Ana Sayfa Blog Sayfa 13

Deprem bölgelerinden Ankara’ya gelenler için destek hizmetleri rehberi

0

Kadın Koalisyonu‘nun hazırladığı “Deprem bölgelerinden Ankara’ya gelenler için destek hizmetleri rehberi” 28 Şubat 2023’te güncellenerek yeniden yayımlandı. Lütfen dokümanda yer alan adreslere gitmeden önce telefon ile teyit ediniz. Bazı hizmetler kontenjan dolması/adres değişimi vb. sebeplerle değişiklik gösterebilmektedir.
*Belirli aralıklarla güncellediğimiz rehberin en güncel haline bu adresten erişebilirsiniz.

BARINMA
Belediyeler
1.1.1. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kriz Masası
Araplar Eserkent Konutları, Kesikköprü yerleşkesi ve misafirhanelerinde barınma imkanı.
(7/24) Tel: 0312 666 60 00
1.1.2. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İhtiyaç Haritası işbirliğinde;
https://birkirabiryuva.org/ adresinden kira yardımı alabilir veya boş evlere yerleşebilirsiniz.
1.1.3. Keçiören Belediyesi Misafirin var kampanyası.
444 52 76.
1.1.4. Mamak Belediyesi Evim Müsait uygulaması.
https://www.mamak.bel.tr/mamak/deprem-yardimi
444 01 49.
1.2. Valilik
1.2.1. Ankara Valilik için kontenjanlar dolduğu için Bolu ve Düzce Valiliği’ne yönlendirme yapılıyor.
Bolu Valiliği: 0 (374) 215 37 60
Düzce Valiliği: 0 (380) 524 13 70
1.3. Şahıs/Şirket
1.3.1. https://evimevindir.com/
1.3.2. https://misafirol.org/
1.3.3. https://www.missafir.com/ev-sahipleriyle-depremzedeleri-bulusturma-platformu/
1.3.4. https://www.hepsiemlak.com/emlak-yasam/genel/dostluk-catisi
1.3.5. https://www.emlakjet.com/evin-umut-olsun/
1.3.6. https://deprem.aiesec.org.tr/

1.4. Üniversite/STK/İbadethane
1.4.1. ODTU Mezunları Derneği. 0312 286 79 79.
1.4.2. Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi. Cemevi içinde konaklama ve sıcak yemek imkanı.
0545 778 93 38. Ergazi Mah. Şehit Soner Çankaya Cad. No:18 Yenimahalle Ankara.
1.4.3. Ankara Deprem Dayanışma Platformu
İshak: 0533 212 7775, Buse: 0545 123 4103
1.5. AFAD
1.5.1. Kira Yardımı İçin Başvurular
Edevlet https://giris.turkiye.gov.tr/Giris/ adresinden arama kısmına Afetzede Barınma
Desteği Başvurusu ya da Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı adresi yazarak yapılabilir.
Afetzedelerin, ikamet adreslerinin bulunduğu il valiliklerince kimlik paylaşım sistemi ve
tapu sorgulamaları yapıldıktan sonra konutları deprem afeti nedeniyle Çevre, Şehircilik ve
İklim Değişikliği Bakanlığı teknik ekiplerince yıkık, acil yıktırılacak, ağır hasarlı ve orta hasarlı olarak tespit edilen afetzede ailelere 12 ay boyunca; ev sahibi olanlara aylık 5.000-TL olmak üzere toplam 60.000-TL, kiracı olanlara ise aylık 2.000-TL olmak üzere toplam
24.000-TL kira yardımı yapılacaktır.
1.5.2. https://evimyuvanolsun.org/

EŞYA YARDIMI
2.1. Yenimahalle Belediyesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Spor Kompleksi. Yunus Emre, Çatalkaya Cd No:5, 06170 Yenimahalle/Ankara.
0312 344 88 86
2.2. Çankaya Yardımlaşma ve Ekonomik Dayanışma Derneği (ÇAYED Yarım Elma) Ev eşyası
temini. Aşağı Öveçler, dikmen öveçler 4.cad, 1326. Sk. 7/a, 06420 Çankaya/Ankara.
0312 474 00 10

2.3. Ana Fatma Cemevi, Tuzluçayır Mahallesi, Tıp Fakültesi Caddesi, 253/A Mamak/Ankara
Ev eşyası temini.
0543 922 9855
2.4. Ankara Deprem Dayanışma Platformu
Ayşe: 0531 293 1220

GIDA, GİYİM, HİJYEN MALZEMELERİ YARDIMI
3.1. Belediye aracılığıyla toplanan desteklerin dağıtım merkezleri
3.1.1. Altındağ Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi (Dışkapı Hastanesi arkası)
Ziraat Ayçe cad., Dışkapı, 06110 Altındağ/Ankara
3.1.2. Gölbaşı Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi. (İkametgah kontrolü yapılıyor,
Gölbaşı’nda ikamet ediyor olması gerekiyor). Sadece ikinci el kıyafet mevcut.
3.1.3. Mamak Belediyesi Hidayet Türkoğlu Spor Salonu, Durali Alıç, 991. Sk., 06480 Mamak/Ankara. Giyim, gıda, hijyen ürünleri mevcut.
0312 391 0634
3.1.4. Yenimahalle Belediyesi Derman Market (Karşıyaka’da) İlkyerleşim, 1992. Sk. 7-1,
06370 Yenimahalle/Ankara (temel gıda ve market) (İkamet kontrolü yapılıyor, Yenimahalle’de ikamet ediyor olma şartı var).
3.1.5. Ankara Büyükşehir Belediyesi TC Kimlik No ile 153 üzerinden kayıt oluşturularak
kuru gıda yardımı.
3.2. Ankara Deprem Dayanışma Platformu
3.2.1. Gıda, Beslenme, Eşya, Giysi
Ayşe: 0531 293 1220
3.2.2. LGBTİ+’lar için: [email protected]
3.2.3. Mülteci LGBTİ+’lar için: 0539 822 3230, 0850 244 1275
3.2.4. Dilek İnce Giysi Bankası. LGBTİ+lara giysi desteği
0541 336 1545

NAKİT DESTEĞİ
4.1. İlçenizdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na (SYDV) başvuru. Ya da mahallenizin muhtarlığı aracılığıyla da başvuru yapabilirsiniz.
Ankara Akyurt Hükümet Binası Akyurt / ANKARA +90 (312) 844 06 41
IP: 606 02 01
Ankara Altındağ
Altındağ Kaymakamlığı Ziraat Mahallesi Etlik Caddesi No:10 Altındağ / ANKARA
+90 (312) 342 00 26
IP: 606 03 01
Ankara Ayaş
Ömeroğlu Mahallesi Süzen Caddesi Hükümet Konağı Ayaş / ANKARA
+90 (312) 712 10 03
IP: 606 04 01
Ankara Bala
Göztepe Mahallesi Atatürk Caddesi No:34/1 (PT Merkez Müdürlüğü
Binası Kat:1) 06720 Bala / ANKARA
+90 (312)
IP: 606 05 01
Ankara Beypazarı Hükümet Konağı Beypazarı / ANKARA
+90 (312) 762 50 00
IP: 606 06 01
Ankara Çamlıdere Cumhuriyet Caddesi Hükümet Konağı Kat:3 Çamlıdere / ANKARA
+90 (312) 753 22 02
IP: 606 07 01
Ankara Çankaya Kumrular Caddesi No:5 Kızılay /
ANKARA
+90 (312) 418 33 24
IP: 606 08 01
Ankara Çubuk
Yavuz Selim Mahallesi Hükümet
Caddesi Hükümet Konağı No:25
Çubuk / ANKARA
+90 (312) 838 58 05
IP: 606 09 01
Ankara Elmadağ
İsmetpaşa Mahallesi Şevki Atabarut Caddesi Elmadağ Hükümet
Konağı Kat:2 Elmadağ / ANKARA
+90 (312) 863 31 09
IP: 606 10 01
Ankara Etimesgut
İstasyon Mahallesi Ulubatlı Hasan
Caddesi No: 7 (Etimesgut İlçesi
Hükümet Konağı) Etimesgut /
ANKARA
+90 (312) 244 34 64
IP: 606 11 01
Ankara Evren
Cumhuriyet Caddesi No:15 Hükümet Binası 2. Kat Evren / ANKARA
+90 (312) 893 54 44
6061201
Ankara Gölbaşı
Gölbaşı Kaymakamlığı Hükümet
Konağı 2 Kat No:15 Gölbaşı / ANKARA
+90 (312)
IP: 606 13 01
https://kadinkoalisyonu.org/ 5 [email protected]
Ankara Güdül Güdül Kaymakamlığı Güdül / ANKARA
+90 (312) 728 17 98
IP: 606 14 01
Ankara Haymana Haymana Hükümet Konağı Kat 2
Haymana / ANKARA
+90 (312) 658 20 25
IP: 606 15 01
Ankara Kahramankazan
Fatih Mahallesi Hükümet Konağı
No:209 Kahramankazan Kaymakamlığı Kahramankazan / ANKARA
+90 (312) 814 27 36
IP: 606 17 01
Ankara Keçiören
Kuşcağız Mahallesi Günsazak
Caddesi No:151/13-14 Keçiören /
ANKARA
+90 (312) 356 52 48
IP: 606 18 01
Ankara Kızılcahamam
Kızılcahamam Kaymakamlığı Hükümet Konağı No: 1 Kızılcahamam
/ ANKARA
+90 (312) 736 00 62
IP: 606 19 01
Ankara Mamak Mamak Caddesi No:179 (Hükümet
Konağı C Blok) Mamak / ANKARA
+90 (312) 368 39 18
IP: 606 20 01
Ankara Nallıhan Hükümet Konağı 2. Kat Nallıhan /
ANKARA
+90 (312) 785 20 07
IP: 606 21 01
Ankara Polatlı Polatlı Hükümet Konağı Polatlı /
ANKARA
+90 (312) 621 35 14
IP: 606 22 01
Ankara Pursaklar Belediye Caddesi No:10
Pursaklar / ANKARA
+90 (312) 527 61 21
IP: 606 26 01
Ankara Sincan
Tandoğan M. Zeki Uğur Caddesi
Hükümet Konağı İçi Sincan / ANKARA
+90 (312) 268 61 66
IP: 606 23 01
Ankara Şereflikoçhisar
İstiklal Mahallesi Yeni Hükümet
Konağı Zemin Kat Şereflikoçhisar /
ANKARA
+90 (312) 688 05 30
IP: 606 24 01
Ankara Yenimahalle Varlık Mahallesi Tanzimat Caddesi
No:58 Yenimahalle / ANKARA
+90 (312) 306 66 84
IP: 606 01 01

İSTİHDAM
5.1. ABB Kariyer Merkezi, Hacı Bayram Mahallesi, Ulus Gençlik Parkı Metro Kapı Girişi No: 12, Telefon: 0312 507 42 44, [email protected]
5.2. Keçiören Belediyesi depremzedelere öncelik tanınacağını duyurdu.
https://kariyer.kecioren.bel.tr/
5.3. Ankara Kent Konseyi. İsim, telefon ve uzmanlık alanınızı yazıp başvurabileceğiniz adres: https://ankarakentkonseyi.org.tr/tr/depremzede_is_basvurusu_formu
5.4. Ostim Organize Sanayi Bölgesi, İstihdam Ofisi: Telefon: 0312 385 50 90 (dahili 1385), [email protected]
5.5. Çikolata üreticisi Patiswiss, Ankara’daki fabrikasında depremzede vatandaşlar öncelikli olmak üzere farklı pozisyonlarda 100 kişilik işe alım yapacaktır.
Bilgi ve başvuru için [email protected] adresine mail atılabilir, 0549 409 80 10 ve 0552 153 63 92 numaralı telefonlara WhatsApp ya da SMS yoluyla mesaj gönderilebilir.
5.6. Türk Hava Yolları. Afetzede öğrencilere yönelik iş başvurusu.
https://careers.turkishairlines.com/acik-pozisyonlar/take-off-101-anadolu-part-time-afetzede-ogrencilerimize-yonelik/b5f30bad-8635-46be-8ebb-6cffe42065de

PSİKOLOJİK DESTEK & SAĞLIK
6.1. Üniversiteler
6.1.1. AYNA Klinik Psikoloji Destek Ünitesi, (ODTU dışından da tüm depremzedeler başvurabilir)
[email protected],
0312 210 6713,
0312 266 5865.
6.1.2. Ankara Üniversitesi Ruh SağlığıAnkara + Destek Hattı Depremden etkilenen tüm afetzedeler

  • Ekteki telefondan direkt doktorla iletişime geçilebilir.
    0551 976 77 98
    http://health.ankara.edu.tr/psikososyal-destek-birimi/
  • 6.1.3. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Afet ve Travma Polikliniği Ankara
    Ankara’ya getirilen çocuk ve ergenler
    0312 595 66 30
    0312 595 87 28
    0312 595 78 38
    6.1.4. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği, Haftaiçi 9.00- 16.00 saatleri arasında afet sonrası ruhsal destek hizmeti.
    0312 911 4848, 0312 202 5422.
    6.1.5. TED Üniversitesi COPeS
    0 537 953 34 50
    0 530 257 11 30
    6.1.6. Ufuk Üniversitesi Ruh Sağlığı Polikliniği. Depremden etkilenen herkes afet polikliniğinde randevusuz
    0 312 204 40 00
    6.2. Belediyeler
    6.2.1. Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi (Randevulu)
    Sadece psikolojik ilk yardım hizmeti.
    0312 332 08 71
    0312 335 22 96
    6.2.2. Keçiören Belediyesi Aile Terapi Merkezi. Psikolojik ilk yardım.
    0312 338 87 06- 339 67 18
    6.3. Sivil Toplum Örgütleri
    6.3.1. Kadın Dayanışma Vakfı 0312 430 40 05- 0312 432 07 82
    Kadın Danışma Merkezimize Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Cuma günleri 10.00-13.00, 14.00-17.00
    saatleri arasında ulaşabilirsiniz. Danışma merkezimiz Perşembe günleri başvuruya kapalıdır.
    [email protected]
    6.3.2. Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Merkez. Telefon: 0530 200 1886
    Meşrutiyet Mah.Karanfil Sk.Zafir İş Merkezi (Dost Kitabevi Karşısı) Kat:4 No:86 Kızlay/Ankara
    Psikososyal Destek Grupları, psikolojik ilk yardım ve yönlendirme.
    6.3.3. Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi
    E-posta: [email protected]
    Telefon: +90 (312) 425-6765 Telefon 2: +90 (312) 418-1550
    https://kadinkoalisyonu.org/ 8 [email protected]
    6.3.4. Türkiye Psikiyatri Derneği.
    Telefon: (0312) 468 74 97
    Mail: [email protected]
    6.3.5. Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği
    [email protected]
    6.3.6. Ankara Tabip Odası
    +90 (312) 418 87 00 [email protected]
    6.3.7. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi
    (0312) 230 1244
    6.3.8. Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği
    Telefon: 0 312 440 12 57
    6.3.9. Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği
    [email protected]
    6.3.10. Ankara Gençlik Merkezi – Sağlık noktasında yönlendirme ve takipler (gebeler, ilaca erişimi
    olmayan kişilerin ilgili yerlere ulaşmasını sağlama, hali hazırda sağlık sorunu yaşayanlar vs… gibi
    sağlıkta tüm noktalardan bilgi ve danışmanlık süreçleri, yönlendirmeler) Adres: Ulubey mah. Şehit
    Gazeteci Hasan Tahsin cad. no: 20/A Altındağ/Ankara, Ankara Gençlik Merkezi
    Arapça: 0 552 723 75 95
    Türkçe: 0552 720 75 95
    6.3.11. 17 Mayıs Derneği. LGBTİ+’lar için psikolojik destek: [email protected]
    6.3.12. Pembe Hayat Derneği. LGBTİ+’lar için psikolojik danışmanlık: [email protected]
    0549 100 0688
    6.4. Özel Klinikler & Çevrimiçi hizmetler
    6.4.1. Dr. Genco Usta Çocuk & Genç Psikiyatri Kliniği. Depremden etkilenen çocuk ve aileler.
    0 312 466 38 00
    0 542 466 38 88 – Aşağıdaki formun doldurulması gerekli
    https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSe0E06V47R6ZppV8rOxVU9fAcTzD6WmNF5-yiX4UBJ1L6cTVg/viewform
    6.4.2. EVRE PSİKOLOJİ MERKEZİ Deprem Bölgesinden Ankara’ya gelen yetişkin depremzedelere ücretsiz ruh sağlığı desteği vermektedir.
    Mustafa Kemal Mahallesi, Dumlupınar Bulvarı, MAHALL Ankara, B Blok, No: 53 MAHALL, 06530
    Çankaya/Ankara
    İLETİŞİM NO: 0542 557 11 78
    https://kadinkoalisyonu.org/ 9 [email protected]
    6.4.3. İDA PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK Depremden etkilenen çocuk, ergen ve yetişkinlere psikolojik
    destek vermektedir (Çok yoğunluk varmış ancak aranabileceğini ilettiler)
    Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Süleyman Bulvarı, Yeşilaltınkent Sitesi No:
    36, 06810 Çankaya/Ankara
    İLETİŞİM NO: 0505 981 60 70
    6.4.4. Papillon Akademi
    0 552 316 30 24
    [email protected]
    https://papillonakademi.com/
    6.4.5. Yorum Psikoterapi Destek Hattı. Önce formun doldurulması gerekiyor. Form için: https://
    docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSd9PGAYzQjip-9f0VSIr1m4ZDpySBabpbZUOW6WKQ23wGjLAA/viewform

    Ardından bu telefondan iletişime geçiyorlar: 0542 801 70 70
    http://yorumpsikoterapi.com
    6.4.6. Memorial Hastanesi. Depremzede ve yakınlarına online psikolojik ilk yardım desteği.
    444 88 99
    https://iyikisen.com/
    6.4.7. PSİKOSAYE AKADEMİ Ankara’ya gelen depremzede çocuk ve ailelere yüz yüze ücretsiz psikolojik ilk yardım desteği vermektedir. (Şu anda yoğunluk nedeniyle durdurmuşlar ancak ilerki zamanlarda tekrar açmayı düşünüyorlar)
    Çukurambar, Kızılırmak Mah, 1443. Cd. No:31/6 K:2, Ankara
    İLETİŞİM NO: 0530 134 38 88
    6.4.8. Düşün Psikoloji Ankara Depremzede ve birinci aile yakınları – (Şu an için kontenjanlar dolu
    ancak boşluk oluşursa alabilecekler)
    0 535 109 09 09
    https://www.dusunpsikoloji.com
    6.4.9. Ankara Psikoonkoloji Derneği. Depremden etkilenen kanser hastalarına yönelik ücretsiz psikososyal destek hattı.
    0535 261 0623
    www.psikoonkoloji.org.tr
  • Diğer Sağlık Hizmetleri
    6.4.10. Gebeler için Fizyoterapi. GTheraphy Ankara. Telefon: 0552 826 5789
    6.4.11. PROF. DR. DENİZ ULAŞ Ankara’ya gelen hamile depremzedeler için ücretsiz muayene sağlamaktadır. Son tarih: 28 Şubat 2023
    Çukurambar Kızılırmak Mahallesi 1443. Cadde No.25 1071 Usta Plaza B Blok Kat 6 No 48, 06530
    Çankaya/Ankara
    İLETİŞİM NO: 0505 981 99 19
    6.4.12. OP. DR. TEVFİK SİPAHİ Hamile depremzede kadınların takipleri ve doğumlarını ücretsiz
    yapmaktadır. (Doğumu yaklaşmış hamileler için geçerli, son tarih: 25 Şubat 2023)
    Via Green İş Merkezi Mustafa Kemal Mahallesi 2079 Sokak No: 2/A-17 Çankaya/ANKARA
    İLETİŞİM NO: 0 (537) 858 28 18
    6.4.13. LÖSANTE Çocuk ve Yetişkin Hastanesi. Depremden etkilenen Lösemi ve diğer kanser hastaları için ücretsiz hizmet vermektedir.
    Kızılcaşar, 23 Nisan Cd. No:20, 06830 Gölbaşı/Ankara
    İLETİŞİM NO: 0(312) 666 7 666
    6.4.14. DR. HAKAN BALTA Polikliniğinde depremzede bebek ve çocuklara ücretsiz muayene hizmeti
    vermektedir. (Randevulu ve sadece muayene hizmeti)
    Mustafa Kemal Mahallesi 2118. Cadde Maidan İş Merkezi C Blok N0: 61, 06510 Çankaya/Ankara
    İLETİŞİM NO: 0552 503 44 31
    6.4.15. Ankara’ya gelen depremzedelere LOKMAN HEKİM HASTANELERİ ücretsiz tedavi sağlamaktadır. Kişi randevu alarak kimliği ve AFAD kaydı ile giderek randevu aldığı bölümden muayene olabilir.
    İLETİŞİM NO: 444 9 911
    6.4.16. Memorial Hastanesi Ankara. Deprem bölgesinden Ankara’ya gelen depremzedeler için ilk
    muayene ücretsiz.
    Balgat, Balgat Mah. Mevlana Bulvarı, 1422. Sk. No: 4, MEMORIAL HASTANESİ, 06520 Çankaya/Ankara
    İLETİŞİM NO: (0312) 253 66 66
    6.4.17. HOSPİTADENT Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde depremden etkilenen vatandaşların ACİL DİŞ
    tedavileri (çekim, dolgu ve kanal) ücretsiz bir şekilde gerçekleştirilmektedir.
    Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi, Anchor İş Merkezi, D:No:3 D Blok, 06810 Çankaya/Ankara
    İLETİŞİM NO: (0312) 468 41 44
    https://kadinkoalisyonu.org/ 11 [email protected]
  1. EĞİTİM & BURS
    7.1. Eğitim ile ilgili özel okulların oluşturduğu, misafir öğrenci başvurularının yapılabildiği ağ:
    https://www.misafirogrenci.org
    7.2. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği. Afet kapsamına alınan illerde bulunan ve depremden zarar görmüş ailelerin ögrencileri burs kapsamına alınabilecek.
    Ankara Şube: 0312 434 14 44 [email protected]
    Adana Şube: [email protected]
    Genel Merkez: 0212 252 44 33 [email protected]
    7.3. Ankara Deprem Dayanışma Platformu – Eğitim Çalışmaları
    Merve: 0 537 715 57 08
    İnci: 0 536 241 11 40
    7.4. Darüşşafaka Cemiyeti Burs Programı.
    Anne ve/veya babası hayatta olmayan 4. Sınıf öğrencileri için toplam 37 ilde 21 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de yapılacak sınav ile 8 yıl boyunca ve yatılı olarak Darüşşafaka’da
    okuma imkanı. Ayrıntılı başvuru bilgileri için:
    https://www.darussafaka.org/haberler/depremden-etkilenen-cocuklarimizin-darussafakaya-kabul-kosullari-aciklandi
    +90 212 939 2800
    7.5. Ankara Büyükşehir Belediyesi.
  1. ÇOCUKLAR İÇİN
    8.1. Belediyeler
    8.1.1. Çankaya Belediyesi bünyesinde bulunan 5 oyunevinde, psikologlar ve öğretmenler eşliğinde
    yapılacak etkinliklerle depremzede çocuklara destek.
    ● Aşık Veysel Engelsiz Yaşam Merkezi Oyunevi – Sokullu Mehmet Paşa Caddesi No: 94 Dikmen
    (bina içi)
    ● Sokullu Oyunevi – Sokullu Mehmet Paşa Caddesi No: 94 Dikmen (bina dışı)
    ● Zübeyde Hanım Oyunevi – Şht. Mustafa Doğan Cad. No: 60 Yıldız
    ● Bayraktar Oyunevi – Vedat Dalokay Cad. Bayraklı Sok. No: 19 G. Osmanpaşa
    ● Cebeci Oyunevi – Kutlugün Sokak No:14 Cebeci
    8.2. Özel şirket
    8.2.1. Aysun’ca Sanat Deprem bölgesinden gelen çocuklara ücretsiz yaratıcı drama grubu oluşturuyor. 0312 9998092
    8.3. Ankara Deprem Dayanışma Platformu
    Çocuk Çalışma Grubu
    Zeynep Betül: 0553 846 1401
  2. HUKUKİ DESTEK
    9.1. Ankara Barosu.
    CMK Merkezi : 0312 416 72 26-28
    Adli Yardım : 0312 416 72 18-19-95
    9.2. Ankara Deprem Dayanışma Platformu
    Hukuki Yardım
    Sinejan: 0555 993 7243
    9.3. Türkiye Barolar Birliği- Depremzedeler için Hukuk Rehberi https://d.barobirlik.org.tr/2023/
    DepremzedelerIcinHukukRehberi/
    https://kadinkoalisyonu.org/ 13 [email protected]
    9.4. Enkazların kayıt altına alınmasını sağlayan, delilleri kaydeden uygulama,
    Türkiye Barolar Birliği
    https://www.tbbenkazradari.com.tr/
    9.5. Depremzedeler için hukuki rehber.
    https://toplumsalhukuk.net/wp-content/uploads/2023/02/toplumsalhukuk-depremzedeler-icinhukuki-rehberdir.pdf
    9.6. 17 Mayıs Derneği. LGBTİ+’lar için hukuki yardım.
    [email protected]
    9.7. Kırmızı Şemsiye Derneği/Pozitif Yaşam Derneği.
    Mülteci LGBTİ+’lar için hukuki yardım:
    0534 010 95 98
    9.8. Pembe Hayat Derneği. LGBTİ+lara yönelik her türlü ayrımcılık, şiddet ve hukuki destek
    [email protected], 0541 336 1545
  3. KAYIPLARA ULAŞMA
    10.1. T.C. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) Çağrı Merkezi.
    Hastanede yatan hastalar için sorgulama için.
    ALO 184
    10.2. T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
    Kayıp çocuklar hakkında bilgi için.
    ALO 183
    10.3. 18 yaş üstü kayıp kişiler için;
    TC vatandaşı ise; 112 ya da polise kayıp başvurusu yapılabilir,
    Suriyeli ise; kayıtlı oldukları ilin İl Sağlık Müdürlüğü’ne ya da Savcılığa başvuru yapılabilir.
    10.4. Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi. Deprem sonrası haber alamadığınız, refakatsiz kalan
    çocukların takibinin yapılabilmesi için ihbar hattına ulaşabilirsiniz.
    0312 416 7260
    10.5. CHP Depremde Kayıp Olan ve Refakatsiz Kalan Çocukların Takibi Komisyonu
    +90 312 207 41 31
    https://kadinkoalisyonu.org/ 14 [email protected]
  4. ANKARA DEPREM DAYANIŞMA PLATFORMU
    İLETİŞİM LİSTESİ
  5. Barınma
    İshak: 0533 212 7775
    Buse: 0545 123 4103
  6. Çocuk Çalışma Grubu
    Zeynep Betül: 0553 846 1401
  7. Deprem Bölgesine Yardım, Ulaşım, Nakliye
    Kaan: 0544 724 2817
    Osman: 0543 241 1146
  8. Kadın Çalışmaları
    Latife: 0535 872 1921
  9. Eğitim Çalışmaları
    Merve: 0 537 715 57 08
    İnci: 0 536 241 11 40
  10. Engelli Çalışmaları
    Burak: 0554 724 3964
  11. Gençlik Çalışmaları
    Kaan: 0544 724 2817
    Leyla: 0553 707 7877
  12. Gıda, Beslenme, Eşya, Giysi
    Ayşe: 0531 293 1220
  13. Hukuki Destek
    Sinejan: 0555 993 7243 (1 hafta süreyle, daha sonra güncellenecek)
  14. İletişim ve Sosyal Medya
    Devin: 0531 631 8171
    https://kadinkoalisyonu.org/ 15 [email protected]
  15. LGBTİ+ Çalışmaları
    Anjelik: 0 552 424 05 91
    [email protected]
    Mülteci LGBTİ+’lar için: [email protected]
    -Danışmanlık almak istediğiniz dil Farsça ise,
    Salı günleri 10.00-18.00 saatleri arasında 0545 340 8212
    -Danışmanlık almak istediğiniz dil Arapça, İngilizce veya Türkçe ise,
    Perşembe günleri 10.00-18.00 saatleri arasında 0541 720 7923
  16. Mülteci Çalışmaları
    Cemile: 0 554 658 38 49
  17. Psikososyal Destek
    Onur: 0 555 554 03 37
    https://kadinkoalisyonu.org/ 16 [email protected]

Görünmezliğin ötesinde: Büyük doğu Japonya afeti ve Kuzeydoğu Japonya’da LGBT’ler

0

11 Mart 2011’deki Büyük Doğu Japonya Afeti, birçok insanın ölümüne neden oldu. Çok sayıda mülke zarara verdi ve bir o kadar da topluluğu yerinden etti. Afetin ardından birçok insan hala kayıp1. Tahliye, yardım ve yeniden inşa süreçleri2 toplumsal cinsiyete karşı duyarsız bir şekilde ilerledi ve eşitsizlikleri derinleştirdi. Engellilerin, ana dili Japonca olmayanların, çocukların, yaşlıların ve lezbiyen, biseksüel, gey ve transeksüellerin (LGBT) başına ne geldiğine dair bir bilgi yoktu ve sesleri duyulmuyordu. Bu gruplar arasında, LGBT’ler muhtemelen en görünmez olanlardır. Afetten etkilenen vilayetlerden biri olan Iwate vilayetinde doğup büyümüş biri olarak, vilayetimin çeşitli topluluklardan insanlar için kapsayıcı bir yer olmadığını biliyorum. Iwate’de ilk LGBT grubunu kurduktan sonra bile vilayetteki sahil kasabalarında yaşayan LGBT’lerin hayatta kalanlarından neredeyse hiç haber alamamamız dehşet verici. Afet, hayatta kalan LGBT’lerin görünmezliğini ve Japonya’nın kırsal kasabalarında karşılaştıkları zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi.

Hayatta kalan LGBT’lerin görünmezliği 

Japonya’da eşcinsel ilişkiler ve transseksüellik3 cezalandırmasa da, ülkede LGBT’ler afetin öncesinde de görünmezlik, marjinalleştirme, önyargı ve damgalamayle karşılaşıyordu. Japonya Anayasası temel insan haklarını güvence altına alıp, “ırk, cinsiyet, sosyal statü ve etnik köken” temelli ayrımcılığı yasaklıyor fakat LGBT’lerin eşitlik haklarını gözetmiyor. Japonya  yasaları LGBT’leri ayrımcılığa ve tacize karşı korumuyor. Hükümet, son çıkan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Temel Planı’na “cinsel yönelim nedeniyle zor durumda olan veya cinsiyet kimliği bozukluklarıyla yaşayan insanlar” ibaresini ve  son çıkan İntiharı Önleme Tedbirleri’ne “cinsel azınlıkları” dahil etti. Ayrıca, 24 saat açık LGBT yardım hattına para desteği sağladı. Ancak ne hükümet ne de sivil toplum kuruluşları LGBT perspektifini ve LGBT’lerin sorunlarını politikalarına yeterince dahil etmedi. Yaşanan afet, LGBT’lerin maruz kaldığı görünmezliği, ötekileştirmeyi, önyargıyı ve damgalamayı görünür kıldı. Deprem ve tsunamiden iki ay sonra Tohoku’nun kuzeyindeki kıyı kasabalarından birinde yaşayan bir arkadaşım bana afetten sonra bir süreliğine lezbiyen olduğumu tamamen unuttuğunu söyledi. Iwate’nin afetten en çok etkilenen kasabalarından birinde yaşayan bir gey arkadaşıma kimliği nedeniyle herhangi bir zorlukla karşılaşıp karşılaşmadığını sorduğumda, “Kasabamda asla eşcinsel olarak açılmadım. Bunu kimseye söylemedim” dedi. “Bir partnerim vardı. Buluştuğumuz zaman, kimsenin bizi tanımadığı başka bir şehre giderdik. Afetten önce de durum böyleydi. Yani eşcinsel olduğum için herhangi bir zorlukla karşılaşmıyorum. 11 Mart’tan sonra bile. Zaten bu kimliğim yokmuş gibi.”

Afette hayatta kalan LGBT’ler ile ilgili öğrendiğim sadece iki olay var. İlki, bir gönüllü tarafından “tahliye barınağında kılık değiştiren sapkın ibne” olarak tanımlanan bir trans kadın hakkında. İkincisi de bir acil durum barınağında mahremiyet nedeniyle duşu kullanmaktan imtina eden bir trans kişi4. Bunlar, afet öncesinde, anında ve sonrasında kuzeydoğu Japonya’da LGBT olarak yaşamanın ne denli zor olduğuna dair örnekler.

LGBT’lerin herhangi bir ülkedeki herhangi bir toplulukta nüfusun %4-10’unu oluşturduğu söyleniyor. LGBT görünürlüğünün artışı, bir toplumun ne kadar anlayışlı ve kapsayıcı olduğuyla ilişkili. Ben de dahil olmak üzere LGBT’ler Tohoku’daki nispeten daha küçük olan kasabalarda yaşıyoruz. Afetten yaklaşık bir hafta sonra Iwate’deki Gökkuşağı Ağı’nın kurulmasından bu yana, herhangi bir tahliye barınağında kalan, tsunami nedeniyle partnerini, ailesini, işini kaybeden veya evsiz kalan bir LGBT’ye rastlamadık. Bu durumda bizlere, Japonya’nın kuzey kesimindeki toplumun anlayış ve kapsayıcılık düzeyini gösteriyor. Küçük kasabalarda yaşayan LGBT’ler için kimliklerini açık etmek, afetin yol açtıkları olumsuzluklardan bile daha korkutucu bir boyutta.  Açılmanın getireceği, aile ve arkadaşları tarafından reddedilme, işlerini ve evlerini kaybetme, toplumdan soyutlanma ve dışlanma gibi sonuçlardan daha çok korkuyorlar. Birçoğu için kim olduklarını, kime aşık olduklarını, yani kendilerinden ayrılmaz bir parçalarını gizlemek, hayatta kalmak için yegane yol. Büyük Doğu Japonya Afeti’nden sağ kurtulan LGBT’lerle karşılaşmamamızın nedeni de bu olsa gerek.

