Kısaca Feyyaz Alaçam kimdir?

“Pervasız bir acemi, bir çılgın

Soyu tükenen bir bilgeydi belki de…”

Ahmet Telli

Feyyaz Alaçam, onlu yaşlardan bu yana hayatına birçok macera sığdırıp birçoğumuzun hayal bile edemediklerini yaptı.

On altı yaşında bisikletle Artvin’den Mersin’e Türkiye kıyılarını 4 bin kilometre pedalladı. Yine bisikletle, Muğla’dan Van’a 2 bin kilometre yol yaptı. Sonrasında otostop ile Güney Amerika’da Arjantin, Şili, Bolivya, Peru, Paraguay, Uruguay ve Brezilya’yı gezdi. “Nazım’a Çıkan Yol” temalı bisiklet turunda, Türkiye’den yola çıkıp İran, Azerbaycan, Gürcistan ve Ukrayna’yı geçerek, Rusya’ya Nâzım Hikmet’in mezarına memleketinin toprağını serpti. Son olarak “Maki Maki” diyerek ezgilerin peşinden Kosova, Makedonya, Arnavutluk yollarına düştü. Dönüş yolunda, bir sürpriz sayesinde İran tozlarını yuttu.

Bolivya’da kalbine silah dayanıp soyulmasından tutun, parası bittiğinde ekmeğe reçel sürerek, turist olduğu ülkede turistlere satmasına kadar akla hayale gelmeyecek maceralar yaşadı.

Feyyaz, YOL’un başında “Gökyüzünün farkında olan tüm insanlara ithafen…” diyordu. Sözleri ve gökyüzünü fazla kirletmeden, kendi paylaştıklarını aktarmanın daha doğru olacağı inancındayım. Kendisi de bir yığın boş sözle anlatılmaktansa bir dize ile hatırlanmak isterdi.

Üç Kitap…

Yol 

Manifesto niteliğinde, çıldırasıya naif bir çalışmadır… Yol’a dair bir şeyler hisseden herkes okumalı.

Bazı Kuşlar 

“Bir Tutam Latin Amerika Yaşanmışlığı”

Latin Amerika yolculuğundan heybesine topladığı anıların sadece bir kısmını not defterinden naklen yayınlayarak kâh güldüren kâh ağlatan, şiir dolu bir yol arkadaşı…

Umuyoruz şimdilik son kitabı, Silüetler Atlası Anadolu

Her hikâye için başka bir hikâye barındıran resimlerle dolu, emek verilmiş bir eser…

“Yarısı kırık bir briketin üzerinde oturuyorum şimdi,
üstelik kıçı göğe çevrilmiş bir kovanın güvencesinde olan adaçayım, usul
usul demlenmekte. Barakanın içerisinde ötüşüp duran iki kanaryayı
salacağım tutuyor bir de, zorluyorum kendimi. Öleceklerini biliyorum,
açamıyorum kafesin demirini…

Bir ben yol alıyorum göğe…

Barakamda iki kanarya

            Kanıyor öyle…”

(Tanıtım bülteninden)

2008 – Yol hikâyesine dair eski bir seyirlik

2015 – Yedi sene sonrasından bir seyirlik

Silüetler Atlası Anadolu’nun İç Serüveni

Feyyaz Alaçam’ın günlüğünden

Yol’a merakı olanları harekete geçirmesi dileğiyle Feyyaz Alaçam’ın blogundan derlediğimiz birkaç fotoğrafla sizi başbaşa bırakalım.

Arjantin, El Chalten

Peru, Köylülerle sendika toplantısı…

Şili, Victor Jara Martinez’in kabri

Arjantin, Ushuaia – fin del mundo (Dünyanın Sonu)

Feyyaz, birçok yerde burayı görene kadar kendini, “vahşi bir at” olarak tarif ettiğini söylüyordu.

Yol Üzerindeki İran, Esfahan

Rusya, Sochi

Nâzım’a çıkan Yol’da Moskova

Nâzım’a varış…

Anadolu’da Toros dağları ve Feyyaz’ın arkadaşı Arkadaş

Şili’de Anadolu!

“HES’lere karşı Anadolu’yu vermeyeceğiz!” diyerek düşülen yollar…