Kadının ekmek gibi kapış kapış gittiği bir ülkede “ekmeğin kıtırından, kadının çıtırından” yaklaşımıyla medya, siyasette kadın imajını pişirip pişirip takım elbiseli demokrasinin sofrasına sunuyor.

Kimi medyacıların, hayal eden hayasız hayalet zihinlerinin kurbanları her daim kadınlar olagelmekte. Bir cinsiyeti yalnızca meme-kalça üstü kıyafet olarak betimleyen bu gözlerin nereden baktığıyla ilgili sıkıntılar, biz kadınların varoluş kaygısını görünüşe indirgiyor. Bu durumun en güncel halini ise yemin töreninde konuşmalarını yapan kadın milletvekillerini okurlara konu “mankeni” imajında sunan habercilik anlayışı gözler önüne seriyor. Ne yazık ki, gözler önüne serilen yine kadınlar oluyor.

TBMM’nin 25. dönemi ile birlikte, 98 kadın milletvekilinin meclise girişi ile tazelenip güçlenen temsiliyet umudumuz, Habertürk gazetesinin Kadın milletvekillerin şıklık karnesi başlıklı haberi ile tekrar öfkeye dönüştü.

Kadın vekillerin şıklık karnesi
(Görsel: Cinsomedya)

Meclisi podyum olarak gören bu gözlerin, kadını siyaseti “çiçek”lendiren kıyafetler olarak görüyor olmaları, kimi çevrelere yakınlıklarından ötürü aşikar vaziyette. Bazı kitlelerin yönetilme arzusuna hitap eden yönde habercilik yapan kimi yayın kuruluşları, memleket tarihinde yaşanan bu değerli günü kadınların başarısına değil; görünüşlerine atfedip, gelinen noktanın çok gerisinde bir zihniyetle hedef kitlelerini son kullanma tarihi geçmiş düşüncelerle kontrol altında tutuyorlar.

Şıklık karnesinde, CHP’li Aylin Nazlıaka hakkında “öne düşen saçları su dalgası olsaydı, daha feminen dururdu. Kıyafeti ise fazla erkeksi duruyor” yazan Habertürk‘ü CNN TÜRK, Posta, Hürriyet ve NTV de takip ederek cinsiyetçi habercilik arayışlarını kadın milletvekillerinin görünüşleri üzerinden gösterme yoluna gittiler.

Haber kaynaklarının kadınların şıklık karnesi olarak yayınladıkları haberlerde kullandıkları görsel
Haber kaynaklarının kadınların şıklık karnesi olarak yayınladıkları haberlerde kullandıkları görsel

Bu denli bir demokratik başarıyı, cinsiyetçilik yaparak bloklamak yoluna giden böylesine bir habercilik gerçeklikten uzak ve halkın karşısındadır. Bu durumda yapılan olanı göstermek değil; erkek siyasetin sofrasına kadının çıtırını koymaktır.

Cinsiyetçiliğe karşı yaratmaya çalıştığımız farkındalık adına Gaia Dergi olarak, erk’i kayıran medyaya karşı bir duruş alan Erktolia’nın Cinsiyetçi Medyaya Dur De isimli internet eyleminin arkasındayız. Siz de Twitter üzerinden harekete geçebileceğiniz bu eylemi, insanlara cinsiyetçi haberciliği duyurarak farkındalık yaratmak ve onları harekete geçirmek için de kullanabilirsiniz.