Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası kapsamında yaptığı açıklamada öne çıkan ve çözüm bekleyen çevre sorunlarını açıkladı. WWF’ye göre Türkiye ciddi önlemler almak zorunda!

Türkiye’de doğal hayatın kentleşme ve sanayi baskısı altında olduğunu belirten WWF; büyüyen kentler, iklim değişikliği, artan tüketim, ulaşım ve sanayileşme faaliyetlerinin yalnızca insanları değil diğer canlı türlerini de baskıladığını belirtti. WWF, 11 binden fazla bitki türüne ev sahipliği yapan Türkiye’nin bu hazinesinin ciddi koruma çalışmalarını hak ettiğini vurguladı.

WWF’nin açıklamasına göre; Uluslararası Doğayı Koruma Birliği‘nin (IUCN) hazırladığı kırmızı listede Türkiye’deki 127 balık, 103 bitki, 17 memeli ve 16 kuş türünün neslinin tehlike altında olduğu belirtiliyor. Ayrıca nesli tehlike altındaki 364 türün içinde günümüzde av turizmine malzeme yapılan boz ayı, yaban keçisi ve yaban koyunu da bulunuyor. 

Boz Ayı (Görsel: WWF)
Nesli tehlike altındaki 364 türün içinde günümüzde av turizmine malzeme yapılan boz ayı, yaban keçisi ve yaban koyunu da bulunuyor. 

Kentlerin büyüdükçe enerji ve kaynak tüketiminin teşvik edildiği bir yaşam biçimin yaygınlaştığı belirtilen açıklamada, ısınma ve trafik amaçlı fosil yakıtların hava kirliliğini de tetiklediğinin altı çizildi. 3’üncü köprü ve 3’üncü havalimanı gibi projeler ve korunan alanlara yapılan HES’ler ile doğal hayatın tehdit edildiğini bildiren WWF, böyle giderse Türkiye’nin 2030 yılında eğer önlem alınmazsa büyük bir su sıkıntısı çekeceği belirtildi. 

WWF’nin araştırmalarına göre Türkiye’nin iklim değişikliği karnesi de iyi değil. 1990 yılına göre, sera gazı salımındaki artış oranı yüzde 110’u geçmiş durumda. Türkiye’de kişi başına düşen sera gazı salımı miktarı altı tonu geçmiş ve böylece Avrupa ülkelerinin ortalamasına yaklaşmış durumda. WWF’ye göre; bu veriler göz önünde bulundurularak, yıl sonunda Paris’te gerçekleşecek İklim Zirvesi’nde Türkiye’nin ciddi sorumluluklar alması gerekiyor. 

Fosil Yakıt kullanımı

Artan fosil yakıt kullanımı iklim değişikliğini körüklüyor, türler üzerindeki baskıyı arttırıyor. Sera gazı emisyonlarının yüzde 67,8’inin enerji kaynaklı olduğunu belirten WWF; kömür, petrol ve doğalgaz yerine yenilenebilir enerji kullanımına geçilmesini ayrıca enerjiyi tasarruflu ve verimli kullanma gerekliliğini vurguladı. 

WWF Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak, “Dünya Çevre Günü’nü hak ettiği gibi kutlamak için bir an önce harekete geçmemiz gerekiyor. Biz sadece sorunları dile getirmiyoruz, çözüm önerilerimizi de hayata geçiriyoruz” diyerek sorunlara çözüm getirmek için bu günün bir fırsat olduğunu söyledi. Baştak şöyle konuştu: “Nesli tehdit altındaki türleri korumak için Türkiye’nin farklı köşelerinde çalışmalar yürütüyoruz. Hatay’da dağ ceylanlarını, Çukurova’da turnaları, Büyük Menderes’te tepeli pelikanları, Adana’da deniz kaplumbağalarını ve başka birçok türü korumaya çalışırken, Kaş’ta orfozlar ve deniz çayırları için koruma alanı oluşturmaya uğraşıyoruz. Konya’da ise iklim değişikliğine karşı Akdeniz ormanlarını muhafaza etmenin yollarını arıyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz ama herkesin bu çabaların bir ucundan tutması gerek.”