Sevgili okuyucular,

Bilmem biliyor musunuz, artık, siz okuyucularımızdan gelen ırkçı, cinsiyetçi ve türcü olmayan, özgün yazıları da yayınlıyoruz. Gün geçmiyor ki canım cumhurbaşkanımız kadınları aşağılamasın, erk zihniyetini sözlerine entegre etmesin. Bir okuyucumuz da bu hadsizliğe bir yorum getirmiş, dayanışmaya çağrı yapmış.

“Toplumun dayattığı cinsiyet kimliğini yüceltmek, erkek egemen sınıfını oluşturmak, Cumhurbaşkanı gibi faşizan biri için hiç absürt kaçacak bir üslup değil. Cinsiyet kimliğini ve homofobik üslubunu bizlerin üzerinde salyalar akıtarak ahenkle bahsediyor olması da cabası…

Biz LGBTIQ , kadınlar ve gençler olarak bu cinsiyetçi devlet ağzını kınıyoruz. Bu testesteron seviyesi sapık, pedofili sistem hukukuna karşı ses çıkarmalıyız. Alın tüm cinsiyet kimliği belası sizin olsun biz kimliksiz yaşamaya hazırız.

Kısa periyotlarla ülkenin cumhurbaşkanı, kadınları hedef tahtasına oturtmayı başarıyor. Kadın cinayetleri görmezden gelinirken, tecavüzcüler ceza indirimleri alırken, öğrenci yurdundan kaçırılan kadınlar için arkadaşları mücadele etmediği takdirde, kaçıran kişi serbest bırakılırken her şeyin sorumlusu yine kadın olarak kabul ediliyor. Peki ya ölüm? Düşman olarak kabul ettiği, aşağılayarak üstünlük sağlamaya çalıştığı düşmana ‘Kadın gibi ölmek’ imasında bulunuyor. Kendi meşrebince aşağılıyor.

adam-mi-madam-mi

Kadına reva görülenler ortada! Tekrar tekrar vurgulamak gerekiyor: AKP döneminde kadın cinayetleri yüzde 1400 arttı! Her yıl yüzlerce kadın katlediliyor! Katiller ise gücünü devletten alıyor. Kadına yönelik şiddette devletin en üst kademesinden başlayan bir suç ortaklığı apaçık ortada: Cumhurbaşkanı ölümde bile kadını aşağılamayı başarırken, yanında eşi buna gülerken sokakta kadınların karşılaştığı her şiddetin sorumlusu saray zihniyetidir! AKP ve Saray tam olarak bu zihniyeti topluma öğretiyor kadınlara ölümünüz bile değersiz mesajı vermekten çekinmiyor. Gittikçe artan baskılar altında bulunduğumuz her alanda mücadele etmemiz ve örgütlenmemiz gerekiyor. Kadına karşı düşmanca tavırlar, kadın çalışanların yaşadığı baskı ve mobbingler, taciz, tecavüz, kadın öğrencilerin aşağılanması… Tüm haklarımız ve kazanımlarımız için emekçi kadınların mücadelesini yükseltmemiz gerekiyor.”

Hazırlayan: İbrahim Halil ÖLMEZ

Eh ne diyelim, okurumuz yerden göğe haklı.

Siz de bizimle güzelim fikirlerinizi, deneyimlerinizi, anılarınızı, gündeme dair eleştirilerinizi, kısaca paylaşmaya dair neyiniz varsa paylaşabilirsiniz. Paylaşarak çoğalacağız.

Dayanışmayla!