Afette LGBT’lerin yaşadıkları olası zorlukların tahayyülü

11 Mart 2011’den sonra, Haiti, Şili ve Bangladeş’teki afetlerden sonra afetzedelerle ve LGBT topluluklarıyla çalışan farklı ülkelerden LGBT aktivisti arkadaşlarım benimle iletişime geçti. Ocak 2010’daki Haiti depreminin ardından, bir sivil toplum kuruluşu, LGBT afetzedelere yaşadıkları önyargı ve damgalama nedeniyle ulaşamadıklarını belirtti. Erkek eşcinsellerin yardım malzemeleri almasının daha zor olduğunu çünkü malzemelerin önce çocuklara, yaşlılara ve kadınlara dağıtıltığı bilgisini paylaştı. Şili’deki Şubat 2010 depreminin ardından ise Şili’de trans bir kadının, cinsiyet kimliği nedeniyle geçici konuttan atıldığı bilgisi geldi. Neredeyse her yıl kasırgaların vurduğu Bangladeş’te, LGBT’ler “ailenin ayıbı” olarak görülmekte ve diğer aile üyeleri daha fazla yardım malzemesine ulaşabilsin diye ailelerinden dışlanmaktadır. LGBT’ler ve onların yaşadıkları sorunlar daha görünür hale gelirse, benzeri ihlaller Japonya’da da meydana gelebilir.

LGBT arkadaşlarımla LGBT’lerin yaşadıkları zorluklar üzerine konuştum ve LGBT görünürlüğü daha fazla olsaydı, afet durumlarında ne tür olumsuzluklar yaşanabileceğini tahayyül etmeye çalıştım.

(1) Tıbbi tedaviye erişimin engellenmesi

Tsunami gibi afetler hastaneleri ve ulaşımı yok eder. Hastanelerin yıkıldığı, doktorların hayatını kaybettiği, ilaçlara erişimin mümkün olmadığı bir afet sürecinde, hormon tedavisi veya cinsiyet değiştirme ameliyatı sonrası tedavi gören transların ve HIV/AIDS’le yaşayan eşcinsel ve biseksüel erkeklerin tıbbi tedaviye erişimleri mümkün olmaz. Tohoku’daki bazı translar, aile üyelerinin, arkadaşlarının, meslektaşlarının veya komşularının cinsiyet kimliklerini öğrenebileceklerinden korktukları için kendi şehirleri dışındaki kliniklere gidiyor. Tıbbi tedaviye erişimin durması, hiç kuşku yok ki hayatta kalanların sağlığının bozulmasına yol açacaktır.

(2) Tahliye sığınaklarında “tekinsiz kişi” muamelesi görme

Japonya’da gündelik hayatta kadın ve erkekler için farklı tuvaletler, trafiğin yoğun olduğu saatlerde kadınlara özel tren vagonları gibi ikili toplumsal cinsiyet algısını perçinleyen uygulamalar mevcut. Bir afet durumunda, ikili cinsiyet normlarına uygun bir şekilde giyinmeyen veya davranmayan birinin “tekinsiz” olarak görülmesi, hizmetlere erişiminin engellenmesi muhtemeldir. Normlara uygun olmayan bir görünüme sahip transların tahliye barınaklarındaki geçici tuvaletleri veya banyoları kullanmaya çalıştıklarında “tekinsiz” muamelesi göreceklerini veya tuvalet ve banyo kullanmalarının engelleneceğini tahayyül etmek zor olmayacaktır. Olası haksız muamele ve aşağılanmadan kaçınmak adına tesisleri kullanmaktan çekinecekler ve hijyenlerini sağlayamayacaklardır. İç giyim ve sıhhi malzemeler gibi belirli yardım malzemelerine erişimde de benzer bir ayrımcılığa maruz kalabilirler.

(3) Partnerin ölümünden bihaber olma

Japonya’da eşcinsel çiftler evlenme hakkına sahip değilken, evli olmayan heteroseksüel çiftlerin medeni birliktelik hakkı mevcut. Başka bir deyişle, eşcinsel çiftler Japon yasalarının tamamen dışında. Heteroseksüel evliliklerde veya medeni birlikteliklerde, eşleri afetlerde ölen insanlara haber verilir. Öte yandan, aileleri, arkadaşları, meslektaşları veya komşuları bu ilişkiden haberdar olmayacağı için, LGBT’lerin bir afette partnerlerinin sağlık durumuna ilişkin bir haber alma durumları söz konusu değil. Yukarıda bahsettiğim gizli gey arkadaşım gibi, LGBT topluluğunun çok azı diğer kişilerle ilişkilerini paylaşabiliyor. Eşcinseller partnerlerinin sağlık durumu kritik olsa bile onlardan haber alamaz ve hastanede ziyaret hakları olmadığı için onları göremezler.

(4) Partnerle geçici konutta yaşayamama

Eşcinsel çiftler yasal olarak bir “çift” veya “aile” olarak tanınmadıkları için uzun yıllar birlikte olsalar dahi, onlara aynı geçici konutta birlikte yaşama izni verilmez. Bir felaket durumu dışında bile, eşcinsel çiftler genellikle kamu konutlarında yaşamıyorlar çünkü kimlerin orada yaşamaya “uygun” olduğuna karar veren belediyelerin çoğu, sözleşmeye başvurabilecek kişileri, Japon yasa ve yönetmeliklerince tanınan “akrabalar” veya “ev halkı” ile sınırlandırıyor.

(5) Danışmanlık hizmetinden yararlanamama

Afet sonrası, hayatta kalan kadınların ruh sağlığı ihtiyaçlarını karşılamak için, Kabine Ofisi’ne bağlı Cinsiyet Eşitliği Bürosu yerel kadın merkezleriyle ortaklaşa yüz yüze danışmanlık ve yardım hattı hizmetleri başlattı. Ancak LGBT’ler bu servislerdeki danışmanlara güvenemiyor. LGBT danışanları yargılamadan dinlerler mi? LGBT’lere duyarlı olurlar mı? Medyada ve gündelik hayatta LGBT’lerle alay edildiğini görüyorlar. Bu nedenle, danışmanlık veya yardım hattı hizmetlerinin LGBT’lere duyarlı olabileceğine inanmaları zor. Güvenemedikleri için de ihtiyaç duydukları halde hizmetlerden yararlanmama eğilimindeler.

Görünmezliğin ötesinde

Kadın yardım hattı aracılığıyla afet sonrası hayatta kalan kadınlara danışmanlık veren feminist bir arkadaşım bana şu cümleleri aktardı: “Felaketten sonra kadınlardan çok sayıda telefon aldık ama hiçbiri lezbiyen, biseksüel ve trans kadınlar değildi. Eminim ki arayanlar içinde LBT kadınlar vardı ama bizimle kimliklerini paylaşmadılar. Bence LBT kadınlar sessizliğe mahkum ediliyor.” Afetin Japonya’yı vurmasından bu yana neredeyse on sekiz ay geçti. Ancak, Japonya’nın kuzeydoğusundaki küçük kasabalardaki LGBT’lerin gündelik yaşamları pek değişmedi. Arkadaşımın tarif ettiği gibi, hala görünmezlik, marjinalleşme, önyargı ve damgalama içinde yaşıyorlar. Tohoku felaketi bu gerçeği ortaya çıkardı.

Büyük Doğu Japonya Felaketi Sonrası Yeniden Yapılanma için Temel Kanun5, Afet Önleme Temel Planı6 ve Yeniden İnşa Önerisi7 gibi daha kapsayıcı yasalar ve politikalar, LGBT grupları ve müttefikleri için afet sonrasında nispeten olumlu gelişmeler olarak görülebilir. Sayıları hala az olmakla birlikte sivil toplum kuruluşlarında ve politika üretenler arasında daha fazla insan LGBT seslerini, bakış açılarını ve sorunlarını politika ve faaliyetlerine dahil etme konusunda  istekli. Artık LGBT’lerin kendileri ile ilgili konular hakkında farkındalık yaratmak ve görünmezliklerini kırmak için hükümetle lobi yapma zamanı geldi. Tohoku afetinde olduğu gibi, Japonya’nın diğer bölgelerinde gelecekteki olası afetlerde LGBT’ler yine aynı zorluklarla karşılaşacaktır. Afet durumlarında gündelik yaşamdaki zorlukların arttığını gördük. Gündelik hayatta LGBT’lerin karşılaştığı eşitsizlikler, afet sonrası daha da katmerleniyor. Gündelik hayatta görünmezliğe mahkûm edilenler, afet sonrasında da sessizliğe gömülmek zorunda kalıyor. Biz ya da en azından ben bunun hiçbir yerde tekrarlanmasını istemiyoruz. Görünmezlik, ötekileştirme, önyargı ve damgalama içinde yaşamak LGBT’leri insan onurundan mahrum bırakıyor.

11 Mart 2011’de hayatını kaybeden 20.000 kişi ve ülke genelinde hayatta kalan yaklaşık 343.000 kişi8 arasında, sesleri hiç duyulmayan LGBT’ler de vardı. Hayatlarımızın sessizlikle malul olmaması için kuzeydoğu Japonya’daki LGBT deneyimlerinden öğrenmeli ve kapsayıcı bir toplum için farklı olası müttefiklerle çalışmaya başlamalı ve ne zaman ve nerede olacağını asla bilemeyeceğimiz bir sonraki felakete hazırlanmalıyız.

Azusa Yamashita, LGBT çevrimiçi haber kaynağı ve savunuculuk grubu Gay Japan News’inEş Direktörü ve Iwate Eyaletindeki ilk LGBT grubu olan Iwate Rainbow Network’ün kurucusudur. 2010’dan beri Iwate Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ofisi’nde proje araştırmacısı olarak çalışıyor ve Büyük Doğu Japonya Afeti için Ulusal Kadın Ağı Rise Together’la çalışmalar yürütüyor.

Daha fazla bilgi için  [email protected] adresinden Azusa Yamashita ile iletişime geçebilirsiniz.

DipNotlar

1. Ulusal Polis Teşkilatı’na göre 29 Ağustos 2012 itibariyle 5.869 kişi öldü ve 2.847 kişi kayıp. Bakınız www.npa.go.jp/.

2. Afet sırasında toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili konular için http://risetogetherjp.org/.

3. Cinsiyet kimliğinin aile kütüğüne kaydedilmesini isteyen transların, Cinsiyet Kimliği Bozukluğu olan kişiler için yasa kapsamındaki belirli ayrımcı koşulları karşılaması gerekmektedir. Bu koşullar, insanların belgelenmiş cinsiyet kimliklerini değiştirmeleri önünde engeller oluşturur . Uygun sağlık hizmetleri, bilgiye erişim ve kimlik ifade hakkı sağlanarak bu zorluklarla mücadele edilmelidir.

4. Transseksüellik, cinsiyet kimlikleri, ifadeleri veya davranışları doğumda atanan cinsiyetleriyle farklı olan kişiler için bir şemsiye terimdir. Trans kişiler heteroseksüel, lezbiyen, gey veya biseksüel olabilir.

5. Büyük Doğu Japonya Afetinden Sonra Yeniden İnşaya İlişkin Temel Kanunun 2(2). maddesine bakınız (24 Haziran 2011 tarihli ve 76 sayılı Kanun). Yeniden yapılanma çalışmalarına “kadınlar, çocuklar, engelliler ve diğerleri dahil olmak üzere çeşitlilik gösteren vatandaşların görüşlerinin yansıtılması gerektiğini” söylüyor.

6. Afet azaltma Temel Planı Bölüm 3, Kısım 1’e bakın. “Afet ile ilgili politika oluşturma süreçlerine kadınların katılımının artırılması ve toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısıyla hasar azaltma sisteminin kurulması gereklidir.”

7. Yeniden Yapılanma Tasarım Konseyi, Büyük Doğu Japonya Depremi’ne cevaben, “Yeniden yapılanma girişiminde, kimsenin dışlanmadığı kapsayıcı bir toplum oluşturmak için sesini duyurmakta güçlük çekenlere dikkat edilmelidir” diyor. “Sefalet İçinde Umut” önerisi. (25 Haziran 2011’deki Büyük Doğu Japonya Depremine cevaben Yeniden Yapılanma Tasarım Konseyi’nin önerisinin s. 34. Bkz. www.cas.go.jp/jp/fukkou/pdf/kousou12/teigen.pdf

8. 8 Ağustos 2012 tarihli İmar Dairesi’ne göre.

Azusa Yamashita’nın 2012 yılında kaleme aldığı bu yazı Kerem Selçuk tarafından KaosGL.org için Türkçeleştirdi ve ilk olarak kaosgl.org adresinde yayımlandı.

Afet – Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi’nden afet bölgelerinde çocuk dostu alanlar için çağrı

Afet – Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi, afet bölgelerinde çocuk dostu alanların yaşama geçmesi için kamu kurumlarına, stk’lara ve tasarımcılara çağrı yaptı. Geçici barınma alanları başta olmak üzere afetten etkilenen alanlarda yapacağımız mekânsal düzenlemelerle çocukların ihtiyaçlarını, iyi ve güvende olmalarını önceleyen, bir araya gelerek oynayabilecekleri ve zaman geçirebilecekleri, kendilerini ifade edebilecekleri, çocuk haklarını gözeten çocuk dostu alanlar (ÇDA) oluşturmamızın mümkün olduğunun belirtildiği çağrıda hayat kurtarıcı bilgiler yer alıyor.

Afet bölgelerinde çocuk dostu alanların yaşama geçmesi için detaylı çalışmalara bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Bilgi notunun tamamı için tıklayınız.

Sokaklar da bizim dayanışma da; gitmiyoruz, korkmuyoruz: Ellerimiz Yakanızda!

Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk, basın açıklaması yapmalarına barikat kurarak engel olan sonra da saldıran polislere seslendi: Ellerimiz yakanızda!

Halkevlerinin Hatay Defne’de kurduğu dayanışma alanı hükümetin kararları doğrultusunda tahliye edilmek istendi. Bunun üzerine Ankara’daki genel merkezlerinin önünde basın açıklaması yapmak isteyen Halkevleri üyeleri basın açıklaması yapamadan polis saldırısı ile karşılaştı. Basın açıklaması için duyurulan saat 18.30 iken sivil polisler, bekçiler ve çevik kuvvet polisleri 17.30 itibarıyla tüm güçleriyle alandaydı. Basın açıklamasından haberi dahi olmayan sadece o an o sokaktan geçen insanları bile önce varlığı, sonra kabalığı ile rahatsız eden hükümetin kolluk kuvvetleri; basın açıklamasını yaptırmadığı gibi niyeti güç sahiplerinin yapmadığını yani dayanışmayı sağlamak olan Halkevlerinin Genel Başkanı Nebiye Merttürk’ün de aralarında olduğu 9 kişiyi işkence ile gözaltına aldı.

Basın açıklamasını yapmak üzere binadan çıkmak isteyen Halkevciler bina çıkışında polis barikatıyla karşılaştı. Eylemcilere eylem yaptırmayacaklarını söyleten polislere karşı Nebiye Merttürk, ”Bugün burada bu eylem yapılacak. Biz 23 gündür Hatay’da dayanışmayı örenleriz. Siz kimsiniz? Defolun gidin” dedi. Merttürk “Gitmiyorum, yakana da böyle yapışıyorum” diyerek kararlılığını gösterdi. Kararlılığa ve dayanışmaya tahammülü olmayan hükümetin kolluk kuvvetleri eylemcileri işkence ile gözaltına aldı.

Hatay Defne Parkında Halkevlerinin kurduğu dayanışma ortamını hiçbir deprem bölgesinde sağlayamayan hükümet parkın tahliyesini istedi ancak depremden etkilenen vatandaşları taşımak istedikleri yer hazır değil; altyapı çalışmaları tamamlanmadı, elektrik-su yok, tuvalet-duş yok, sadece 60 civarı çadır var. Yani hükümet valisiyle polisiyle depremde ölmediyseniz sokakta kalın, üşüyün, aç kalın, su içmeyin, duş almayın, öyle ölün diyor. Bunu reddeden dayanışma gruplarına da olanca gücüyle saldırıyor.

Dün akşam saatlerinde gözaltına alınan eylemciler ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Merttürk, susmayacaklarını, dayanışma faaliyetlerine kaldıkları yerden devam edeceklerini ve halka yaşatılanların hesabını soracaklarını belirtti.

Bütün bunlar olurken bizim çok iyi bildiğimiz ama hükümetin her seferinde erk rehavetine kapılıp fark etmediği bir durum var: Sokaklar da bizim dayanışma da! Siz karşılıksız dayanışmayı bilemiyor olabilirsiniz ama biz biliyoruz çünkü biz halkız. Ve Nebiye’nin de dediği gibi: Gitmiyoruz, Ellerimiz Yakanızda! Halkın dayanışmasını engelleyemeyeceksiniz!

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Depremzedeler Ankara’ya göçüyor ama barınamıyor

Veri haberi / veri haberciliği nedir? / Veri haberciliği için ne bilmek gerekir?

0

Veri haberleri, haber raporlamasını bilgilendirmek ve belirli bir konu veya konu hakkında daha derin bir anlayış sağlamak için veri analizinin kullanılması anlamına gelir. Gazeteciliğe yönelik bu yaklaşım, son yıllarda giderek daha fazla sayıda gazeteci ve haber kuruluşu, nesnel ve gerçeklere dayalı habercilik sağlamada verilerin önemini fark ettikçe giderek daha popüler hale geldi.

Haber raporlamada veri kullanımının çeşitli faydaları vardır. Gizli kalıpları ve eğilimleri ortaya çıkarmaya, geleneksel raporlama yöntemleriyle ortaya çıkmayabilecek içgörüler sağlamaya ve iddiaları somut kanıtlarla desteklemeye yardımcı olabilir. Veri analizi bir konuyu anlamak için nesnel ve ölçülebilir bir yol sağladığından, gazeteciler verileri kullanarak önyargıyı azaltmaya ve şeffaflığı artırmaya da yardımcı olabilir.

Veri haberlerinin en önemli zorluklarından biri, verileri genel halk için erişilebilir ve anlaşılır kılmaktır. Gazeteciler, verileri okuyucuların anlaması kolay, açık ve ilgi çekici bir şekilde sunabilmelidir. Bu genellikle, okuyucuların verileri anlamalarına yardımcı olmak için çizelgeler ve grafikler gibi veri görselleştirme araçlarının kullanılmasını içerir.

Veri haberleri, siyaset ve ekonomiden sağlık ve çevre konularına kadar çok çeşitli konuları kapsayabilir. Veri haberlerine ilişkin bazı örnekler arasında eğilimleri ve kalıpları belirlemek için suç istatistiklerinin analizi, hastalıkların yayılmasını izlemek için sağlık verilerinin kullanılması ve pazar eğilimlerini anlamak için ekonomik verilerin analizi yer alır.

Sonuç olarak, gittikçe daha fazla sayıda gazeteci ve haber kuruluşu, nesnel ve gerçeklere dayalı habercilik sağlamada verilerin önemini fark ettikçe, veri haberleri modern gazetecilikte büyüyen bir trend. Gazeteciler, haberciliklerini desteklemek için veri analizini kullanarak karmaşık konuların daha derinden anlaşılmasını sağlayabilir ve haberlerinde yanlılığı azaltmaya ve şeffaflığı artırmaya yardımcı olabilir. Bununla birlikte, verilerin genel halk için erişilebilir ve anlaşılır hale getirilmesi, veri haberlerinin raporlanmasında önemli bir zorluk olmaya devam etmektedir.

Veri haberciliği için ne bilmek gerekir?

Veri haberciliği yapmak için birkaç beceri ve bilgi gereklidir. Bunlar arasında şunlar yer alabilir:

Veri Toplama: Veri haberciliğinde, önce verileri toplamanız gerekiyor. Bunun için, kamu verilerini, açık verileri, araştırma raporlarını, veritabanlarını ve diğer kaynakları araştırmanız gerekebilir.

Veri Analizi: Toplanan verileri analiz etmek ve anlamlandırmak için temel veri analizi becerilerine sahip olmak önemlidir. Bu beceriler arasında, veri görselleştirme, temel istatistik ve analitik düşünme becerileri yer alabilir.

Veri Gazeteciliği: Verileri habercilikle birleştirerek, hikayeleri anlamlı bir şekilde anlatmanız gerekiyor. Bu nedenle, haber yazma, röportaj yapma, araştırma yapma, doğrulama yapma, nesnelik ve etik konuları da dahil olmak üzere gazetecilik becerileri gereklidir.

Teknolojik Beceriler: Veri haberciliği, teknolojik araçlar ve kaynaklar kullanılarak yapılır. Bu nedenle, veri görselleştirme araçları, veri tabanı sorgulama araçları, programlama dilleri gibi teknolojik beceriler gerekebilir.

Konulara Hakimiyet: Veri haberciliği konuları oldukça geniştir ve birçok farklı konu ile ilgilenebilir. Bu nedenle, habercilik konularında, özellikle de konuların temel yapıları, konuların tartışmaları ve kaynakları hakkında bir anlayışa sahip olmanız önemlidir.

Sonuç olarak, veri haberciliği yapmak için, veri toplama, veri analizi, veri gazeteciliği, teknolojik beceriler ve konulara hakimiyet gibi birkaç beceri ve bilgiye sahip olmak gerekir. Veri haberciliği, önemli ve etkili bir gazetecilik türüdür ve verileri kullanarak hikayeleri anlatan ve sorunları çözmeye yardımcı olan yeni ve heyecan verici bir alan olarak görülmektedir.

Bu yazı ilk olarak onurmetin.com.tr adresinde yayımlanmıştır.

Yaşadık, tanık olduk, tarihe de not düşülsün: Kutsal Motor’un not defterinden depremin 1. günü

0

Deprem sürecindeki beceriksizlikler, ihmal, yalnız bırakılarak ölüme terk edilenler ve bu devasa acının ortasında bile hala çıkar gözetenler… Belki de çoğumuz için acının en deriniydi bu süreçte olanlar ama insan yaşayabilmek için alışmaya da unutmaya da meyilli. Bu yüzden hafızaya ve hafızanın kaydına ihtiyacımız var hesap sormak için.

Eskiden yas, 40 gün ya da daha uzun bir zaman boyunca sürermiş. Şimdi maalesef 1 ay bile geçmeden kapılıyoruz hayatın curcunasına, rutinimize. Bu çağın getirdiği bir şey galiba, insan bir şey diyemiyor ama bu sefer hatırlamamız ve aklımızdan çıkarmamamız gereken bir şey var: tüm bunlar sadece doğal bir afetin sonucu değildi. İşte bu noktada Kutsal Motor’da, yaşarken yazılan bu tarihe belge niteliğinde bir video yayınlandı. Unutmayalım diye yetişmeyenleri, sessiz kalanları, aç bırakılan insanları önce yağmacı ilan edip sonra mültecilerin üzerinden provokasyon yaratan ve esas sorumluların konuşulmasına mani olanları… Video aşağıda. Evet, tüm bunlar yaşandı, yaşadık ve tanık olduk ama tarihe de not düşülsün ve hiç unutmayalım yapılanları.

İlgili kurumlara değil; Halkımıza sesleniyoruz: Geleceğimizin de yıkıma uğramaması için bu akıl dışılığı hep birlikte durduralım!

0

6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen depremlerin ardından mesleki ve teknik bilgimizi halkımızın hizmetine sunmak adına ilgili kurumlarla işbirliğine hazır olduğumuzu belirterek, ürettiğimiz rapor ve dosyalar ile sürece katkı sunmaya çalıştık. Üzülerek ifade etmek isteriz ki tüm bu çabalarımız karşılık bulmadığı gibi akıl ve bilimle bağdaşmayan, alelacele kararlar birbiri ardına alınmaya devam etmektedir.

Bugün Resmi Gazete’de (24.02.2023/32114), deprem bölgesinde yerleşme ve yapılaşma hususlarını belirleyen 126 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayınlanmıştır. Bu kararnamenin 2. Maddesi (4) numaralı bendi uyarınca köy yerleşim alanları dahil, kesin iskan alanlarında ve mevcut kentsel alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca onaylanacak plan ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüdü raporu doğrultusunda Bakanlıkça onaylanacak vaziyet planına ve düzenlenecek yapı ruhsatına göre uygulama yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu düzenleme planlama meslek alanını yapılaşma sürecinden tamamen dışlayan, kentleşmeyi ve kentsel yaşamı tamamen yer bilimsel verilere bağlı kurgulanacak bir mühendislik olgusu olarak gören sığ ve akıl dışı yaklaşımdır. Yapılaşma süreçlerine ilişkin 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri tamamen devre dışı bırakan ve yöre halkının katılım ve itiraz imkânlarını ortadan kaldıran bir süreç başlatılmıştır. Bununla birlikte yürürlükteki mer’i mevzuat gereğince imar planı yapım sürecinde yerine getirilmesi gereken birçok analize, çalışmaya ve kısıtlara uyma zorunluluğu da ortadan kaldırılmıştır.

Yalnızca konut alanlarının bir an önce inşa edilmesi konusuna odaklanmış; en temel bilimsel ve teknik gereklilikleri bile dışlayan bu yöntemle kadim bir geçmişe sahip kentlerimizin yeniden inşa edilemeyeceği açıktır. Yüzlerce yıl boyunca yaşamlarımızı sürdüreceğimiz kentlerimizde nitelikli, refah düzeyi yüksek yaşam alanları kurgulamak adına yapılması gereken en temel iş; kır-kent ilişkisini, sosyal yaşamı, kent kültürünü, kent ekonomisini ve yöre halkının tüm gereksinimlerini kapsamlı bir biçimde ele alan bütüncül bir planlama sürecini başlatmaktır.

Şehir Planlama mesleğini dışlayarak kent inşa etmeye çalışma düşüncesi başarısız olmaya mahkumdur.

İlgili makamların planlama meslek alanının tüm gerekliliklerini reddeden, planlamayı sadece süre kaybı olarak gören, yaşanan kayıplardan, felaketten ders çıkarmayan bu anlayışı karşısında tüm halkımıza sesleniyoruz: Geleceğimizin de enkaza dönüşmemesi için bu akıl dışılığı birlikte durdurmaya; yaşam hakkımıza, bilime, tekniğe, geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Şehir Plancıları Odası: Kent bir yılda inşa edilebilir mi?

Erdoğan deprem bölgesinde yaptığı açıklamada 1 yıl süre istediğini, bu sürede Hatay’ı yeniden inşa edeceklerini söylemişti. “Sağlam ve az hasarlı binalarda hayatın normalleşmesini sağlayacak adımları atıyoruz. Çadır kentlerde ve konteyner kentlerde barınan vatandaşlarımızı 1 yıl içinde inşa edeceğimiz sağlam, güvenli huzurlu konutlarına taşımaya başlayacağız” şeklinde konuşan Erdoğan ortamlarda merak uyandıran bu sözlerinin niteliği ile bizi yine şaşırtmadı. TMMOB Şehir Plancıları Odası açıkladı, evet doğru tahmin ettiniz, kent bir yılda inşa edilemez!

TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın açıklaması şöyle:

  1. Kentler, yüzyıllarca süren sosyal, kültürel, siyasal etkileşimlerin ve toplumsal inşa süreçlerinin ürünleri olarak ortaya çıkarlar.

Kent kültürü, kent kimliği, kentlilik bilinci, kente karşı hissedilen aidiyet, kentsel bellek gibi kavramlar kenti kent yapan temel kavramlarken diğer taraftan toplumsal kimliğin oluşmasının da temel unsurlarıdır.

  1. Kentler yalnızca barınma değil aynı zamanda sosyalleşme, çalışma, kendini yeniden üretme alanlarıdır.

Bu çerçevede kentlerin insanların istihdam, ulaşım, konaklama, rekreasyon, sağlık, eğitim gibi farklı ihtiyaçlarına cevap verebilmesi gerekir.

  1. Sadece zemini sağlam olduğu için tarihsel bağlamından kopuk biçimde birbirine benzeyen yeni konutlar inşa ederek elde edilen “yapılı çevre” kent olarak tarif edilemez.
  2. Tüm bu süreç sonunda, bahsedilen rakamlara ulaşılsa dahi, kentlerin beton mikserleriyle inşa edileceğini düşünen anlayış başarısız olmaya mahkumdur.
  3. Yıkım yaşayan yerleşimlerde yıkıma sebebiyet veren tüm sorunlar analiz edilmelidir. Deprem sonrası ortaya çıkan demografik değişimin boyutu ortaya çıkarılmalıdır.

Yaşadığımız yıkım kent ölçeğinde olduğu için, yeniden inşa da kent ölçeğinde düşünülmelidir.

  1. Halihazır haritaların, yerbilimsel etütlerin güncellenmesi gereklidir.

Depremden zarar gören kamu yapıları, hastaneler, okullar, sosyo-kültürel tesisler ve fiziki altyapıya ilişkin analiz çalışmaları yapılmalıdır.

Sağlıklı fiziksel inşa süreçleri ancak tüm bu analizler yapıldıktan ve veriler güncellendikten sonra sakınım önlemlerini içeren bütüncül planların katılımcı bir şekilde hazırlanması, onaylanması ve kamuoyuyla paylaşılması sonrası mümkündür.

  1. Bu nedenle, bir yılda belli sayıda bina inşa edilebilir ama bir yılda kent inşa edilemez.
  2. Olması gereken; kısa ve orta vadede nitelikli geçici barınma alanları kurgulanarak depremzede yurttaşların temel ihtiyaçlarının giderilmesi; yüzyıllar boyunca yaşayacağımız kentlerin aceleye getirilmeden, kimliksizleştirilmeden, akılla, bilimle, planla ve toplumsal olarak yeniden ayağa kaldırılmasıdır.

TMMOB Şehir Plancıları Odası

Mor Mekan’da depremden etkilenen kadınlarla örgü atölyesi

Kadın Savunma Ağı 6 Şubat’tan beri gerek deprem bölgelerinde gerek depremden etkilenen ve başka kentlere göçen yurttaşlarla dayanışma gösteren kadın örgütlerinden biri. Depremin ilk gününde bölgelere giden gönüllüleri ile hem afetten etkilenenlerle dayanışma içinde olan hem de kentlerin yeniden inşa sürecinde aktif olarak rol oynayan Kadın Savunma Ağı bugün kadınların mekanı Mor Mekan’da depremden etkilenen kadınlarla buluşmak için Örgü Atölyesi düzenledi.

Mor Mekan, Ankara’da civar otellerde barınan depremzedelerin de uğrak noktası. Kadın Savunma Ağı gönüllülerinden Fidan Gözaçan atölyenin biraz da karamsar havayı dağıtmak için organize edildiğini söyledi. Gözaçan; “Depremin olduğu gün itibarıyla sürekli dayanışma içindeyiz. Toplumsal bir yıkımın içinden geçiyoruz. Psikolojik açıdan da çok zayıfladığımız, kendimizi çok karamsar hissettiğimiz bir dönemdeyiz. Hayatı yeniden inşa edecek gücün biz kadınlarda olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden biraz moralimizi düzeltmek depremden etkilenen yurttaşlarla dayanışma içinde olup yaptıklarımızı bir kermes haline getirip satmak olur. Bu atölye bunların başlangıcı. Karamsar havayı biraz dağıtmak ve dayanışmak için bu atölyeyi yapıyoruz.” şeklinde konuştu.

Devlet yoktu Kadın Savunması vardı. Kadın kadının yurdudur diyerek ve Fidan’ın dediği gibi hayatı yeniden inşa edecek gücün biz kadınlarda olduğunu bilmenin verdiği cesaretle önce yaralarımızı saracağız, sonra da bozuk düzeni yeniden kuracağız!

Yaşasın kadın dayanışması!

Kaynak: Sendika.Org/Ankara

Deprem seferberliğine katılan gönüllülere psikolojik ilk yardım eğitimi

Depremler ve devamında başlayan göçlerle birlikte depremden etkilenen çocuk ve yetişkinlerle nasıl iletişim kurulması gerektiği, dikkat edilmesi gerekenler önem arz ediyor. Türkiye’nin dört bir yanına göçmeye başlayan depremden etkilenenlere yönelik psikolojik ilk yardım eğitimi de özellikle toplumsal seferberliğe katılan gönüllüler için önemli bir ihtiyaç haline geldi.

Halkevleri bu konuda bir adım atarak herkesin ulaşabileceği bir eğitim programı hazırladı. “Depremden etkilenenlerle çalışan, temas eden, uzman olmayan gruplara yönelik psikolojik ilk yardım eğitimi” başlığıyla yapılacak eğitimleri Türk Psikologlar Derneği Afet ve Kriz Birimi’nden Uzman Psikolog Ceylan Akgün ve Doç. Dr. Banu Yılmaz verecek. Eğitimler 22 Şubat Çarşamba, saat 10.30 itibariyle başlayarak bir ay boyunca her çarşamba aynı saatte tekrarlanacak.

Eğitim tarihleri ve saatleri şöyle:

  • 22 Şubat Çarşamba 10.30-13.00
  • 1 Mart Çarşamba 10.30-13.00
  • 8 Mart Çarşamba 10.30-13.00
  • 15 Mart Çarşamba 10.30-13.00

Katılmak isteyenler için kayıt formuhttps://t.co/6V531TFF2A

Kaynak: Sendika.org