Etkinlik başlangıç: 2017-09-14 10:00:00
Bitiş: 2017-09-14 12:00:00
Yer: Ankara

Kendisine silah zoruyla cinsel saldırıda bulunan Nurettin Gider’i öldüren Nevin’in avukatları, “Nevin’in duyuramadığı ses olmaya” sözleriyle 14 Eylül’de görülecek temyiz duruşmasına çağrı yaptı.

Nevin’in savunmasını üstlenen avukatlar Nevin Yıldırım’ın 14 Eylül’de Yargıtay’da görülecek davası için bir çağrı metni yayımladı. Metin şöyle:

“Isparta Yalvaç Koruyaka köyünden 2 çocuk annesi Nevin Yıldırım, 28 Ağustos 2012 günü kendisine silah zoruyla tecavüz eden 2 çocuk babası 35 yaşındaki Nurettin Gider’in başını “İşte namusumla oynayanın kellesi, benim arkamdan konuşmayın” diye köy meydanına atmıştı. Nevin, ifadesinde Gider’i önce tüfekle vurduğunu, sonra başını bıçakla kestiğini söyledi. Gerçekte ne olduğunu hiçbir zaman anlatmadı.
Daha ilk duruşmada Nevin’in, tecavüz sonucu olan çocuğu vermek istediğini belirten dilekçe sunması nedeniyle durumdan haberdar olup, “Bu çocuğu verecekmişsin, sen de bir kadınsın nasıl vereceksin, için sızlamayacak mı?” diye soran mahkeme heyetinde zaman içinde değişiklikler oldu ama, Yalvaç Adliyesine gittiğimiz daha ilk gün yüzümüze çarpan o, “Karar verilmiş, Nevin suçlu ilan edilmiş” tavrı hiç değişmedi. Savcı mütalaasını; “tasarlayarak kasten insan öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet” istemiyle verdi. Bu mütalaa, “…Nevin’in rızası ile ilişki yaşadığı ve kendisinden hamile kaldığı Nurettin’i tasarlayarak öldürdüğü kanaati” üzerine kuruluydu. Feministlerden başka kimsenin aklına, “madem adam Nevin’i Yalvaç’tan kaçıracağını, annesine, kardeşlerine söyledi, İstanbul’u arayıp geleceğini bildirdi. Ee madem Nevin de “gönüllü”ydü, neden İstanbul’a kaçmadı” diye sormak gelmedi!?
Neden sorulsun ki? Daha ilk andan, Nevin’in ‘suçlu’ olduğuna karar veren kocaman bir köy ve yargı sistemi var. Nitekim dava, beklendiği gibi Nevin’un ‘suçlu’ olduğu kabulüyle bitti. Kadınları öldüren, tecavüz eden erkeklere en küçük bahanelerle her türlü indirim ve beraati veren erkek yargı, Nevin’e haksız tahrik ve iyi hal indirimi dahi uygulamayarak, kadınların erkek adalet karşısındaki eşitsizliğini bir kez daha yüzümüze çarptı.
Nevin gibi erkek şiddetinden kurtulma yollarının kapatıldığı, tecavüzcüyü engellemek yerine kadınların suçlandığı, kadının toplumsal cendere içine itilerek, yaşayan bir ölü haline getirildiği ‘haksız’ süreci görüyoruz. Erkek şiddetine ve erkek adalete karşı Nevin’i yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. 14 Eylül 2017’de saat 10.00’da Yargıtay’da görülecek temyiz duruşmasında da yanında olacağız. Üstelik yerel mahkemenin kararından sonra aldığımız/alabildiğimiz vekaletnamelerimizle bu kez avukatı olarak da görev yapacağız.”

Alıntı: Ekmek ve Gül