Ana SayfaYeşilEko MimariWaterNest 100: Güneş enerjili, su üstünde yüzen ev

WaterNest 100: Güneş enerjili, su üstünde yüzen ev

-

Londra merkezli EcoFloLife şirketi, kendi kendine yeten ve çevre dostu yenilikçi bir çözüm geliştirmiş. Şirket, tamamı ile geri dönüştürülmüş kereste ve alüminyumdan yapılma suyun üstünde yüzen evler tasarlıyor. WaterNest 100 isimli bu küçük ev, dünyaca ünlü mimar Giancarlo Zema tarafından tasarlanmış.

Bu şık ev iki adet geniş balkona, büyük pencerelere ve bol miktarda doğal ışığı içerisine davet eden tepe penceresine sahip ve yalnızca 90 metrekarelik bir yer kaplıyor. Müşterinin isteğine göre, bir adet oturma odası, yemek odası bir ya da iki adet yatak odası, mutfak ve banyo bu ev içinde barınabiliyor. Evin enerji ihtiyacı çatısındaki güneş panellerinden karşılanıyor.

WaterNest 100
Şirket aynı zamanda geri dönüştürülebilir malzemelerden yapılan bir mobilya kataloğunu da sunuyor.

WaterNest 100 yüksek verimli ısıtma ve soğutma sistemleri sayesinde oldukça düşük enerji kullanımına gerek duyuyor. Buna ek olarak, bu evin inşası için gerekli olan malzemenin yüzde 98’i geri dönüştürülebilir malzemeden üretiliyor.

Evin kullanım alanı oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Nehirlere, göllere, küçük körfezlere, resiflere ve deniz suyu sıcak olan deniz bölgelerine konuşlandırılabiliyor. EcoFloLife yetkililerinin söylediklerine göre bu ev; bir ofis, restoran ya da mağaza gibi diğer amaçlar için de kullanılabilir.

MyHome sistemi
Tasarlanan evin kullandığı “MyHome” isimli sistem ile evde yaşayanlar ışıklandırmayı, havalandırmayı ve çok odalı ses sistemini tek bir ekran üzerinden ayarlayabiliyor.

Tasarlanan evin kullandığı “MyHome” isimli sistem ile evde yaşayanlar ışıklandırmayı, havalandırmayı ve çok odalı ses sistemini tek bir ekran üzerinden ayarlayabiliyor. Buna ek olarak, ev sahibi “MyHome” sistemini kullanarak, elektrik, gaz ve su tüketimini takip edebiliyor ve her odanın sıcaklık ayarını ayrı ayrı ayarlayarak enerji kullanımını oldukça tasarruflu bir hale getirebiliyor.

Kaynak: EcoWatch

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Siz de Gaia Dergi'de yazılarınızın çıkmasını istiyorsanız [email protected] üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol