Onur Haftası bu yıl, 20-26 Haziran 2016 tarihleri arasında İstanbul’da 24’üncü senesini kutlayacak. Onur Haftası gönüllüleri bizleri dayanışmaya çağırıyor!

Onur Haftası’nın bu yıl için düzenlediği program ise yine rengarenk. Çeşitli atölyeler ve partilerle rengine renk katılan haftanın organizasyonuna destek olmak, dayanışmaya omuz vermek için, indigogo’da yürütülen kampanyaya göz atabilirsiniz.

Paneller ve forumlarda “Nasıl güçlü bir dayanışma ve farklı direniş biçimlerini örgütleyebiliriz?” sorusunun cevabının aranacağı Onur Haftası içinde ayrıca, “birbirimize dokunmak, yaralarımızı sarmak, güvenli alanlar oluşturarak deneyimlerimizi, bedenlerimizi ve duygularımızı konuşabilmek için” atölyelerde buluşulacak. 

12’nci Hormonlu Domates Ödülleri’nin sahiplerini bulacağı 24’üncü Onur Haftası’nda bu yıl yine yılın en homofobik/transfobik söylemleri oylamaya sunulacak. 

Geçen yıl düzenlenen yürüyüşe güvenlik güçleri enteresan bir biçimde saldırmış ve pek çok kişiyi yersiz, gereksiz ve onursuz müdahalesine maruz bırakmıştı. 11’nci Hormonlu Domates Ödülleri ise siyaset kategorisinde Tayyip Erdoğan’a, kurum kategorisinde Türk Dil Kurumu’na verilmişti.

Varoluşumuzu kutlamaya, isyanımızı güçlendirmeye!

Haziran’da gerçekleşecek Hafta boyunca yapılacak partilere her şehirden katılan yüzlerce kişi sokakları da caddeleri de bırakmıyor, hiçbir korkunun bizi hizaya sokmasına izin vermiyoruz diyerek varoluşu kutlayacaki isyanı güçlendirecek! “Hazzın ve bedenin, arzunun ve emeğin, kimliğin, eylemin ve sözün üstünde hiçbir baskı kalmayana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diyen gönüllüler bizlerden bazı masraflar için destek bekliyor. Üstelik bu destek, panellere katılım gösterecek kişilerin ulaşımı ve yürüyüşte kullanılacak malzemeler için gereken masraf. Çok zor olamaz değil mi?

“Rengarenk bir yaşantı” konulu arzularımız için bir şeyler yapmamızın zamanı gelmedi mi? Meydanlar boş, meydanlar çulsuz. Meydanları doldurup elimizi cebimize atalım. Rengarenk hayaller kurmak, rengarenk bir hayatı gerçek yapmak için yeterli değil, biraz da mücadeleye omuz vermek gerekir!