Ana SayfaEkolojiDoğaTebrikler Başkan! Çağın %5 Gerisinde Kaldınız

Tebrikler Başkan! Çağın %5 Gerisinde Kaldınız

-

Adalar’da 81 At Katledildi

Adalar’da fayton zulmü bitmek bilmiyor. AKP’li belediyecilerin belirli aralıklarla söz verip rant için sonlandırmadığı atlı faytonculuk yıllardır Adalıları, hayvan hakları savunucularını ve ülkemizdeki vicdanlı tüm insanları üzmekteydi. Seçim zamanı geldi çattı; hayvan hakları savunucuları ve hayvan severler Ekrem İmamoğlu’na güvenip oy verdi. Üst üste iki seçim sandıklara sahip çıktı. İmamoğlu 27 Mart’ta faytonların kaldırılacağına dair söz verdi ve imza attı. Faytonlar İBB kontrolünde olduğu için, Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül de hiçbir inisiyatif almadı. Çeteleşmiş faytoncuların günde yalnızca 3-4 saat ara vererek çalıştırdığı, her yeri yara içinde olan, turistlerin beş kişi binip adanın en tepesine kendini taşıttığı esir atlar hastalığa yakalandı.  

Ruam hastalığına yakalanan 81 at katledilerek derin bir çukura gömüldü. Bu çukur Türkiye’deki tüm adaletsizliklerin, yolsuzlukların çukurudur. Üzeri örtülmeye çalışılan tüm işkencelerin çukurudur. Hayvan özgürlüğü savunucuları olarak, katledilen canlarımızın hesabını sormak için günlerdir İBB binası önünde “Yaşam Nöbeti”ndeyiz. Bizler refahçı politikaları kabul etmiyoruz.

Talebimiz: çağa uygun elektrikli faytonların/araçların temin edilmesi ve atlı faytonların tamamının kaldırılarak yıllardır köle gibi çalıştırılan atların rehabilite edilecekleri bir yaşam alanında özgürce var olması. Her hayvan için, yalnız tek bir hayvan için dahi olsa sözümüzü yineleyeceğiz. Hayvanlar mal, eşya, köle, gıda, işçi değildir. Hayvanlar evrende bizlerle birlikte yaşama, barınma, beslenme hakkına sahiptir. Hayvanların yaşam alanını bozmamak, onların güvenliği için gerekli önlemleri almak, şiddetsiz ve korunaklı yaşamaları için hukuku düzenlemek ve sağlık ihtiyaçlarını gidermek biz insanların sorumluluğundadır. Tüm dünyayı kendine esir etmek isteyen kahrolası insan egosundan onları korumak da bizim görevimiz elbette.

“Yaşam Nöbeti’nden birkaç hayvan özgürlüğü aktivisti arkadaşımızın Ekrem İmamoğlu ile yaptığı görüşme sonucunda Adalar’daki atlı faytonların %90-%95’inin kaldırılacağı, o atların rehabilite edileceği, ancak geriye kalan atların sembolik olarak, nostalji için(!) faytona sürüleceği bilgisini aldık. Çalıştırılmaya(köleliğe) devam edecek olan atları yüksek eğimli yerlere götürmeyeceklerini, kontrolün İBB’de olacağını söyleyen İmamoğlu, “faytoncuların gelirini düşünmek zorundayız” demekten de geri kalmadı. Soruyorum size başkan:

-Kırbaçlanacak %5’lik atı neye göre seçeceksiniz?
-%95’in rehabilitasyona ihtiyacı var da kalan atlar “üstüme binin” diye yalvarıyor mu?
-İki seçim size sahip çıkan seçmen kitlesini hayal kırıklığına uğratmak sizi ilgilendirmiyor mu?
-Madem elektrikli fayton ile ulaşım ihtiyacını karşılıyorsunuz nostalji adı altında zulümde ve gericilikte ısrar etmenin anlamı ne?

Ben size söyleyeyim başkan:  Tebrikler! Çağın %5 Gerisinde Kaldınız. “Yolumuz uzun, heyecanımız yüksek, gençliğimiz var!” dediniz. Asıl bizim yolumuz uzun. Bıktık siyasetçilerin halkı kandırmasından! Bıktık rant sevdasından! Bıktık yerine getirilmeyen sözlerden! Devletin organlarının alması gereken sorumlulukları direnerek öğretmek zorunda olmaktan bıktık! Ama kimse unutmasın, bizim gençliğimiz var. Vicdanımız var. Atlı faytonları kökten kaldırana dek, tüm hayvanları esaretten kurtarana dek mücadeleye devam edeceğiz.

Bizler hayvan özgürlüğü aktivistleri olarak İBB binası önünde “Yaşam Nöbeti”ndeyiz. Kocaman kalbiyle, yaşamını hayvan özgürlüğüne adayan Burak Özgüner arkadaşımızın güzel anısı ile bir aradayız. Zulüm, ölüm, rant değil; Yaşam Kazanacak!

Bugün, saat 16.00’da basın açıklaması gerçekleştirilecektir. Herkesi dayanışmaya davet ediyoruz. (İBB binası önü, Burak Özgüner Yaşam Nöbeti Alanı)

Tüm mezbahalar kapanana, tüm kafesler kırılana dek… Kırbaçlar da elbette!

Çizim: Aslı Alpar

SON YAZILAR

Hayvan Hukuk Özgürlük!

“Şiddet ve ahlak arasındaki ilişkinin çerçevesi, hukuk ve adalet kavramları tarafından çizilir.”Şiddetin Eleştirisi Üzerine, Walter Benjamin Franz Kafka Ceza Kolonisinde adlı öyküsünde mahkumun sırtına henüz kendisinin...

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol