Bilen bilmeyen herkesin hayatında bir kere de olsa oynadığı halayın tarihini hiç merak ettiniz mi? Düğünlerde, kına gecesi, kız isteme gibi özel günlerin neredeyse tamamında oynadığımız davullu zurnalı kalabalık oyun halay hangi zamanlardan ve kimlerden bizlere kadar ulaşmıştır?

Etimolojide Al-Hal kökünden türemiştir. Topluluk ve ateş anlamları içerir. Moğolca Halah fiili serbest bırakmak, rahatlatmak manalarına gelir. Mançuca Hala fiili de aynı içeriği ihtiva eder. Kürtçede “govend” diye tabir edilir.

Türkiye’nin Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Çukurova bölgelerinde oynanan oyunların genel adıdır.

İÖ 8000’lere dayanan halay Orta Asya’dan günümüze ulaşmıştır.

Kün-Ëki, Güneş ve Eşi, yeryüzüne inmişler, Güneş’in eşi Ay, Tanrı adına halkı tarafından seçilmiş olan Buğ’u kutsamıştır. Bu kutsama da Oyung’la (halay) resmiyet kazanmıştır.

Doğu Anadolu, Tîri-Şin yaylâsı. İÖ 7000. Davulcu, bayrağı davuluna takmış. Baş tutan kişi elinde mendili oyung’u yönetiyor. Üstte yan yatmış V harfi ve devamında altı nokta OĞ-ALTI diye okunur. Tanrı ALTI, “Tanrı Temsilcisi” anlamına gelir.
Halay, kökleri tarih öncesi çağlara uzanan bir oyundur. Yaşamın enerjisini, döngüsünü, dayanışmayı, hareketi ve ritmi içerir. Azerbaycan halk sanatında da oldukça geniş yer tutan halay (Azerice Yallı) mitolojik kaynaklı bir oyundur. Kobustan kayalarında milattan önceki döneme ait; el ele verip dans eden görüntülerin çizimleri vardır. Oynayanlar, kâinatın ebedi döngüsünü, hareketliliğin ve dinamizmini sembolize eden mistik bir daire boyunca dizilirler.

Değişik bölgelerde oynanan halaylar arasında farklılıklar vardır. Toplu halde yan yana dizilerek oynanır. Grubun en başında bulunan kişi açıkta olan eliyle mendil sallar. Halay yavaş adımlarla başlar ve bir süre sonra hızlanır. Genelde ayak figürlerine dayanır.

Günümüzde oynadığımız halayların birçoğunun hikâyesi vardır. Yaşanmış tarihi olayları, isyanı, aşkı anlatan yüzlerce halay vardır. Hakkâri yöresindeki kürt halaylarının birkaçının hikâyesi ise şöyle:

GULŞÊNÎ

Nazik gül anlamına gelir. Genç kız ve erkeklerin el ele oynayabildiği bir halay çeşididir. Genç kız ve erkekler bu oyunla kendilerini birbirlerine beğendirmeye çalışmışlardır.

EZ TEYMEZIM

Osmanlı dönemindeki Hamidiye Alaylarını anlatan şarkının sözleri beden dili ile halkoyununa çevrilmiştir. Oyun sırasında ayakların sert bir şekilde yere vurulması oyunun şarkısında savaşlardan söz edildiğindendir.

BEKIROK

Aşkından deliye dönen bir gencin hareketlerinden esinlenerek oynanmış bir oyundur. Delinin sözleri şarkı sözü olarak, hareketleri ise halay şekli olarak düzenlenmiştir.

ENDELî

Çoban, her gün sürüsündeki koyunları sağmaya gelen berivana âşık olur. Berivan da çobana aşıktır. Köyden başka bir genç de berivana âşık olunca çobanın da aynı kıza âşık olduğunu öğrenir. Çoban ve köylü genç berivan için kavga eder. Bu kavgadan esinlenerek söylenen şarkı vücut dili ile halkoyununa çevrilmiştir. Oyun sırasında ağaç, hançer gibi argümanların kullanılması bu sebepledir.

KELYA BAŞKALA

Bir başkaldırıdan esinlenerek söylenegelen şarkıda geçen ifadeler vücut hareketleri ile anlatılmaya çalışılır. Şarkıda sert bir şekilde yere üç kez vurulması, başkaldırıdan asla vazgeçilmeyeceğini ifade eder. Bir isyan şarkısı ve oyunudur.

BILÊCAN Û BILECAN

Hakkari’nin Çukurca ilçesi Bilêcan bölgesinde yaşanan bir olayı anlatır. Köylülerin ayaklanma sırasında başarılı olması üzerine söylenen şarkı vücut hareketleri ile anlatılıyor. Oyun sırasında eller tutulmadan omuz omuza oynanması ve ağır hareketler yapılması isyandaki zaferden sonraki rahatlığı anlatır.

Son olarak kendi yöremin özel günlerinde de sık sık çalınan halay müziklerinden birkaçını sizinle de paylaşmak isterim.

Başlık görseli kaynağı için tıklayın.

Kaynak: Yüksekova Haber, Wikipedia