Ana SayfaEkolojiDoğaOrmanın şarkısını dinlemek ister miydiniz?

Ormanın şarkısını dinlemek ister miydiniz?

-

Ağaçların kendilerine ait bir dilleri vardır. Onlar hışıldar ve uğuldarlar; gıcırdar ve inilderler. Ağaçlar, çıkardığı bu doğal seslerin de ötesinde, insanın kulağının duyamayacağı yükseklikteki frekanslardaki seslerle şarkı söylüyorlar. Siz, ormanın şarkısını dinlemek ister miydiniz?

Hollanda’ya bağlı Vlieland adasında düzenlenen Into the Great Wide Open Festivali için, Studio Toer tarafından oluşturulan interaktif ses algısı kurulumu sayesinde, bölgedeki ağaçların yaydığı müziği duyma şansı elde edildi.

The Boom Boom (Flemenkçe’de ağaç ağaç demek) Projesi, ağaçlara yaklaşıldığında, dokunulduğunda ve sarılındığında ortaya çıkan müziği ve titreşimleri sunuyor. Ağaçlar bir nevi müzik enstrümanı haline geliyorlar. Katılımcılar ormanın içinde sahne sahne dolaşırlarken, ağaçlar hep birlikte sesi gövdelerden dallara uzanan bir koro oluşturuyorlar.

Doğaya daha dikkatli bakın

Toer’ın isteği, the Boom Boom Projesi ile festivalin zaten mükemmel olan manzarasını, şen bir ortam yaratarak daha da güzelleştiriyorlar. Böylece de insanların doğaya daha dikkatli bakmalarını sağlıyorlar.

Ortamın, ziyaretçileri ağaçlara sarılmaya ve doğayla olağandışı, fiziksel bir etkileşime davet ettiğini kaydediyor stüdyo. Ağaçlar şarkı söyleyebilselerdi, onlardan çıkan seslerin bu şekilde olmasını hayal edebilir miydiniz?

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol