Toplumsal dayanışma pek çok sorunu çözmek için birincil gereklilik. Dayanışma ile her türlü sorunu çözmek mümkün. Bu sorunlardan biri de kanser. Toplum dayanışması ile kanserin bile üstesinden gelebiliriz. 

Hemşerim gel ben sana yardım edeyim deyip koluna girdi ve beraber yürümeye başladılar. Birkaç dakika öncesine kadar, gözleri şahin keskinliğine sahip insanlar gibi yürüyebilen adam, yanındakine güvenip bastonunu kapatmıştı. Zaten elindeki baston olmasa kör olduğu hiçbir şekilde anlaşılmıyordu. Beraber yürümeye devam ettiler.

Ege Üniversitesi genel cerrahi bölümü dışında bulunan kolonların yanından kendi güzelce geçerken yardım ettiği adamı unutmuş kolona çarpmasına sebep olmuştu. Hemen adamdan özür dileyip toparlanmasına yardımcı oldu ve tekrar koluna girdi. Birkaç adım atmışlardı ki, yine adamı unutup yer de bulunan sedyenin üzerinden tek başına atladı ve hemen akabinde kör adam sedyeye takılarak yere düştü. Tekrar adamın yanına gidip binlerce kez özür dileyerek onu kaldırmaya çalışsa da kör adam hemen bastonunu açıp koşar adımlarla ondan uzaklaştı.

Elinden bir şey gelmeyeceği zorluklarla karşılaşan çoğu insan gibi hemen sevap puanlarını yükselterek içeride ameliyat olan annemin başarılı bir operasyon geçirmesini sağlamak isteyen kişi babamdı. Kör adamı o an, orada bulunduğuna pişman etmişti. Belki de babamın amacı farklıydı, belki kör adama, bak benim gözlerim görüyor da ne oluyor o kadar üzgünüm ki yanımdaki insanı bile unutur haldeyim izlenimi verip adamı daha çok hayata bağlamak istiyordu. Bilemiyorum.

Ameliyatın başarılı geçmesinin yanında, kısa sürmesini de istiyorduk. Çünkü ameliyat sırasında şüpheli parça alınır patolojiye gönderilir, patoloji sonucu iyi çıkarsa ameliyat sonlandırılır, kötü huylu çıkarsa tümörün cinsine göre sıçrayabileceği bölgeler de temizlenir, bu da ameliyatın uzun sürmesi anlamına gelir. İsteğimiz olmadı, ameliyat uzun sürdü. 42 yaşında anneme meme kanseri teşhisi konuldu. Çekirdek ailemizde yaşadığımız ilk kanser vakası olsa da annemden önce iki ablası da meme kanseri olduğundan, kanser konusunda az biraz tecrübeliydik. O yüzden moralimizi çok bozmamıştık. Ta ki çevremizdeki insanlar, moralini yüksek tutmalısın, bu hastalığın tek çaresi moral, stres yapmayacaksın gibi laflar edene kadar.

Sanki moralimizi bozmamızı gerektiren bir şey var da biz bozmuyor gibiydik, sanki bir şeye canını sıksan hastalık hemen yayılacakmış gibi konuşuyorlardı.

30 seans ışın tedavisi, biraz moral bozukluğu, biraz gelecek kaygısı sonrası aile olarak karşılaştığımız ilk kanser vakasını atlatmıştık. Kanser gerçekten tedavi edilebilen bir hastalık olsa da yaşanılan süreç hem hasta hem de hasta yakınları için can sıkıcı olabiliyor.

vegan kefir

Bu yüzden hastalık başlamadan önlem alınması en güzeli. Yapılan araştırmalar günlük tüketilen kefirin kanser üzerinde olumlu bir etki yarattığını göstermekte. Özellikle meme kanserinde, kanserli hücrelerin çoğalmasını engellediği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış. Evde hazırlaması da çok kolay, çok çeşitli yapılış tarifleri var ben aşağıda en az bilinen tarifi paylaşıyorum.

Malzemeler

  • Yarım kap su kefiri mayası
  • Üç kap hindistan cevizi sütü

Yapılışı

Su kefiri mayasını cam bir kavanoza koyun, üzerine hindistan cevizi sütünü boşaltın, kavanozun üzerini bir bezle kapatın ve 48 saat oda koşullarında bekletin. Daha soğuk ortamda bekletilirse mayalanma süreci uzayacaktır. Mayalanma tamamlandığında metal olmayan bir süzgeçle, hazırlanan sıvı ayrı bir kaba süzülür. Kalan mayalar su ile yıkanarak ayrı bir kaba alınır, üzerini örtecek kadar şekerli su eklenerek buzdolabında saklanır. Mayalama işlemi bir haftadan uzun sürecekse mayalar buzlukta saklanmalıdır. Hiçbir aşamada metal kullanılmamalıdır.

Ayrıca kefiri mayalamak çok kolay olduğundan çevremize mayamızdan verip herkese kolayca yayılmasını sağlayabiliriz. Bu şekilde toplumsal dayanışma ile kanserin bile üstesinden gelebiliriz!

Kaynak: Phickle