzer çalışmaları sürdürürüz.

Konserlerinizden gözlemlediğim kadarıyla coverlar açısından geniş bir repertuar söz konusu. Geneli reggae parçalarından oluşmakta; fakat aralarında bir de Barış Manço’dan “Dönence” var. Bunca şarkı arasından Barış Manço’yu seçmiş olmanızın altında özel bir sebep yatıyor mu? Coğrafyamızda Barış Manço kadar ses getirmiş başka isimlerin eserlerini de yorumlamayı düşünüyor musunuz?

U: Grubun ortak olarak çok sevdiği bir karakter olduğu için seçimimiz Barış Manço’dan yana oldu. Saygı, sevgi ve selam çerçevesinde “Dönence”yi yorumlamakta karar kıldık. Başka isimlerin eserlerini de belki önümüzdeki süreçte yorumlayabiliriz; fakat şu an için bu yönde bir plan mevcut değil. Şu aralar besteler üzerinde yoğunlaşmayı amaçlamaktayız; yine de zaman içerisinde bir müzisyenden ziyade bir şairin sözleri eşliğinde bir şeyler üretebiliriz.

Savaşlar, pandemi, kapitalist düzen, doğa katliamları… Dünyanın savrulmakta olduğu nokta ortada. Bana kalırsa sanat dünyayı değiştirebilecek bir güce sahip. Sizce bu noktada müzisyenler açısından nerede durmaktasınız?

U: Henüz Türkiye ve Ankara çapında çokça bilinen bir grup değiliz; fakat grubu bir bakıma kendi fikirlerimizi insanlara aktarma amaçlı kurmuştuk. Dinleyici sayımız arttıkça bu noktada etkimizin artacağına inanıyorum. Diğer müzisyenler de bu açıdan çok değerli bir yere, büyük öneme sahip.

A: Esas gelir kaynağı müzik olsun veya olmasın, her müzisyenin durduğu bir nokta ve söyleyeceği bir söz vardır. Sesini duyurmakta ısrarcıdır; bizler de bu konuda ısrarcı olmayı sürdüreceğiz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?

U: Umarım daha fazla dans edeceğimiz, daha sık bir araya geleceğimiz ve daha kalabalık eğleneceğimiz günler yakındır. Herkese bu kaotik ortam içerisinde barış dolu, sevgi dolu günler diliyoruz.

A: Hep beraber ayakta kalmaya devam edeceğiz.

(Bu röportaj Gazete Solfasol adına gerçekleştirilmiştir.)