Ana SayfaEkolojiDoğaKoca gök bir Aborijin hikâyesi

Koca gök bir Aborijin hikâyesi

-

Bilinenin aksine, astronomi Yunanlılarla başlamadı. Onlardan binlerce yıl önce, Aborijinler Avustralya topraklarında hayatta kalabilmek için gökyüzünü izliyorlardı. Gökyüzüne bakarak ürettikleri hikâyeler astronomik olaylara işaret ediyordu.

Gece gökyüzüne baktığımızda Aborijinlerin adına hikâyeler yazdığı Devekuşu’nu hâlâ görebiliriz. Hatta hayatımız boyunca onu görmüş ama bir şeye benzetememiş de olabiliriz. Aradan geçen binlerce yıldan sonra gökyüzü hâlâ Aborijinlerin gözlerinin değdiği gökyüzü, Dünya aynı dünya; fakat koca bir kültür yerle bir oldu. Ne yazık ki, yerlilere yaşama şansı bırakmayan aç medeniyet, yuttuğu kadim yeryüzüyle birlikte Aborijin kültürünü de silip süpürdü topraklardan.

Kuzey topraklarında yaşayan Papunya topluluğundan bir hikâye

Kör bir adam karısıyla birlikte ormanda yaşarmış. Her gün karısından dışarı çıkıp onun için devekuşu yumurtası getirmesini istermiş. Karısı onun için elinden geleni yapıyorsa da o, her seferinde karısının getirdiği yumurtaların küçüklüğünden şikâyet edermiş.

Emu (devekuşu), Samanyolu üzerinde boylu boyunca uzanıyor.
Emu (devekuşu), Samanyolu üzerinde boylu boyunca uzanıyor. (Görsel Kaynağı: NASA)

Kadın bir gün dışarıda avlanırken büyükçe bir devekuşu patikasına rastlamış. Kocasını ve onun ne kadar aç olduğunu düşünerek patikayı yuvaya kadar takip etmiş. Yuvada koca bir devekuşu bulmuş ve yumurtalarını alabilmek için ona taş atmaya başlamış. Fakat onu gören devekuşu ayaklanıp kadına doğru koşmaya başlamış ve onu öldürmüş.

Aborijin Emu Hikayesi
© Paul Curnow, Gail Glasper

Bu sırada kör adam bir hayli acıkmış ve karısını merak etmeye başlamış. Konak yerinin etrafında dolaşmaya çıkmış. Üzerinde meyve olan bir ağaca denk gelince ağacın meyvelerinden yiyen adam birden görmeye başlamış. Birkaç mızrak ve bir de woomera (Aborijinlerin yaptığı woomera mızrağı fırlatmaya yarayan tahtadan bir alettir.) yaptıktan sonra karısını bulmak üzere yola çıkmış. Kadının izlerini takip edip yuvaya vardığında devekuşunu ve karısının ölü bedenini görmüş. Devekuşunu mızrakla vurup kuşun ruhunu Samanyolu’na göndermiş.

Yılın farklı zamanlarında gökyüzündeki Devekuşu yön değiştiriyor. Buna bağlı olarak da ya oturur ya da koşar vaziyette görülüyor. Pozisyonuna göre insanlar devekuşu avlamanın ya da yumurtalarını toplamanın zamanına karar veriyorlarmış.

Bilmek harika bir hâl. Bilgi en güzel besin. Fakat bilimin soğuk mantıksallığına güzel zihinlerin yaratıcı hikâyeleri eklendiğinde besin değeri artıyor. 

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol