Ana Sayfa Blog Sayfa 7

Ankara’nın ilk, Türkiye’nin ikinci Botanik Parkı imara mı açılıyor?

Prof. Dr. Yüksel Öztan’ın Ankaralılara mirası, 3. derece doğal sit alanı olan Ankara’nın ilk botanik parkı bakanlığın onay vermemesine rağmen ticarete açılıyor. Proje için müellif onayı alınmadı, mimarlar konunun dışına itildi. Bakanlık projede aykırılıklar buldu, belediye aykırılıklar giderilmezse işlem yapacağını bildirdi. Türkiye Biyologlar Derneği ise onaysız eko kafeyi Ağustos sonunda açmayı planlıyor.

Özel Haber: Gamzegül Kızılcık

65 bin metrekarelik büyük bir alanda yer alan Botanik Park, içinde yüzlerce ağaç, odunsu bitki ve çok çeşitli çiçeğin yanı sıra bir de sera barındırıyor. TBMM bahçesini de yapan Türkiye’nin öncü biliminsanlarından Prof. Dr. Yüksel Öztan’ın tasarımıyla 70’li yıllarda hayata geçen Botanik Park Ankara’nın hem doğal hem tarihi anlamda önemli bir değeri. Park içinde bulunan sera uzun yıllar atıl bir şekilde bekledi. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ise 2022 Eylül’de açık ihale yoluyla alanı kiraya vereceğini ve tadil ettireceğini duyurdu. İhaleyi[1] Türkiye Biyologlar Derneği aldı ve bir proje hazırladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı koruma kurulu projede yer alan eko kafeyi onaylamadı, sera yeri sera olarak kullanılsın dedi. Ancak inşaat ve hazırlıklar devam etti. Bakanlığa bağlı kurul alanda yaptığı denetimler sonucu aykırılıklar buldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi Emlak İstimlak Dairesi eğer aykırılıklar giderilmezse işlem yapacaklarını kiracıya bildirdi. Kiracı dernek yetkilileri ise herhangi bir aykırılık olmadığını belirtiyor, bazı dernek yetkilileri ise soru sormaya devam edince hakaret ediyor. Bazen görünen köy kılavuz istemiyor, yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor ve aslında minareyi çalan kılıfını da hazırlıyor.

Parkın sorumlusu Ankara Büyükşehir Belediyesi, ihaleyi alan dernek, ilgili bakanlık ve konunun uzmanı olan biliminsanları ile Botanik Park’ta olanların detaylarını konuştuk.

Botanik Park’ın doğasını ranta açan ihale

Botanik Park içindeki sera yerinin tadilatı; Eylül 2022’de Emlak İstimlak Daire Başkanlığı’nın Şehrin Muhtelif Yerlerinde Yer Alan İş Yerlerinin Kiralanması İşi başlığı altında açık ihaleye çıktı. Botanik Park’ın içinde bir işyeri yok esasında ama nedense belediye sera tadilatını bu başlıkla ihaleye çıkardı. Sonuçta ihaleye yalnız bir adet teklif geldi: Türkiye Biyologlar Derneği İktisadi İşletmesi ihaleyi aldı. KDV dahil yıllık 667 Bin Lira kira bedeli biçilen alanın kira sözleşmesi 3 yıllık. Sözleşmede; kiralanan alanın mevcut hali ile kullanılması ve mevcut hali olan sera yapısının korunması, sera tadilatı için planlanan 3 Milyon Lira’lık bedelin kiracı tarafından karşılanacağı, kiralanan alanın herhangi birine devredilemeyeceği, kiralayan kişinin kendine herhangi birini ortak alamayacağı, kiralanan alanı kendi hariç herhangi birine işlettiremeyeceği belirtiliyor. Peki o halde botanik parkı içindeki bu ticari alanı kim işletecek?

Alanın yalnızca kendi amacında yani sera yeri olarak kullanılması sözleşmenin kesin kurallarından biri ancak bir sonraki maddede şöyle söyleniyor: Sera yerinin yan tarafındaki 25 metrekarelik alana kiracı tarafından hareketli yapı yerleştirilerek çay ve meşrubat satışı yapılabilecektir. Hareketli yapının önünde bulunan 50 metrekarelik açık alan da kiracı tarafından kullanılabilecektir. Peki, bu madde ne için var? Parkın en çok korunması gereken özelliklerinden biri olan sessizliği ve sükuneti[2] ile parkın doğal ortamı 50 metrekarelik boş alanda yapılacak etkinlikler ve ticari faaliyetler esnasında nasıl korunacak? Projede onaylanmayan eko kafenin sözleşmenin alt maddelerine hareketli araçla meşrubat satışı olarak eklenmiş olması neyi değiştirir?

İhaleci diye meslek, tek kişilik anonim şirketi olur mu?

İhale Eylül 2022’de yapılıyor, ihaleyi alan şirket, Botanik Sera Gıda İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi ismi ile ihaleden 1 ay sonra Ekim 2022’de açılıyor. İlgi çekicidir ki söz konusu şirket tek kişilik bir anonim şirket; kurucusu da, yönetim kurulu başkanı da Aziz Karadağ. Anonim şirketler en az 5 kişi ile kurulabiliyorken 2012’de yürürlüğe giren yasaya göre tek kişilik de anonim şirketi kurmak mümkün. 

İhale videosunda dernek başkanı dışında bir kişi daha var. İlgililerin ihaleci diye tanımladığı kişi kira sözleşmesinde dernek vekili olarak adı geçen Levent Aydın. Kendisinin tebligat adresi ile mesleğine ilişkin bilgilere ise ulaşamadık.

“O zaman sen bu haberi yayınla ben de sana dava açayım”

Bu duruma istinaden Aydın’a ulaştım ve kendisinden neden ihaleci diye bahsedildiğini, Botanik Parkta yapılan çalışmada ve seranın işletilmesinde ne gibi bir rol üstlendiğini sordum, beni pazar günü çaya davet etti. Davetini kabul ettim ancak bazı soruların cevabını haberimde yer vermek üzere rica ettiğimi söylediğimde ise sıralı şekilde şu ifadeleri kullandı: “Biz oraya tarım okulu açıyoruz. Ben sponsordan 7 milyon para buldum sen kim oluyorsun lan? O zaman sen o haberi yayınla ben de sana dava açayım. Terbiyesize bak!” Tehdit ve hakaretler nedeniyle telefonu kapattım.

Türkiye Biyologlar Derneği’nin Ankara Temsilcisi olduğu bilgisine ulaştığımız Aydın’ın, bir sivil toplum örgütünün temsilcisi olarak tanınmasından daha çok ilişkili olduğu ticari işler ve ihaleler ile anılmasını ayrıca değerlendireceğiz.

İhsan Soytemiz: “Birileri ortalığı karıştırıyor”

Aylık 55 bin kira (ilk yıl için, sonraki yıl TÜFE oranında artış olacak) ve 3 milyonu aşkın tadilat masrafı nasıl karşılanacak? Ankara’nın ilk botanik parkının serası atıl kalmasın diye mi bu kadar masraf yapılacak, yani bu bir kamu hizmeti mi? Çay ve meşrubat satarak 55 bin aylık kira ödenecek bir alanda kaç kişinin bulunup kaç içecek satın alması gerekiyor? Sadece hareketli bir yapı ile yapılacak satış sonucunda parka günlük yaklaşık kaç kişinin girmesi planlanıyor veya umuluyor? Bu soruları alanı kiralayan Türkiye Biyologlar Derneği Başkanı İhsan Soytemiz’e sordum.

Soytemiz, alanı dernek olarak atıllığından kurtarmak, yeniden hizmete açmak istediklerini, bu alanda elbette sadece çayla meşrubatla kazanç planlamadıklarını, aynı zamanda çeşitli atölyeler, dersler ile de kazanç sağlayacaklarını belirtti. Zehirsiz Sofralar Platformu çatısında toplanan pek çok STK’nın bu alanda yapılacak çalışmalara katılacağını belirten Soytemiz toprak, bitki yetiştirme ve konferanslar yapılacağını da ekledi. “Ayrıca birileri bu konudan rahatsız ve ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar halbuki burayı kim neden bu kadar para ile alsın ki ancak bir STK yapabilirdi o da biziz” diyen Soytemiz ayrıca kira sözleşmesinde belirtilen tadilat bedelinin çok üzerinde masraf yaptıklarını şu an harcamalarının 5 milyonu geçtiğini de aktardı. Parkın açılışını Ağustos sonunda yapmayı planladıklarını belirten Soytemiz ABB’nin gelip elektrik, su ve doğalgaz bağlamasını beklediklerinin ve hatta belediyenin bu hizmeti vermekte de biraz geç kaldığının altını çizdi. Soytemiz, haberimde kullanmam için gönderdiği metinde şu ifadelere yer verdi: “Ekolojik eğitimler, uygulama atölyeleri, toprak ve böcek okulları, kültür ve bilim etkinlikleri, bilim kafe ve eko-kafe hizmetleriyle Botanik Park ve Botanik Sera önümüzdeki Eylül ayı itibariyle Ankaralıların yeni gözde mekanlarından biri olmaya aday.”

Dernek Başkanı İhsan Soytemiz, serada ara kat yapılmış olmasına dair de seranın girişinin yine sera olarak kullanılacağını ancak üst katının kütüphane olacağını söyledi. Peki, özel bir sistemle ısıtılacak olan, içinde yaz kış yaşayacak bitkiler olan serada hem bitkiler hem kitaplar aynı anda nasıl güvende olacak? Seranın işlevi yalnız sera olmalı iken ek adımlar atılmasının sebebi nedir?

Öte yandan imara açık olmayan bir bölgeye elektrik, su ve doğalgaz bağlanacak. Eğer bağlanıyorsa o halde Botanik Park imara mı açılıyor diye düşündüm ve ABB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Koordinatörü Volkan Memduh Gültekin‘e danıştım: “Botanik parkın imara açılması için koruma kararının kaldırılması gerekiyor. Nasıl kurul kararı olan yerlerde (örneğin Ankara Kalesi) bu hizmetler sağlanabilirse burada da sağlanabilir. Koruma olan yerlerde kurulun onayıyla bağlanabiliyor ve bu imara açıldığı anlamına gelmiyor” dedi. Haberimde ulaştığım bilgi ve belgelerin büyük bir kısmını bana belgelerle anlatan, haberimde yanlış bilgi olmaması için yardım istediğim belediyeyle alakalı her konuda bana elinden gelen desteği sunan Gültekin, bu haberin tarafları arasında en nazik ve etik insandı. Kendisine destekleri için teşekkür ediyorum.

Projenin orijinal hali korunamadı, müellifinden onay alınmadı

Mimari yapıların projelerinde yapılacak değişiklikler için proje sahibi mimarın onayı gerekiyor. Kişi artık hayatta değil ise varisi proje müellifi oluyor. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre[3]Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz.” Projenin mimarı Prof. Dr. Yüksel Öztan ne yazık ki 2010 yılında aramızdan ayrıldı. Öztan’ın oğlu Ömer Öztan müellifliği devraldı ancak Prof. Dr. Halim Perçin “Kararları ortak alıyoruz Ömer Öztan ile bu konuda ortak hareket ediyoruz” dedi. Botanik Park hayata geçirilirken Prof. Dr. Öztan’ın asistanı olan Perçin, projede yapılacak değişiklikler için bir onayları ve rızaları olmadığını belirtti. Öte yandan Ömer Öztan’a defalarca konu hakkında onayı olup olmadığının sorulduğunu, onay vermediğini buna rağmen istediklerini yaptıklarını bu yüzden de Öztan’ın sitemli olduğunu ekledi.

ABB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Proje ve Yapım İşleri Müdürü Alparslan Zorlu ise proje müellifinden onay alma gereği bulunmadığını çünkü mevcut müellifin mimar değil mühendis olduğunu ve mesleki disiplin farkı olması sebebiyle onaya ihtiyaç duyulmadığını belirtti. Daha önceden neden onay istendiğini sorduğumda ise “Ayıp olmasın diye etik olarak sorduk” dedi.

Öte yandan 2014 yılında, proje müellifleri yani Prof. Dr. Yüksel Öztan’ın ailesi ABB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığına hitaben bir dilekçe yazdı. Bu dilekçede müellifler, projede yapılacak değişiklikler, bitki serası olarak yapılan yapıda ticari faaliyet yapılmasına asla onay ve rızaları olmadığını belirtti.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi belediyenin iletişimsizliğinden rahatsız

Mimarlar Odası konu hakkında ABB ile defalarca iletişime geçmeye çalıştıklarını ancak belediyenin başvurularına cevap vermediğini söyledi. MO Ankara Şubesi’nin, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında belediyeden öğrenmek istedikleri özetle:

  • Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonun 26.10.2020 gün ve 176 sayılı kararındaseracılık ve kafeterya hizmetlerinin aynı mekan içinde yapılması uygun olmayacağından projedeki ekokafe olarak nitelendirilen kısmın iptal edilmesişeklinde vermiş olduğu karara istinaden proje üzerinde de SERA yapısının devamının yapılması şeklinde vermiş görüş ve imzaları olmasına rağmen, şu ana park alanı içerisinde devam eden çalışmaların o bölümünde kafeteryaya hizmet verecek bir inşaat niteliğinde olduğu konusunda izlenimler elde edilen hali ile inşaat çalışmalarının hummalı bir şekilde devam etmesi.
  • Proje Müellifi varislerinin onayı olmadığı halde projenin onaylanmış ve bunun bir suç olması.
  • Söz konusu alan Biyologlar Derneği Botanik Sera A.Ş. isimli bir ticari yapılanmanın sorumluluğunda. Kamusal bir alan olan ve koruma statüsü ile başkent Ankara’nın en güzide açık-yeşil alan sistemlerinden biri olan Botanik Parkında yer alan bu tabela ve böylesi bir ticari yapılanmanın ne olduğu, hangi vasıfla bu tabelayı kamu alanına yerleştirdiği anlaşılamamıştır. Bu konunun açıklığa kavuşturulması ve kamuoyu bilgilendirilmesi yapılması.

Ahmet Demirtaş: Belediyenin görevi ihale ve kiralama değildir

Orman mühendisi Ahmet Demirtaş ise parkın doğasına aykırı davranışları onaylamadığını ve belediyenin bu alanda bir tadilat gerekliyse kendi yapması gerektiğini belirtti. Demirtaş eleştirilerine şöyle devam etti: “Belediyenin görevi kamusal alanları yönetmek; park, bahçe ve bulvarları insanların kullanımına hazır hale getirmektir, ihaleye verip kiralamak değil. Özelleştirmeci yaklaşımların sonucu o bölgelerin tahribatı ve yok oluşudur. Yani, Ankara’ya ait bir kamu varlığı olan 50 küsur yıllık botanik park özelleştiriliyor. Oysa belediye burayı halkın daha çok yararlanabileceği hale getirmeli, ağaçları korumalı, sulamalı ve sağlığını takip etmelidir.”

ABB Proje ve Yapım İşleri Müdürü Zorlu parkın envanterinin bulunmadığını ancak çalışmalarının devam ettiğini ve bir ay içinde tamamlanacağını kaydetti. Bu konuda Demirtaş, “belediyede mutlaka envanter vardır” dedi ve ABB Yayınevinden çıkan Ankara Park ve Bahçeleri Egzotik Ağaç ve Çalıları başlıklı kitapta 52 tür olduğunu söyledi. Demirtaş’la Botanik’te dolaştık ve 92 çeşit odunsu tür ile karşılaştık.

Ankara’nın ilk Türkiye’nin 2. Botanik Parkı

Ankara’da 1970 yılında yapılan Botanik Park herhangi bir sıralamaya girememiş olsa da Ankara’nın ilk Türkiye’nin de ikinci Botanik Parkı. Parkın tasarımı 1970 yılında Prof. Dr. Yüksel Öztan tarafından yapılıyor. Prof. Dr. Öztan, peyzaj mimarlığı alanında Türkiye’nin en yetkin biliminsanlarından biri. O dönemde söz konusu alan, Ankara Belediyesi’nin[4] elinde bulunan en büyük boş arazi. Öztan, Çankaya Botanik Parkı için bu alanı seçme sebeplerini Ankara-Çankaya Vadisi’nin Botanik Bahçesi Olarak Kullanış İmkanı ve Planlama Prensiplerinin Tesbiti Üzerine Bir Araştırma başlığıyla, 1972’de Ankara Üniversitesi Basımevinden çıkan çalışmasında “vadinin mikroklimatik özelliklere sahip olması, şehir içindeki yeri, çevre bağlantıları ve Ankara Belediyesi’nin elindeki en büyük boş arazi olması” şeklinde açıklıyor.

Botanik Parkı’nın tasarımcısı Prof.Dr. Yüksel Öztan’dan parkın planı önünde bir hatıra fotoğrafı, 1972… Kaynak

“Botanik bahçesinde sakin bir bilimsel atmosfer ana karakter olmalıdır.”

Prof. Dr. Öztan çalışmasında, “Ülkemizde İstanbul Üniversitesi Botanik Enstitüsüne bağlı küçük ölçekli bir örnekten başkasını göstermek maalesef mümkün değildir.” diyor. Türkiye’nin ilk Botanik Bahçesi 1935’te kurulan İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’dir. Başka örnek olmadığından Türkiye’nin 2. Botanik Parkı da 1970 yılında Prof. Dr. Yüksel Öztan tasarımında, Adana Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarisi Kürsüsü ile Ankara Belediyesi Bahçeler ve Parklar Müdürlüğü’nün işbirliğinde yapılan Çankaya Botanik Parkı’dır. Ne üzücü ki Çankaya’da bulunan botanik park hakkında bu bilgilere kolayca ulaşmak mümkün değil. Ne belediyenin sitesi ne bir haber, ne de bir google bilgisi… Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı konuyla ilgilenmiyor. Konunun uzmanları mimarlar ve peyzaj mimarları konuya dahil edilmiyor… Hatta Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bünyesinde bir Milli Botanik Bahçesi Müdürlüğü var fakat bu müdürlük sadece yapımı devam eden Ankara’nın ilk Milli Botanik Parkı ile ilgileniyor. Hala yapılan bir alanın ilk oluşu 2011’den beri, her haber sitesinde bir zaman gündem olmuş. 1970 yılından beri ülkenin başkentinde, cumhuriyetin göbeğinde yer alan bir botanik park hakkında bilgiye ulaşmak içinse mücadele vermek gerekiyor.


[1] https://ankara.com.tr/izle/emlak-istimlak-dairesi-baskanligi-sehrin-muhtelif-yerlerinde-yer-alan-is-yerlerinin-kiralanmasi-isi-5846
[2] Öztan kitabında şöyle diyor: “Botanik bahçesinde sakin bir bilimsel atmosfer ana karakter olmalıdır.”
[3] https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.5846.pdf
[4] https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5216.pdf

Akbelen Ormanı TBMM Olağanüstü Genel Kurulu İçin Bilgi Notu

0

Geleceğini düşünenler Akbelen için mücadele ediyor. Yaşam Savunucuları TBMM’nin Akbelen gündemi ile olağanüstü toplanması için çağrı yapmış ve eklemişti: Koltukları boş görmek istemiyoruz! Direnen yaşam savunucularının çağrısı karşılık buldu. Meclis bugün, 8 Ağustos 15.00’da Akbelen gündemiyle toplandı. Toplantı devam ediyor.

İkizköy Çevre Komitesi’nin hazırlayıp paylaştığı Akbelen Ormanı TBMM Olağanüstü Genel Kurulu İçin Bilgi Notu şu şekilde:

Muğla ili, Milas ilçesi İkizköy mahallesi sınırları içinde bulunan Akbelen Ormanı, ormanı çevreleyen köylerin yaşam alanları, tarım alanları ve zeytinlikler sadece 4 yılda tükenecek bir kömür rezervi için yok ediliyor. İkizköylüler 2019 yılından beri yürüttükleri idari ve hukuki mücadele ve son iki yıldır sürdürdükleri çadır nöbeti ile Akbelen Ormanını ve tarım topraklarını, havayı, suyu ve toprağı durmaksızın genişleyen kömür madenine ve bölgedeki ter mik santrallere karşı korumaya çalışıyor. İkizköylüler açtıkları altı dava ile hukuki olarak haklarını ararken, bir yandan da ormanda hukuk dışı bir kesimi önlemek için tam 738 gün boyunca çadırda nöbet tuttu. Bütün bu çabalara rağmen Orman Genel Müdürlüğü’nün emri ile 24 Temmuz 2023 günü sabah saat 05.45’te kolluk kuvvetlerinin eşliğinde alana giren kesimciler, binlerce ağacı 10 gün gibi kısa bir sürede yok ettiler. Mevcut durumda İkizköylüler Akbelen Ormanının toprağını, ağaçlar dışındaki bitki örtüsünü, hayvanlarını korumak ve ormanın madene tahsisini önlemek üzere mücadeleye devam etmektedirler.

İkizköylülerin öncelikli ve ivedi talepleri Tarım ve Orman Bakanı tarafından YK Enerji AŞ adlı şirkete verilmiş Akbelen Ormanını maden işletmesine tahsis eden iznin iptalidir.

Akbelen Ormanı mücadelesi ülkemizde uzun zamandır süren kamu karşıtı politikalara karşı güçlü bir itirazdır. Şirketler yararına gerçekleştirilen kamulaştırmalar ile kırda yaşayan, tarımla geçimini sağlayan ve nüfusu hızla düşen köylülerimizin haklı itirazı; plansız ve ekolojik perspektiften yoksun madencilik, enerji, yapılaşma politikaları ile talan edilen doğal alanların, ormanların, zeytinliklerin çığlığı, kömürle zehirlenen, hastalanan, yakınlarını genç yaşta yitirenlerin yaşam mücadelesidir.

İkizköylülerin mücadelesine ve neden mücadele ettiklerine dair aşağıdaki bilgi notunu değerlendirmenize sunarız.

Metnin tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin rock efsanesi Erkin Koray aramızdan ayrıldı

0

Türkiye’de rock müziğinin öncülerinden ve efsane ismi Erkin Koray, 82 yaşında hayatını kaybetti. 10 Temmuz 1941 doğumlu olan Erkin Koray, Türkiye müziğine getirdiği yenilikler ve eşsiz tarzıyla uzun yıllar boyunca müzikseverlerin kalbinde taht kurmuştu. Usta sanatçının vefat haberi müzik dünyasını derin bir üzüntüye boğdu.

Erkin Koray, müziğe olan ilgisini genç yaşlarda keşfetti. 1957 yılında gitar çalmaya başlayan Koray, 1960’lı yılların başında “Anma Arkadaş” gibi unutulmaz şarkılarla büyük bir çıkış yakaladı. Bu dönemde Türkiye popüler müziğine getirdiği rock etkisiyle de öne çıkan sanatçı, genç kuşakları etkilemiş ve birçok müzisyene ilham kaynağı olmuştu.

Erkin Koray’ın en önemli özelliklerinden biri de sahne performanslarıydı. Sahnedeki enerjisi, kendine özgü tarzı ve karizmatik duruşuyla izleyicileri büyülemeyi başaran Koray, konserlerindeki unutulmaz anılarla da hafızalarda yer etti.

Erkin Koray sadece müzikle değil, sosyal ve kültürel konularla da ilgilenen bir sanatçıydı. Onun eserlerinde gençlik, aşk, özgürlük gibi temalar sıkça yer alıyordu. Bu sayede dinleyicilerine hem müzikal bir deneyim sunuyor hem de toplumsal mesajlar iletmeyi başarıyordu.

Erkin Koray’ın ölüm sebebi hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak sanatçının sağlık durumunun son dönemde zayıfladığı biliniyordu. Türkiye müziğinin bu önemli figürünün vefatı, sanat dünyasını yasa boğdu. Müzik camiasının yanı sıra geniş bir hayran kitlesi bulunan Erkin Koray, mirasıyla ve müziğiyle daima hatırlanmaya devam edecek. Usta sanatçının ardından Türkiye rock müziği, onun izinden gitmeye ve mirasını yaşatmaya devam edecektir.

Erkin Koray’ın kariyeri boyunca ürettiği birçok unutulmaz şarkıdan sadece birkaçı aşağıda. Kendisi, rock müziğe katkıları ve eşsiz tarzıyla hep hatırlanacak ve kuşaklar boyu dinlenecek önemli bir sanatçıdır.

Bu yazıyı yapay zeka hazırlamıştır, ufak dokunuşlar haricinde yapay zekanın yazısına müdahale yoktur.

Feza Gürsey Bilim Merkezi Ankaralı çocukları bilimle buluşturuyor

Ankara Büyükşehir Belediyesi Feza Gürsey Bilim Merkezi bilim etkinlikleri ile Ankaralı çocukları bilimle buluşturuyor. Altınpark içinde yer alan bilim merkezi Altınpark’ta sabit kalmıyor, bilimi parklara taşıyor. Sıvı azot gösterisi, deney setleri ve teleskopla gözlem etkinlikleri çocuklardan büyük ilgi görüyor.

Feza Gürsey Bilim Merkezi 23 Nisan 1993 yılında kurulmuş ve Türkiye’nin ilk bilim merkezi olma özelliğini taşıyor. Deney setleri, sıvı azot gösterisi, teleskopla gözlem etkinlikleri ile çocuklar bilimin önemini eğlenerek öğrenirken, yapılan deneyler sayesinde el becerilerini geliştiriyor. Yılın her günü ziyarete açık olan merkeze bireysel ve gruplar halinde gidilebiliyor ancak grup gezilerinde randevu almak gerekiyor. Merkezi yerinde ziyaret etmek için bir giriş ücreti var(10-20 TL), ancak merkezin Ankara’nın parklarında düzenlediği etkinlikler ücretsiz.

Ben çocukken, 90’lı yılların ilk yarısında, Altınpark’ta tanıştım bilimle ve Feza Gürsey Bilim Merkezi ile. Altınpark’ta çeşitli deneyleri izleyip bazılarına da katıldıktan sonra paten kayardık. Hem eğlenip hem öğrenmek keyif verirdi, şimdi düşünüyorum sanırım en çok da ailelere gelirdi bu keyif. Çocukluğumun güzel hatırlarında birinin hala çocuklar tarafından yaşanıyor olması geçmiş günlere özlemimi yatıştırırken bilimsel etkinliklerin hala yapılıyor olması ise umut verici.

Her hafta üç park gezen merkezin gezi programları Feza Gürsey Bilim Merkezi’nin sosyal medyadan hesabından takip edilebiliyor. Ayrıca Merkezi kendi yerinde her gün hizmette; durgun elektrik gösterisi, sıvı azot gösterisi, su-hava deneyleri atölyesi, astronomi deneyleri, güneş gözlemi, bilim tiyatrosu gibi etkinlikler var.

5’li çetenin yeni talan alanı: Akbelen

0

Devlet-şirket el ele politikaları her ne kadar bir kesimi zenginleştirse de halkın kalan büyük çoğunluğunu sahipsiz bırakıyor. Aidiyet ihtiyacı şöyle dursun temel haklarını bile gasp edebiliyor; nefesini kesiyor. Sadece yöre halkının değil hepimizin canını yakan bir testereyle. Yeşil bilinci oturmamış ve paraya tamah eden iktidarın izin verdiği şirketlerin, gözünü diktiği son yer Muğla’nın Milas İlçesi’ne bağlı İkizköy Mahallesi’nde yer alan Akbelen Ormanı.

Orman, Limak-IC İÇTAŞ ortaklığının Yeniköy Kemerköy Termik Santrali’ne yakıt sağlayan linyit madeni sahasını genişletmek amacıyla talan ediliyor. Esasen köylü ve şirketin ilk karşılaşması 2019 yılının Ekim ayında şirketin, köylüye topraklarını kendilerine satmaları için ihbarname çekmeleriyle başlıyor. Çevre köylerde de istimlak edilen yerler olduğunu ve köylerini terk edip Milas’ın merkezine yerleşenler olduğunu söyleyen köylüler bu tarihlerde başka yaşam destek savunucularıyla İkizköy Çevre Komitesi’ni kurdu ve direniş 4 yıldır sürüyordu.

Bakanlık onayladı

Süreç, mahkeme ve avukatlar eşliğinde geçen itirazlarla ilerledi. 23 Nisan 2021’de sokağa çıkma yasağından faydalanan şirket kesim için gitti fakat direnişle karşılaştı. Daha sonra ise 740 dönüm için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın işletmeye açılmaya onayı olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine yerli halk, dernekler aracılığıyla Orman Genel Müdürlüğü’ne karşı Muğla 1. İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma davası açtı.

Davanın devam ettiği sırada 24 Temmuz 2023 sabahı kesim için tekrar geldiler. Köylülerin acı içinde kesime engel olmaya çalıştığı videolar kısa sürede sosyal medya üzerinden tüm halkın ilgisine ulaştı. Yaşam savunucuları, dernekler, bireyler, siyasetçiler Akbelen’e desteğe gittiler fakat jandarmanın sert müdahalesi sonucu kesimin önüne geçilemedi. Kesilmemesi için ağaçlarına sarılarak koruyan köylülerin kollarını jandarma güçlükle çözdü. Çadırlı nöbet tutulsa da gözaltılar, biber gazı ve tazyikli su ile jandarma alanı kapattı. Bugün direniş 6. gününde ve ormanın çok büyük bir alanında 150 yıllık ağaçlar kesildi bile.

Su tehdit altında

Akbelenliler daha önce kendilerine yakın mevki olan Karadam ve Işıkdere’de yerinden yurdundan edilen köylüleri gördüğü için sıranın kendilerine geldiğini ve başlarına gelecekleri bildiklerini söylüyorlar. Zeytinlik bölgenin verimsizleştiği ve bölgenin suyunun da tehdit altında olduğu belirtiliyor.

Avukat İsmail Hakkı Atal, konuya ilişki açıklamasında: “Burası gidecek olursa Bodrum susuz kalacak. Hacettepe Üniversitesi Jeoloji bölümünün yaptığı bir araştırma, burada kömürün blok halde durduğu için Çamköy, Karacahisar suyunun Bodrum’a akabildiğini gösteriyor.” dedi. Ayrıca Atal, Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL) tarafından hazırlanan “Kronik kömür kirliliği Türkiye: Kümülatif sağlık etkileri” araştırmasını paylaştı. Bu araştırmaya göre Yeniköy Termik Santrali 1986’dan beri 23 bin 595 kişinin erken yaşta ölümüne yol açtı ve 36 yılda santralin yol açtığı toplam sağlık maliyeti 508 milyar TL oldu.

“Tarif edilemez acılar içindeyiz”

BBC Türkçe’ye konuşan, yerli Ali İhsan Işık, “Sabah giderken bu çam ağaçlarının hepsi ayaktaydı. Bir gün önce bunlarla vedalaşmak istedim, kesileceklerini biliyorsun çünkü ama ormana sokmadılar. Gözlerimize biber gazı sıktılar. Buraya gaz bombası attılar. Biz işgal altındayız sanki. Biz sanki Türk milleti değiliz. Bu askerler kime hizmet ediyor ben anlamadım. Şirket işletiyor burayı, neden şirketi koruyor? Bizleri koruması gerekiyor. Ben çok üzgünüm. Acı içindeyiz. Tarif edilmez acılar içinde yaşıyoruz.” dedi.

“Şu an bir canımız kaldı”

Anka Haber’e konuşan bir köylü ise, “Belki 100 kişi var kesimci. Saniyede bir tane, gözümüzün önünde koca dağı bitirdiler. Nerede bu memleketin insanı?” diye sordu ve şöyle devam etti: “Benim çocukluğumda o kadar güzel çam balı vardı ki… Bizim tütüncülüğümüz vardı, bitti. Hayvancılığımız vardı, bitti. Şu an bir canımız kaldı. Canımızı alsalardı, bize böyle işkence çektireceklerine. Termik iş diyenler, termik aş diyenler, termik para diyenler… Cebin para ile dolsa, ekmek olmadıktan sonra çare yok. Şu termiğin dumanı tütsün diye; ovaları, ağaçları, zeytinliklerimizi, bahçelerimizi bitirdiler.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgilere göre, Akbelen Ormanında 5 günde 78 hektarlık alanda iş makineleri ve hızarlarla ağaçlar kesildi. Şu anda bölgede kesilen ağaçlar toplanıyor ve taşınıyor. Orman Genel Müdürlüğü’nün 2 gün içinde alanı temizleyip ilgili şirkete temsil edeceği belirtiliyor.

Başlık görseli: Kuzey Ormanları Savunması

Akbelen Ormanı’ndaki Abluka Kaldırılsın, Kesim Kararı Durdurulsun!

Twitter içerikten para kazanma özelliğini aktifleştirdi

Hafta başında adını X olarak değiştiren sosyal medya platformu Twitter, şimdi de kullanıcılar için içerikten para kazanma imkânı tanıyan bir özelliğini aktif etti. X daha önce abonelik sistemini aktif ederek kullanıcılarının para kazanmasına imkan sağlamıştı. Kullanıcılar beğendikleri kullanıcıya abone olarak (Super Follows) veya bağış yaparak (Tips) kullanıcılarına para kazandırmaktaydı.

Kullanıcılarına içerikleri ile para kazanma imkanı sağlayan X, kullanıcıların attıkları twitlerde veya yükledikleri videolarda gösterilen reklamlardan kullanıcılarına pay ödeyecek. Kullanıcıların içerikten para kazanabilmesi için ise aşağıdaki şartları sağlaması gerekiyor.

  • Twitter Blue abonesi olmak (Aylık 150₺ veya Yıllık 1569.99₺)
  • En az 500 takipçiye sahip olmak
  • Gönderilerinizin son 3 ayda en az 15 milyon görüntülenme almış olması.

Ödemeler Stripe firması üzerinden yapılmaktadır. Stripe henüz Türkiye’de hizmet vermiyor. Türkiye’deki kullanıcılar gelir elde etseler dahi bu gelirleri Stripe üzerinden Türkiye bankalarının hesaplarına aktarma imkanı şu an mümkün değil.

Şartları sağlayıp sağlamadığınızı https://twitter.com/settings/monetization adresinden kontrol edebilirsiniz.

Akbelen Ormanı’ndaki Abluka Kaldırılsın, Kesim Kararı Durdurulsun! 

0

308 Kurum, Akbelen Ormanı’ndaki ablukanın kaldırılması ve kesim kararının durdurulması için ortak açıklama yaptı.

İkizköylüler, Muğla, Milas’ta kömür madenciliğine karşı Akbelen Ormanı’nı ve yaşam alanlarını korumak için yıllardır direniyor. Milas ve Yatağan’daki üç kömür yakıtlı termik santral ve onlara yakıt sağlamak için açılan kömür ocakları Muğla’nın tarım alanlarını, ormanlarını yok ediyor, havasını, suyunu kirletiyor. Erken ölümlere, hastalıklara yol açıyor. Konuya ilişkin yapılan çalışmalarda madenciliğinin bölgeye geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vereceği bilim insanları tarafından da tespit edilmesine rağmen bu “kirli enerji” yönetim modeli için üstün kamu yararından vazgeçiliyor. Yörede yaşayan halkın talepleri hiçe sayılıyor. 

Milas’taki kömür ocakları işletme ruhsat sahası içerisinde 60 köy bulunuyor. Şu ana kadar ruhsat sahası içinde kalan köylerden 8’i tamamen 15’i ise kısmen yok edildi. Bölge halkı yıllardır kömür sebebiyle yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını kaybediyor, büyük bir hak gaspına uğruyor. Bunlar yetmezmiş gibi 24 Temmuz’da bölgeye kolluk kuvvetleri eşliğinde girilerek Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimine başlandı. Haftabaşından beri devam eden kesimleri durdurmak isteyen köylüler ve yaşam savunucuları ise kolluk kuvvetlerinin şiddetine maruz kaldı ve  ve ablukayla karşılaştı. Biber gazı ve tazyikli sularla, coplarla yapılan müdahaleler devam ediyor.  

İktidara sesleniyoruz: 

  • Himaye ettiğiniz Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki olan YK Enerji bilimsel gerçeklere rağmen planlı olarak kamuoyunu yanıltıyor ve Akbelen Ormanı’nı kömür için feda ediyor. Biliniz ki halkın çıkarı şirketlerin kârından üstündür. Bu sorumlulukla hareket etmek, sesimizi duymak, Akbelen’i korumak zorundasınız!
  • Tüm Akdeniz havzası kontrol edilemeyen orman yangınlarıyla mücadele ederken, sıcak hava dalgaları gün geçtikce daha dayanılmaz hale gelirken, Türkiye’nin birçok bölgesi aşırı hava olaylarının yarattığı kuraklık, sel gibi afetlerle boğuşurken, doğal bir yutak alanını fosil yakıtlar için gözden çıkarmak tarihi, trajik bir hatadır! İklim kriziyle gerçek anlamda mücadele bakanlık ismine “iklim değişikliği” ekleyerek olmaz, ormanların korunmasıyla, kömüre veda edilmesiyle olur.

Ülke olarak bilimsel olmayan ve ekosistem yararını öncelemeyen çevre politikaları nedeniyle kirlilik ve sağlık problemleriyle boğuşuyor, doğa tahribatının artması ile gıda güvencesizliği ve ekonomik problemlerle karşı karşıya kalıyor, afetlere açık hale gelen yaşam alanlarımızda büyük bir tedirginlikle yaşıyoruz. 

Biz yıllardır Türkiye’de ekoloji, emek ve demokrasi mücadelesi veren örgütler olarak, İkizköylülerin yanında olduğumuzu bildiriyor, tüm yetkilileri sorunun çözümü için ivedilikle harekete geçmeye çağırıyoruz:

Akbelen Ormanı’ndaki abluka kaldırılsın, kesim kararı durdurulsun! 

Protesto hakkını kullanarak ormanı ve yaşam alanlarını korumaya çalışanlara yönelik uygulanan şiddete ve göz altı kararlarına son verilsin!

Akbelen Ormanı’ndan vazgeçmiyoruz, yaşamı ve doğayı savunuyoruz!

———-

DİSK, KESK, TMMOB’ye bağlı odalar ve TTB’nin yanı sıra aralarında siyasi partiler, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet, ekoloji, kent, emek ve demokrasi mücadelesi veren kurumların da olduğu imzacı listesi:

1Tüm Emeklilerin Sendikası Denizli Temsilciliği
214. Ekoloji ve Çevre Kongresi Düzenleme Kurulu
31974 Çağdaş Hukukçular Derneği Mersin Şubesi
42017 Bodrum Yurttaş İnisiyatifi
578’liler Girişimi
6Abbasağa Mahalle Meclisi
7Adana Ekoloji Platformu
8Adana Kadın Danışma Merkezi ve Sığınma Evi Derneği (AKDAM)
9Adana Slow Food
10Alakır Nehri Kardeşliği
11Alevi Düşünce Ocağı Derneği
12Anadolu’da Yaşam Tüketim Kooperatifi
13Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi
14Ankara Kent ve Ekoloji Ağı
15Antakya Çevre Koruma Derneği
16Antalya Tabip Odası
17Apikoop Arıcılık Kooperatifi
18Arhavi Doğa Koruma Platformu (ADOKOP)
19Arka Güverte
20Artur Çevre Platformu (ARÇEP)
21Artvin Salınbaş Çevre Platformu (ASÇEP)
22Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM-DER)
23Ata Tohum Takas Derneği
24Atatürkçü Düşünce Derneği Bodrum Şubesi
25Atatürkçü Düşünce Derneği Kayseri Şubesi
26Atatürkçü Düşünce Derneği Marmaris Şubesi
27Atölye Deneme Sanat ve Ekoloji Derneği
28Avcılar Kültür ve Sanat Derneği
29Avdan Platformu
30Aydın Ekoloji ve Yaşam Platformu
31Aydın Kadın Efeler Derneği
32Ayvalık Kadın İnisiyatifi
33Ayvalık Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Girişimi
34Ayvalık Tabiat Platformu
35Bahçeşehir Gölet Gönüllüleri
36Bakırköy Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği (BAKADER)
37Bakırtepe Çevre Platformu
38Balıkesir Çevre Platformu (BALÇEP)
39Batman Çevre Gönüllüleri Derneği
40BBOM İzmir Eğitim Kooperatifi
41Biz de Varız İnisiyatifi – Berlin
42Bodrum Savunması
43Bodrum Tohum Derneği
44Bodrum Yarımadası Kültür ve Çevresini Koruma Derneği
45Bozcaada Forum
46Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
47Burgazada Orman Gönüllüleri Platformu
48Burhaniye Aktif Yurttaş İnisiyatifi
49Burhaniye Çevre Platfomu (BURÇEP)
50Bursa Artvin Çevre Platformu
51Bursa Çevre Platformu
52Bursa Su Kolektifi
53Büyük Menderes İnisiyatifi (BMİ)
54Caferli Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği
55Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği
56Çagdaş Hukukçular Derneği
57Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)
58Çamlıca Kız Liseliler Derneği İstanbul Şubesi
59Çan Çevre Derneği
60Çanakkale İnsan Hakları Derneği
61Çandan Haber Gazetesi
62Çekirdek Türetici
63Çeşme Çevre Platformu
64ÇETKO Adana
65Çevre ve Arı Koruma Derneği (ÇARIK)
66Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL)
67ÇYDD Adana Şubesi
68ÇYDD Afyonkarahisar Şubesi
69ÇYDD Alanya Şubesi
70ÇYDD Artvin Şubesi
71ÇYDD Bakırköy Şubesi
72ÇYDD Bodrum Şubesi
73ÇYDD Çanakkale Şubesi
74ÇYDD Denizli Şubesi
75ÇYDD İzmir Şubesi
76ÇYDD Karadeniz Ereğli Şubesi
77ÇYDD Kırklareli Şubesi
78ÇYDD Kırşehir Şubesi
79ÇYDD Kuşadası Şubesi
80ÇYDD Mersin Şubesi
81ÇYDD Merter Şubesi
82ÇYDD Mezitli Şubesi
83ÇYDD Muğla Şubesi
84ÇYDD Ödemiş Şubesi
85ÇYDD Seferihisar Şubesi
86ÇYDD Silivri Şubesi
87ÇYDD Sivas Şubesi
88ÇYDD Tekirdağ Şubesi
89ÇYDD Üsküdar Şubesi
90Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği
91Demokrasi için Birlik
92Demokrasi İçin Hukukçular
93Demokratik Alevi Dernekleri
94Demokratik Emekliler Sendikası (DEM-SEN)
95Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği
96Deprem Dayanışması Derneği
97Dev Yapı İş Sendikası Muğla Temsilciliği
98Devrimci 78’liler Federasyonu
99Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)
100Didim Derneği
101DİSK Emekli-Sen Küçükkuyu Temsilciliği
102DİSK Emekli-Sen Marmaris Şubesi
103DİSK Gıda-İş Sendikası
104DİSK İstanbul İl Temsilciliği
105Doğa Araştırmaları Derneği
106Doğa Derneği
107Doğa için Sanat Derneği
108Doğa ve Çevre Vakfı (DOÇEV) Denizli
109Doğa ve Yaşam Hakkı Derneği
110Doğal Yaşam Derneği
111Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER)
112Dostluk ve Kültür Derneği (DKDER)
113Dostluk Ve Kültür Derneği (DKDER) Sanat Ve Kültür Atölyesi
114Dört Ayaklı Şehir: Kent, Doğa, Hayvan Çalışmaları Derneği
115Dünya Kadın Yürüyüşü Türkiye Koordinasyonu
116Dünya Mirası Adalar
117Dünya Yaşasın Derneği
118Edremit Demokrasi Platformu
119Edremit Kadın Platformu
120Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP)
121Ege Kadın Buluşması Platformu
122EĞİTİM-İŞ Fethiye Temsilciği
123EĞİTİM-SEN Bodrum Temsilciliği
124EĞİTİM-SEN Bursa Şubesi
125EĞİTİM-SEN Edremit Temsilciliği
126EĞİTİM-SEN Mersin Şubesi
127Eğitimciler Derneği (EĞİT-DER)
128Eğitimciler Derneği (EĞİT-DER) İzmir Şubesi
129Ekmek ve Gül
130Ekmek ve Onur
131EkoHarita.org
132Ekoloji Birliği
133Ekoloji Birliği Kadın Meclisi
134Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği
135Ekosfer
136Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu
137Emek Partisi
138Emek Partisi Balıkesir İl Örgütü
139Emekçi Hareket Partisi
140Erikli Çevre ve Güç Birliği Derneği
141Eskişehir Bilecik Tabip Odası
142Eskişehir Çevre Derneği
143Evrensel Haklar İçin Hukukçular Derneği
144Feminist Afet Politikaları ve Ekolojik Mücadele (FAPEM)
145Fethiye 5.Noterliği
146Fethiye Ekolojik Yaşam Derneği
147Foça Barış Kadınları
148Foça Çevre ve Kültür Platformu (FOÇEP)
149Gaziosmanpaşa Barınma Hakkı Meclisi
150Gökova Ekolojik Yaşam Derneği
151Gülsuyu Gülensu Kadın Dayanışma Evi Derneği
152Gündoğdu Halk Konseyi
153Günebakan Kadın Derneği
154Güzelçamlı Doğa Yürüyüşçüleri Grubu
155Haliç Dayanışması
156Halkevleri Kent ve Ekoloji Çalışmaları
157Halkın Mühendisleri
158Hatay Tabip Odası
159HDP Aydın İl Örgütü
160İklim Adaleti Koalisyonu
161İncirliova Kent Konseyi
162İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi
163İnşaat Emekçileri Sendikası (İNŞAAT-SEN)
164İstanbul Kent Savunması
165İstanbul Teknik Üniversiteliler Birliği Derneği
166İşçi Demokrasisi Partisi
167İVME Hareketi
168İzmir Yeşil Gelecek Derneği
169İzmit Evlerini ve Tarihini Koruma Yaşatma Derneği (İZEYAP)
170İzmit Yerel Gündem 21 Çevre Gelistirme Kooperatifi
171K2 TV
172Kadıköy Kent Dayanışması
173Kadıköy Kooperatifi
174Kadın Dayanışması
175Kadın Meclisleri
176Kahramanmaraş Tabip Odası
177Kampüs Cadıları
178Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)
179Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği (KAPTAR)
180Karadeniz Ereğli Çevre Platformu (KERÇEP)
181Karadeniz İsyandadır Platformu
182Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği
183Kazdağları Ekoloji Platformu
184Kazdağları Kardeşliği
185Kemaliye ve Köyleri Çevre Platfofmu
186Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği
187Kocaeli Öğrenci Veli Derneği
188Komşu Kapısı Derneği
189Koruyucu Tarım Derneği
190Koza Kültür Sanat ve Doğa Derneği
191Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması
192Kuşadası Çevre Platformu
193Kuşadası Eğitim Kültür Sanat Spor ve Turizm Derneği
194Kuşadası İmece Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
195Kuşadası Kadın Platformu
196Kuzey Ormanları Savunması
197Küçükkuyu Kadın Dayanışması
198Mağaza Market İşçileri Sendikası (Mağaza Market Sen)
199Malatya Atmalılar Derneği
200Maltepe Kooperatifi Girişimi
201Mamurek Çevre Platformu
202Mardin Çevre,Tarihi Eserleri Koruma ve Geliştirme Derneği (ÇEVDER)
203Mardin Ekoloji Derneği
204Maya Eğitim Kültür Araştırma Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği MERSİN
205Menteşe Kent Konseyi
206Mersin Çevre ve Doğa Derneği
207Mersin Tabip Odası
208Mezopotamya Ekoloji Hareketi
209Milas Kent Konseyi
210Muamma LGBTİ+ Derneği
211Muğla Tabip Odası
212Munzur Çevre Derneği
213Mülkiyeliler Birliği
214Niğde Çevre Eğitim Kültür Derneği
215Nurtepe-Güzeltepe Dayanışma Ağı
216ODTÜ Antalya Mezunlar Derneği
217ODTÜ Çevre Topluluğu
218ODTÜ Mezunları Derneği-Bodrum
219ODTÜ Rant Yolu Direnişi
220Odunpazarı Kent Konseyi
221Organik Ürün Üreticileri ve Sanayicileri Derneği (ORGÜDER)
222Ovacık Doğal Tohum Tüketim Kooperatifi
223Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER) Genel Merkezi
224Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER) İzmir 2 Nolu Şube
225Öğrenci Veli Derneği (VELi-DER) Kocaeli Şubesi
226Öğrenci Veli Derneği (VELİ-DER) Muğla Şubesi
227Özgürlükçü Gençlik
228Partizan
229Polen Ekoloji Kolektifi
230Politeknik
231Proje Evi Kooperatifi
232Res Karşıtı Mücadele
233Reşitköy Barajına Hayır Platformu
234Roma Bostanı
235Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi
236Sandras’ı Koruma Platformu
237Sarıyer Kent Dayanışması
238Saros Gönüllüleri
239Serüven Kültür
240Sınırlı Sorunlu Beşiktaş Tüketim Kooperatifi
241Sinop Çevre Dostlari Derneği
242Sinop Kent Hakları Derneği
243Sinop Nükleer Karşıtı Platform Derneği (SNKP-DER)
244Sivil ve Sosyal Yaşam Derneği
245Slow Food Ölmez Ağaç Topluluğu
246Sokak Kültür Merkezi
247SOL Parti
248SOL Parti Gebze İlçe Örgütü
249SOL Parti Kocaeli İl Örgütü
250SOL Parti Mersin İl Örgütü
251Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Antalya İl Örgütü
252Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Ekoloji Meclisi
253Sürdürülebilir Yaşam Derneği
254Şahintepe Barınma Hakkı Meclisi
255Şezlongsuz Datça İnisiyatifi
256TAİDER Aile İşletmeleri Derneği
257Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği
258Tarım Orkam – Sen Mersin Şubesi
259Tarım, Orman Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orkam-Sen)
260Tarsus Slow Food
261TEMA Vakfı Sinop İl Temsilciliği
262Temiz Çevre Derneği
263Teşadiye Çevre Platformu
264TİP Edremit İlçe Örgütü
265TMMOB Bodrum İKK
266TMMOB Çevre Mühendisleri Odası
267TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
268TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu
269TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
270TMMOB Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
271TMMOB Mimarlar Odası
272TMMOB Şehir Plancıları Odası
273TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
274TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
275Toplumcu Mimar Mühendisler Meclisi
276Toplumsal Özgürlük Partisi Mersin İl Örgütü
277Tüketici Bilincini Geliştirme Derneği
278Tüketici Örgütleri Federasyonu
279Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKO-DER) Gelibolu Şubesi
280Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER)
281TÜM BEL-SEN Denizli Şubesi
282Tüm Emeklilerin Sendikası Denizli Temsilciliği
283Türetim Ekonomisi Derneği
284Türk Tabipleri Birliği (TTB)
285Türkiye Biyologlar Derneği
286Türkiye İşçi Partisi (TİP)
287Türkiye Organik Ağı
288Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi
289Uşak Çevre Gönüllüleri Derneği
290Validebağ Gönüllüleri Derneği
291Validebağ Savunması
292Van Çevre Tarihi Eserleri Koruma Araştırma Ve Geliştirme Derneği (Van Çevder)
293Vegan Derneği
294Veli-Der Denizli Şubesi
295Veli-Der Edirne Şubesi
296Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu
297Yarımada Yeşilleri
298Yaşam Bellek Özgürlük Derneği
299Yeni Demokrat Kadın
300Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği
301Yeryüzü Ekoloji Kolektifi
302Yeşil Artvin Derneği
303Yeşil Düşünce Derneği
304Yeşil Sol İklim Krizi Çalışma Grubu
305Yeşiller Partisi
306Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi
307Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Ankara İl Örgütü
308Yurttaş Girişimi

Halkevleri 17. Yaz Çocuk Buluşmaları Çocuk Şenliği ile sona eriyor

Halkevleri’nin 17. Yaz Çocuk Buluşmaları, 30 Temmuz Pazar, 14.00- 17.00 arasında düzenlenecek çocuk şenliği ile sona erecek.

Halkevleri’nin 17 yıldır kesintisiz şekilde sürdürdüğü çocuk çalışmaları ve Yaz Çocuk Buluşmaları bu yıl, “El ele veriyoruz, oyun kuruyoruz” çağrısıyla yapıldı. Bu çağrıyla onlarca şehirde ve mahallede çocuklarla bir araya gelen Halkevleri, Ankara’daki çocuk buluşmalarını şenlik ile bitirecek. Bu yıl da birçok farklı başlıkta etkinlik, gezi ve oyunla yapılan Yaz Çocuk Buluşmaları’nda çocuklar, bilimle sanatla ve sporla buluştu hem eğlendi hem öğrendi.

Halkevleri; yaratıcı drama, yoga, müzik, ritim, satranç, çocuklar için felsefe, eğlenceli bilim, eğlenceli matematik, eğlenceli İngilizce, masal, çocuk hakları, hayvan hakları, evrim, cinsiyet eşitliği gibi birçok alanda etkinlikler, geziler ve havuz programıyla çocuklarla bir araya geldi.

Çocuk şenliği herkese açık ve ücretsiz

Bir ay boyunca devam eden etkinlikler, 30 Temmuz’da Ahlatlıbel Parkı’nda yapılacak çocuk şenliği ile son bulacak. Kil ve seramik, dans, müzik, eğlenceli bilim, yüz boyama, drama ve çeşitli etkinliklerle ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Halkevleri 17. Yaz Çocuk Buluşmaları Kapanış Şenliği’ne tüm çocuklar ve aileleri davetlidir.

İletişim ve bilgi için: [email protected]

Evvel Temmuz KSF gönüllüleri: Bu festival halkın festivalidir!

Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali 23 Temmuz’da Serinyol ayağınının da tamamlanmasıyla sona erdi. Halkın festivali Evvel Temmuz için gönüllülerinin hazırladığı basın bültenini ilginize sunuyoruz.

7 Temmuz’da başlayan ve Samandağ, Defne, Arsuz ve Serinyol’un 13 mahallesinde toplam 14 gün boyunca gerçekleştirdiğimiz Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali’ni 23 Temmuz’da tamamladık. Bu festival halkın festivalidir, dedik. İstimlaklardan kentimizi yeniden inşa etmeye kadar pek çok konuda paneller yaptık, direnen Dikmece halkının sesini yükselttik, anadilde ağladık, güldük, şarkılar söyledik, ağıtlar yaktık, kayıplarımızı yad ettik. Henüz doğmamışlarımız için mücadele edeceğimize söz verdik.

Fonsuz ve sponsorsuz, dayanışmayla, sanat piyasasının karşısında durarak Halkın Festivali olunabileceğinin sarsılmaz bir örnekliğini hep birlikte ince ince işledik. Önceki seneye kıyasla her ilçede gönüllü sayısının katlanarak artması, gönüllülerin deprem sonrası zorlu koşullarında ortaklaşa yaşarken festivali yaratım sürecinde edindiği tecrübeler, halkın samimi ve yoğun ilgisi ve tüm bunların para ile satın alınamayacak, metalaştırılamayacak bir pratik oluşturması neşe ve umut kaynağımız oldu. Gün sonu değerlendirme toplantılarında düdük halayı ile bunu kutlarken, çemberdeki insan sayısını yüz binlerce kat aşan coşkun duyguları kelimelerle ifade etmek zor.

Bu festival çocuk, genç ve kadınların festivalidir!

Festivalimiz çocuk, gençvekadınların festivalidir, diyerek yola çıkan ilçe festival komiteleri programlarını buna göre hazırladı. 6 Şubat depremleri ile yıkılan kentin toplumsal adalet ilkesiyle yeniden inşasında bu grupların önemli bir yeri olacak. Festivalde bu yeniden inşa sürecinde kültürü, kadın, genç ve çocukların katılımı ile ayağa kaldırmanın zemini olmaya çalıştık.

Cinsiyet, mezhep / inanç, ırk ve sınıf temelli ayrımcılığın baskısını en çok hissedenlerden olduklarından festivalde en çok etkinlik içerik ve süresini çocuklara ayırdık. Drama, origami, güneş baskı, kukla yapımı, masal, mahalle gazetesi, müzik, kil, pantomim, kolektif resim, ritm, oyun atölyeleri, konserler ve tiyatrolara 5-13 yaş aralığında binin üzerinde çocuk katıldı. Gelişimleri için büyük öneme sahip kültür – sanat etkinliklerine erişemeyen çocukların katılımına öncelik verdik. Festivalin parçası olan Her Yer Çocuk, depremin ilk günlerinden beri mahallelerde çocuklarla dayanışma içerisinde olduğundan ilgi ve katılım kolaylıkla sağlanabildi.

Ayrımcılıklardan daha anne karnından itibaren yaşam boyu en çok nasibini alan ve toplumun yarısını oluşturan en kalabalık grup olan kadınlar için tiyatrolar, stand up gösterileri, toplumsal cinsiyet, iyileşme, güçlenme, dayanışma konulu buluşmalar, yeniden inşa sürecinde yerel yönetimlerde kadınların yeri, yerel yönetim politikaları ve kadınların özneleşmesi konulu paneller gerçekleştirdik. Festival ekibinin bir parçası olan Mor Dayanışma depremin ilk gününden beri mahallelerde kadın çadırlarında dayanışmayı ördüğünden, etkinliklere katılım oldukça yüksekti.

Yerel genç sanatçıların da katılımıyla konserler, skeçler, şiir dinletileri, tiyatro oyunları, voleybol ve futbol turnuvaları, Gençlik ve Toplumsal Mücadele, Yeniden İnşada Gençliğin Rolü konulu paneller düzenledik. Örgütlü gençlerin dayanışması sayesinde etkinliklere katılan gençlerin sesleri ve yumrukları yükseldi.

Unutmak yok, affetmek yok, helâlleşmek yok!

Sehra buluşmaları, halk şenlikleri, söyleşiler, şiir dinletileri, drama etkinlikleri, 14 Temmuz’daki Harbiye Şelale Yürüyüşü , Gezi Direnişi ve Ali İsmail Korkmaz Anması, Deprem Yıkım ve Yeniyi İnşa, İstimlaklardaki Son Gelişmeler ve Haklarımız konulu panellerle halkın direnme gücü ve umudunu dürttük, Hatay’ın yeniden kurulma sürecine kültür-sanat alanından sağlam bir tuğla koymuş olduk.

Hep bir ağızdan haykırdık: Ma Rıhna Nehna Hon! Buradayız, Gitmiyoruz! Ve ekledik: Unutmak yok, affetmek yok, helâlleşmek yok! Her sene biraz daha gelişiyor festivalimiz. Gün sonu değerlendirmelerinden edindiklerimizle bu festivali güçlendirmeye, halkın festivalini ve kültürel direnme gücünü desteklemeye devam edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Merak edenler evveltemmuz.org web sayfası ve @evveltemmuzksf sosyal medya hesaplarından detaylı bilgi alabilir.

EŞİK: Kadın ve kız çocuklarını hayattan koparamayacaksınız, ev köleleriniz yapamayacaksınız

0

Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK) kız çocuklarının okullaşmasını teşvik adı altında, kız okullarının açılması yani karma eğitimin baltalanması hakkında açıklama yayımladı. Karma eğitime son vermenin ve “kız okulları” açmanın kadınlara bilimin değil, nasıl itaatkar ev hizmetçileri olunacağının öğretilmesi, kadınları kamusal yaşamdan ve çalışma hayatından uzaklaştırma amacı taşıdığını vurgulayan EŞİK Platformu’nun, Kadın ve kız çocuklarını hayattan koparamayacaksınız, ev köleleriniz yapamayacaksınız dediği açıklamasının tamamı şu şekilde:

Kadın erkek eşitliği ve laiklik ilkesine dayanan toplumsal hayatı yok etme niyetiyle 21 yılda atılan geri adımlar, Mayıs 2023 seçimleri sonrasında arka arkaya gelen açıklamalarla hızlandırıldı. Bu niyette buluşanların; yaşayan örneklerini İran, Afganistan gibi ülkelerde gördüğümüz, kadınları toplumdan uzaklaştırma, erkeklere hizmet, soyun devamı rolüne hapsetme arzusu bir siyasi program olarak sürdürülüyor. Bu yöndeki fiili uygulamaları ve açıklamaları seçim kazanmak amaçlı söylemler, ya da ekonomik çöküşün konuşulmaması için gündem saptırma girişimleri olarak yorumlamak konuyu hafife almak olur.

Yüzyıllar öncesinden kalma ideolojilerini, yasaları hiçe sayarak bütün topluma dayatma cüreti ve “özgürlüğüne” sahip çeşitli oluşumların, kadın sanatçılara, sporculara, festivallere, her türlü kültür, sanat ve eğlence buluşmalarına saldırıları, arkalarına rüzgar değil fırtına almışçasına hızlandı.

“Çevreme Duyarlıyım” gibi anlamlı bir ismin ardına gizlenen yeni bir eğitim operasyonu olan ÇEDES projesi ile, Millî Eğitim Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı görevlerinin bir bölümünü Diyanet işleri Başkanlığına devretti, bu kapsamda bazı okullara öğretmenler yerine imamlar atandı.

Bu siyasi programın en önemli başlıklarından birini oluşturan, laiklik ilkesi ve bilimsel karma eğitim tartışmaya açıldı.

“Kız çocuklarının okullaşmasını teşvik” adı altında karma eğitimin ortadan kaldırılması ile laik eğitimin kalan kırıntıları da yok edilmek isteniyor

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin en baştaki argümanı, ‘Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum’ oluyor” diyerek laik eğitimin kalan kırıntılarını da yok etme niyetini beyan etti. Bakanın, kız çocuklarının okullaşmasında gerileme olup olmadığına ve bunun nedenlerine dair bilimsel veri sunmak gereği bile duymadan ortaya attığı bu niyet beyanına iktidar bloğu üyesi Büyük Birlik Partisi’nden gelen destek, el yükselterek “hastaneler de ayrılsın” oldu.

Geçmişinde, kadın haklarından yana olduğunu söylediği için işkenceyle kadın katli (Konca Kuriş) kara lekesi  taşıyan, kadınları “sahiplendirmekten” bahsedebilen, “kime göre, neye göre çocuk” diyerek kız çocuklarının evlendirilmesini, yani çocuk cinsel istismarını onaylayan iktidar bloğuna mensup bir diğer partinin genel başkanı ise; “karma eğitim en fazla kız çocuklarına zarar veriyor” diyerek kız çocuklarının eğitimini dert ettiğine inanmamızı bekliyor. Karma eğitimi “dayatma” olarak niteleyen aynı partinin vekilleri henüz bir hafta önce mecliste kabul edilen infaz yasası ile çocuk cinsel istismarcılarının serbest bırakılmasına, faillerin zarar verdikleri çocuk ve kadınların hayatlarına dayatılmasına evet oyu vermişti. Avrupa Ülkeleri ve ABD de dahil bir çok ülkenin karma eğitimi terk ettiği iddiası ise, son 21 yılda, gerçekleri çarpıtarak siyaset yapma alışkanlığının yeni bir örneği olarak kayıtlara geçti.

Destek açıklamaları bununla da kalmadı, henüz 57 gün öncesine kadar ülkeye demokrasi sözü vermiş olan muhalefetteki Millet İttifakına mensup Saadet Partisi de, kadın erkek eşitliğinin demokrasinin önkoşulu olduğunu unutarak bakanın açıklamasını destek yarışında yerini aldı.

Karma eğitime son vermek ve “kız okulları” açmak kadınlara bilimin değil, nasıl itaatkar ev hizmetçileri olunacağının öğretilmesi, kadınları kamusal yaşamdan ve çalışma hayatından uzaklaştırma amaçlıdır. Bu niyet ayrıca, karma eğitimde, çalışma hayatında ve kamusal alanda başları örtülü olarak var olma mücadelesi vermiş ve halen başörtüsüyle kamusal hayatın içinde olan kadınlara da haksızlıktır.

Milli Eğitim Bakanı ve onu desteklemekte adeta yarışan bazı siyasetçiler, kız çocuklarının okullaşmasını teşvik etmek istiyorlarsa;

  • Öncelikle çocuklara bakış açılarını gözden geçirip; onları sadece cinsellikleri olan varlıklar olarak görmekten vazgeçerek; her çocuğun hakları, hayalleri, geleceğe dair umutları olan bireyler olduklarını kabul etsinler.
  • İki cinsin çocuk yaşta yan yana gelmesinde sakınca gören aileler var ise, onların çocuklara bakış açısını değiştirip dönüştürmeye, onları yüzlerce yıl geride kalan eğitim anlayışının etkisinden çıkarmaya çalışsınlar. Çocukların karşı cinsle birlikte büyümesinin ruhsal gelişimleri açısından zorunlu olduğunu görmeleri için bilimsel gerçeklere erişimlerini sağlasınlar.
  • Yoksullaştırılan ve yaşanan ekonomik çöküşle boğuşan, çocuğuna defter kalem alamadığı ve beslenme çantasını dolduramadığı için okula gönderemeyen milyonlarca yoksul ailenin sorunlarına çare arasınlar. Yoksullaştırılan ve mahalle baskısına maruz bırakılan ailelerin çocuklarını, kız çocuklarının okula gönderilmesine açıkça karşı çıkan ve kendi çocuklarını dahi 6 yaşında evlendirmekte sakınca görmeyen tarikatların yüzyıllar öncesinde kalan “terbiye” sistemine göndermek zorunda kalmalarının önüne geçsinler. Çocuklar ailelerin “malı” değil ülkenin ve dünyanın geleceğine sahip çıkacak olan bireylerdir ve insan hakları hukukuna göre hakları vardır. Laik bilimsel eğitim bu hakların en başında gelir.
  • Kız okulları açmak yerine 12 yıl kesintisiz, parasız, zorunlu temel eğitim sitemine geri dönülmesini sağlasınlar. Eğitim sendikalarının raporlarında da yer alan 4+4+4 eğitim sisteminin uygulanmasından sonra okulu bırakan kız çocuklarının nerede olduğunu, çocuk yaşta evlendirilip evlendirilmediğini takip etsinler. Her çocuğun temel eğitime katılıp katılmadığını takip etmek devletin birincil sorumluluğudur.

Kadınlar, kendilerini ve kız çocuklarını birer birey, birer insan ve hakları olan varlıklar olarak görmeyen, neredeyse karma hayatı toptan yasaklama eğilimindeki bu zihniyetin ülkeye verdikleri zararın bedelini fazlasıyla ödediler. Böylesi bir zihniyete dur demek, laik demokratik bir ülkede huzurla yaşamak isteyen, kadın erkek fark etmeksizin, her toplumsal kesimden herkesin öncelikli sorumluluğudur.

EŞİK platformu olarak, böylesine ağır bir süreçte bu sorumluluğun yaşamsal olduğunu hatırlatıyor; laik demokratik bir ülkede, eşit ve özgür bir hayat hayalimizden ve haklarımızdan ASLA VAZGEÇMİYORUZ !

24.07.2023

EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu

www.esik.org.tr

[email protected]