Ana SayfaEkolojiTarım & GıdaVahavari organik bir bahçe: Yeryüzü serası

Vahavari organik bir bahçe: Yeryüzü serası

-

Amerika’daki Yeryüzü Evi Akademisi‘nin ilk mezunu Francis Gendron, tasarladığı yeryüzü serası ile pek çok doğa dostuna ilham vermeyi başarıyor. Tasarladığı sera; yenilenebilir enerjiden beslenmesi ve geri dönüştürülmüş malzemelerden inşa edilmesi, vahavari havasıyla birleşince gelecekteki seracılık anlayışına yön vereceğe benziyor.

Francis Gendron, geçtiğimiz günlerde tamamıyla geri dönüştürülmüş ve doğal malzemelerden yapılan, elektrik ihtiyacının ise tamamını yenilenebilir enerjiden karşılayan bir seranın yapım kılavuzunu paylaştı.

Gendron’un yayınladığı kılavuz içeriğinde bulunan bir DVD ve bir e-kitapla kendi “sürdürülebilir pasif güneş seranızı” inşa edebilmeniz için adım adım ilerleyen bir eğitim seti izlenimi uyandırıyor. Önceki cümleyi biraz açacak olursak; bu kılavuzla inşa edeceğiniz serada kışın ortasında vahavari organik bahçenizde güneşlenip bir yanda da hormonsuz domateslerinizin keyfini sürebilirsiniz.

Ahşap iskelet üzerine monte edilmiş pencerelerden süzülen gün ışığı sayesinde seranın içerisi küçük bir ormanı andırıyor.

Gendron’a bu tasarımın ilhamını veren kişi ise çarpıcı yeryüzü evi tasarımları ve 40 yıllık bir eko-mimari geçmiş olan Michael Reynolds isimli bir akademisyen. Gendron aynı zamanda Reynolds’ın New Mexico’nun Taos şehrinde kurduğu Yeryüzü Evi Akademisi’nin ilk mezunu.

Gendron serasının tasarımında enerji giderlerini minimumda tutarken bir yandan da sağlıklı organik yiyecekler yetiştirme imkanına öncelik verdi. Bunun yanında sera, çetin kış aylarında doğa müptelalarına depresyon karşıtı bir ortam da sağlıyor. Sürdürülebilir olması için seranın duvarlarında ve zemininde eski araba lastiklerini, şişeleri, atık cam ve ahşap parçalarını geri dönüştürerek kullanan Gendron seranın kış aylarında sıcak kalabilmesi için de toprağın ısısından faydalandı.

2-1

4-1

3-1

7

5Seranın içerisinde bir akuafonik sistem de bulunuyor. Bu sistem sayesinde beslediği balıklardan elde ettiği atık suyla bitkilerinin daha hızlı ve gübre kullanmaksızın yetiştiriyor. Bitkilerinden arta kalan su ise atıklardan temizlenmiş olarak balıklarına yaşam alanı sağlıyor. Böylece zararlı pestisitler, koruycular veya gübre kullanmadan organik, GDO’suz besinler üretiyor.

6Gendron bir konuşmasında; “Sürdürülebilir teknoloji ve doğa arasındaki garip bağ bize su, yiyecek ve dünyayı değiştirebilecek bir heyecan veriyor” diyor.

Seranın inşası için gerekli materyalin çoğunu “tekerlek partisi” olarak adlandırdığı bir etkinlikle toplamış. Yakın çevresindeki kişilerden ve aile dostlarından kullanmadıkları eski tekerleklerin de dahil olduğu geri dönüştürülebilecek ne varsa toplayan Gendron, bu sayede serasını inşa etti. Gendron, organik yiyecekler tüketen bir kişi olmasanız bile bu seranın sunduğu sıcak ortamın aklınızı çeleceğine emin.

Kaynak: Permaculture UK, Greenhouse of the Future

SON YAZILAR

Sürdürülebilir mimari tasarımın yeni yıldızı: Ahşaptan ayırt edilemeyen pirinç kabuğu yapı malzemesi

ACRE, ahşap alternatifi olarak öne çıkan bir yapı malzemesidir; dayanıklılığı, suya ve çürümeye karşı direnci, estetik dokusu ve sürdürülebilirliği ile dış mekanlarda mükemmel performans sergiler. Alüminyum ve pirinç tozlarının muazzam bir sentezi olan bu malzeme, çitlerden kapılara, pervazlardan teraslara kadar geniş bir yelpazede dış mekan uygulamaları için ideal bir seçenektir. Dünya ormanlarını koruyan bu malzemeyi keşfediyoruz!

Bahar geldi: Aylardan Mayıs, günlerden Hıdırellez; gününüz hep güneşli, talihiniz hep bol olsun

Zaman akıp gider... İnsan bu hayattan geçerken nice mevsimleri ve nice baharları da beraberinde yaşar. Belki farkındadır, belki de bilincinde değildir ama kaç kez kim...

WWF’den Söke’de Onarıcı Tarım buluşması

WWF(Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Dünya Toprak Günü'nü paydaşlarıyla birlikte kutladı. Aydın Söke’de gerçekleştirilen ‘Onarıcı Tarım’ buluşmasında yöre çiftçileri ile biraraya gelindi. 2019'da başlayan uygulamaların sonuçlarının...

Ekoloji ve Kadının Kesişim Noktası: Ekofeminizm

Feminizm, 18. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan ve 1792 yılında Mary Wollstonecraft’ın ''A Vindication of the Rights of Women'' adlı eseriyle akademik alanda yer edinmiştir. Kadın...
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Siz de Gaia Dergi'de yazılarınızın çıkmasını istiyorsanız [email protected] üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol