Okuma süresi: 3 dakika

Yıllar sonra Çernobil kabusu sona mı erecek? 26 Nisan 1986’da yaşanan Çernobil reaktör kazası, Karadeniz’in ve Dünya’nın gördüğü en büyük nükleer reaktör kazası olarak biliniyor.

Çernobil felaketinin üzerinden 28 yıl geçti. Dev bir enkaz halinde gözlerden uzak radyasyon yaymaya devam eden tesisin daha fazla radyasyon yaymaması ve çevreye zarar vermemesi için özel bir kaplama ile kapatılmasına karar verildi.

Çernobil reaktör kazasının sebebi ise hatalı deney. Deneyin amacı; reaktörün çalışması aniden durdurulduğunda buhar türbinlerinin daha ne kadar süreyle çalışmayı sürdüreceğini ve böylece ne kadar süre acil güvenlik sistemine güç sağlayabileceğini öğrenmekti.

Deneyin yapılacağı 25 Nisan 1986 günü önce reaktörün gücü yarıya düşürüldü, ardından da acil soğutma sistemi ile deney sırasında reaktörün kapanmasını önlemek için tehlike anında çalışmaya başlayan güvenlik sistemi devre dışı bırakıldı. 26 Nisan günü saat 00:23’i biraz geçe teknisyenler deneyin son hazırlıklarını tamamlamak üzere ek su pompalarını çalıştırdılar. Bunun sonucunda gücünün yüzde 7’siyle çalışmakta olan reaktörde buhar basıncı düştü ve buhar ayırma tamburlarındaki su düzeyi güvenlik sınırının altına indi. Normal olarak bu durumda reaktörün güvenlik sistemine ulaşması gereken sinyaller de teknisyenler tarafından engellendi. Su düzeyini yükseltmek için buhar sistemine koşulların oluştuğuna karar verildi. Büyük patlama ise saat 01:23 meydana geldi.

Çernobil Nükleer Santrali’nde 1986 yılında yaşanan felaket insanların hafızalarındaki yeri hâlâ koruyor. Santralde yaşanan patlama ve ardından çok geniş bir bölgeye yayılan radyasyon bulutu, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu rakamlarına göre 4.300, bazı farklı kaynaklara göre ise en az 113 bin kişinin ölümüne neden oldu. Dünya çapında bu felaketten dolayı yaşanan maddi zararın ise 185 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

Olaydan bir süre sonra yoğun miktarda radyasyon yayan bölümlerinin üstü beton dökülerek kapatılan tesis, bu betonda çatlaklar oluşmaya başlaması nedeni ile yeniden yoğun miktarda radyasyon saçmaya başladı. İşte bunun engellenmesi için yeni ve kalıcı bir koruma projesi üzerinde Rus Nükleer enerji dalında profesör bilim insanları bir süredir çalışmalar yapıyor.

Kendi alanında bir ilk olacak söz konusu projeye göre, Çernobil Nükleer Santrali enkazının radyasyon saçan bölümünün üstü dev bir kaplama ile kapatılacak. 105 metre yüksekliğinde, 170 metre uzunluğunda olması tasarlanan bu kaplamanın güvenli bir mesafede inşa edildikten sonra raylar üzerinde tesisin üstüne taşınması ve monte edilmesi planlanıyor. Ancak tahmin edilenden daha masraflı olacağı belli olan proje için yıl sonuna dek 650 milyon euroya ihtiyaç var ve bu mali sıkıntı işleri durma noktasına getirmiş durumda.

G7 ülkeleri ikiye bölünmüş durumda

Almanya Çevre Bakanlığı’nda enerji konularından sorumlu olan Almanya Çevre Bakanlığı Müsteşarı Jochen Flasbarth, G7 ülkelerinin nükleer konular uzmanları ile görüşmelerde bulunmak üzere biraraya gelecekler. Bonn kentinde gerçekleşen toplantılarda yıllar önce Ukrayna’ya sözü verilen kaplama projesinin akıbeti önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Alman parlamentosunda yer alan muhalefet partilerinden Yeşiller’in nükleer konularla ilgili uzmanı Sylvia Kotting-Uhl, G7 ülkelerinden Almanya, Kanada, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin projeye daha fazla destek vermeye hazır olduklarını, İngiltere, Fransa ve Japonya’nın ise bu konuda çekimser kaldıklarını bildirdi.

Daha önce G8 oluşumu içinde yer alan ve projeye destek veren ülkelerden olan Rusya’nın ise Ukrayna ile yaşadığı krizden dolayı herhangi bir katkı sağlamasını kimse beklemiyor. Müsteşar Flasbarth da çalışmaların uzayacak olmasına rağmen projenin dört, beş yıl içinde tamamlanacağına inananlardan.

Çernobil Nükleer Santrali enkazından daha fazla radyasyon yayılmasını engellemesi öngörülen kaplamaya Almanya toplam 80 milyon euro destek vereceğini daha öne duyurmuştu. Bu yılın ve önümüzdeki yılın bütçelerinde bu proje için ayrılan para sene başına 7 milyon 650 bin euro. Ancak söz konusu meblağ yapım çalışmalarının devam etmesi için yeterli değil. Çevre örgütü Greenpeace’ten Atom Uzmanı Tobias Münchmeier’e göre batı devletlerinin sorumluluk almaları ve siyasi açıdan zor günler yaşayan Ukrayna ile dayanışma içinde olmaları gerekiyor. Ancak en önemli sorun da aslında dünya üzerinde yaşanan siyasi krizler. Suriye ve Ukrayna’daki hadiseler, Afrika’da durdurulamayan Ebola salgını gibi konular gündemde iken, G7 ülkelerinin hükümetlerinin dikkatini Çernobil enkazına çekmek oldukça zor.

Kaynak: Deutsche Welle
Başlık Görseli: © Darren Ketchum