Plastik poşetlerin ücretli hale gelmesinin ardından Erdoğan, “kenevirden yapılan torbaları kullanalım” derken Şeker İş Sendikası’ndan “biyopoşet” önerisi geldi. Sendika, özelleştirme kararının iptalini isteyerek, şeker pancarından toprakta eriyen biyopoşet yapılabileceğini ifade etti.

Şeker-İş Sendikası, bilinçsiz poşet tüketiminin önlenmesine yönelik 1 Ocak’ta yürürlüğe giren Çevre Kanunu’nundaki değişikliği ve poşetlerin ücretli hale gelmesini anımsatarak yeni bir öneri sundu. Özelleştirme kapsamında bulunan şeker fabrikalarında hammaddesi şeker pancarı olan biyopoşetlerin üretilebileceğini açıklayan sendika, özelleştirme kararının iptalini istedi ve biyopoşetlerin ekonomiye katma değer sağlayacağını belirtti.

Çevreye katkısı olacak biyopoşetlerin üretim aşamasında binlerce yurttaşa iş imkanı doğacağına vurgu yapan Şeker-İş Sendikası Genel Merkez Yönetimi, “Geleneksel poşetler petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil kaynaklardan elde edilen hammaddelerin işlenmesiyle üretilirken şeker pancarı üretiminin bir yan ürünü, dünyanın petrole bağımlı plastiklere bağımlılığını azaltıyor, çevre için bir nimet olarak görülüyor. Bugün ABD, İtalya merkezli şirketler biyo-plastik alanında başı çekerken şeker pancarı melası ve küspesini şeker üzerinde beslenen bakteri ile karıştırıp doğada biyolojik olarak parçalanabilen bir biyoplastik üretiyorlar” açıklamasında bulundu. 

EKONOMİYE KATMA DEĞER

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı İsa Gök ise yaptığı açıklamada, Türkiye’de 250 bin kişiye istihdam ve önemli katma değer sağlayan dünyada altıncı, Avrupa’da ise ikinci sırada olan plastik sektörünün şeker sektörü gibi ülke ekonomisi açısından önemine değindi. Yeni kanunla mevcut geçiş sürecinin zamana yayılarak planlı bir üretimin alt yapısının oluşturulması gerektiğinin altını çizen Gök, AB ülkelerinin Türkiye’ye biyoplastik ithal etme oyununa da gelinmemesi uyarısında bulundu.

“YASAK, ÇÖZÜMÜN SADECE BİR PARÇASI”

Şeker fabrikalarının biyoekonominin vazgeçilmezi olduğunu ifade eden Gök, “Plastik poşet kullanımına yasak getirmek, sorunun çözümünün sadece bir parçası. Bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ile kamu tarafından vakit kaybedilmeden özellikle şeker fabrikaları bünyesinde oluşturulacak yeni biyo rafineler, kalıcı alternatif çözüm olabilir” diye konuştu.

Alıntı: BirGün