Ne bir ayı ne de bir kedi türü olan “misk kedisi“, ne bir kedi ne de bir balık türü olan “kedi balığı” isimleri, sıkça kullanılan yanlış bilimsel isimlendirmelerdir.

Stephen Kolb Gilliland’ın sormuş olduğu “Karıncalar öldüğünde karıncayiyen türü ne ile beslenir?” sorusu, “Weird Animal Question of the Week“i insanlar tarafından yanlış isimlendirilmiş olan kimi hayvanlar hakkında düşünmeye itti.

International Union for Conservation of Nature’s Anteater, Sloth, and Armadillo Specialist Group (Uluslararası Doğa’daki Karıncayiyenleri, Tembel Hayvanları, Tatumları Koruma Derneği) Başkanı Mariella Superina, “Orta ve Güney Amerika’nın dört karıncayiyen türü, karıncaları yeryüzünden silip süpürüyorlar; fakat aynı zamanda akkarıncaları, arı ve böcek larvalarını da yemeyi seviyorlar” açıklamasında bulundu.

Mesela, karıncayiyenlerin bir türü olan Tamandu (Southern Tamandua), Panama’nın vahşi doğasında sürekli olarak meyve yiyor. Mariella Superina, büyük karıncayiyenin de aynısını yapıyor olabileceği kanısında.

Karıncalardan daha fazlasını yiyen karıncayiyenler gibi, aşağıda listede kendilerine tam anlamıyla uymayan isimleriyle dokuz hayvan yer alıyor. Haydi, bir göz atalım!

Uçan lemurlar

Uçamayan ve lemur türüne mensup olmayan bir hayvana ne dersiniz?

Tabii ki, uçan lemur. Garip mi geldi? İnsanlar bu hayvanı seneler öncesinden böyle adlandırmışlar. Kuzey Karoline Doğa Bilimleri Müzesi’nden Christopher Smith bu konuya dair yapmış olduğu araştırmalarda uçan lemurlardan şöyle bahsetmektedir: “Colugo olarak da adlandırılan Güneydoğu Asya memelilerinin bu iki türü, Madagaskar’ın ağaçlarında yaşayan ve bu bölgenin en sevilen primatları olan lemurlar ile olan çarpıcı bir benzerliği ile tanınıyorlar. Ayrıca Malayan ve Filipin colugoları aslında primat değiller. Latince’de Dermoptera olarak geçen ‘Deri Kanat (Skin Wing)’ adlı bir topluluğa aitler. Her ne kadar primat olmasalar da primatların akrabası sayılırlar. Onlar da lemurlar gibi sevimli ve ince tüylülerdir. Lemurlarınkine benzer burunları vardır. Ve onlar gibi ağaçlarda yaşarlar.”

Ayrıca, ikisinin de havayla bir ilişkisi söz konusu. Farklı şekillerde: biri uçuyor; diğeri de havada ağaçtan ağaca dolaşıyor.

Bir kuş mu? Yoksa bir uçak mı? İkisi de değil! O bir COLUGO!

Mesela “sifaka” adlı lemur ağaçtan ağaca 30 metrelik mesafe boyunca sıçrayabiliyorken, colugo doğal bir “paraşüt”e; yani yukarıda bahsini etmiş olduğumuz “deri kanat”lara (Skin Wing) sahip. Deri kanatlar, colugoların ormanda yüz metreye kadar yükselebilmeleri için geniş, gergin bir perde oluşturuyorlar. Colugolar yalnızca uçuyorlarmış gibi gözükseler de aynı zamanda bir stil oluşturarak düşüyorlar.”

Uçan ejderha

Esasında bu hayvan hiç mi hiç uçamıyor. Üstelik kendisi bir ejderha da değil. O yalnızca yakalı bir kertenkele…

Northridge, Kaliforniya Devlet Üniversitesi’nden biyolog Robert Espinoza: “Bu Asya sürüngenleri, yeryüzünde yaşayan yırtıcı hayvanlardan kaçmak için kaburgaların arasında bulunmakta olan kıvrımlı deri zarlarını kullanarak ağaçların arasından süzülürler. Uçtukları esnada da bu zarlar, kanatlarını oluşturacak bir biçimde açılırlar.”

Misk kedisi ve Kedibalığı

Florida Doğa Tarihi Müzesi’nden balıkbilimci Geroge Burgess: “Herhangi bir hayvan türünün adını farklı türden bir hayvana vermek kadar yanlış bir şey yoktur; fakat Atlantik Okyanusu’ndaki kedi balığı, her ne kadar bir kedi olmasa da, gerçekten bir balıktır.”

Bir köpekbalığı türü olan kedi balığı, adını doğrular nitelikte küçüktür ve akvaryum ve benzeri yerde de beslenilebilir. Kedi balığı gerçekten de kendi apayrı dünyasında bir kediye benzer.

Burgess, “Kedi balığının bir köpekbalığı türü olduğu gerçeği sizlere tuhaf gelebilir elbet; ancak bunun mantığını aramak da ‘yanlış kapıyı çalmak’ anlamına gelebilir. Zincirli köpekbalığının, kedi balığına benzer bir başka özelliği ise, bir kedi gibi parlayan uzun ve keskin gözleridir.” (“Sonuçta, denizciler de manatigilleri görünce denizkızı gördüklerini sandılar” diye de not düşüyor.)

Hazır kedigiller familyasına ait olmayan hayvanlardan bahsetmişken; Güneydoğu Asya’daki misk kedileri de ne bir ayıya ne de bir kediye benziyorlar.

Sıkça yaptığımız ve yapmaktan vazgeçmediğimiz birkaç yanlış sınıflandırma daha mevcut:

  • Kamçı kuyruklu akrepler veya diğer adlarıyla kamçılı akrepler, eklem bacaklı olmalarına rağmen, akrep değildirler.
  • Koalalar, ayı değildir. Keseli memeliler familyasına mensupturlar.
  • Denizyıldızı ve denizanası, omurgasızlar familyasında yer almaktadırlar. Balık değildirler.

Neyse ki, bilim insanlarının türlerin izlerini sürmek ve genel isimleriyle karışıklığı önlemek için kullandıkları taksonomi (türlerine göre sınıflandırma) sistemi veya Latince isimler vardır.

Burgess: “Taksonomik sistem, türlerin ayırt edilmesini kolaylaştırmasının yanında, [türlerin] evrimsel ilişkilerinin de bir yansımasıdır.”

Kaynak: National Geographic