Dünyada defalarca gidilebilecek bir yer varsa orası benim için İzlanda’dır.

İzlanda, Atlas Okyanusu’nun en kuzeyinde, Kuzey Amerika ile Avrupa kıtaları arasında yer alıyor. Schengen vizesi ile giriş sağlanabiliyor.

İzlanda dünyada en yaşanacak yerler arasında ilk 5’te yerini korumaya devam etmektedir. Kadın erkek eşitliği konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinden biridir. Aynı zamanda LGBT dostudur. Eşcinsel evlilik 27 Haziran 2010’dan beri yasal olmuştur.

Her sene şehrin merkezindeki kilisenin karşısındaki cadde gökkuşağına boyanarak kutlamalar yapılır.

Türkiye’den İzlanda’ya ulaşım yaz aylarında direkt olabilmekte ancak genellikle zor bulunmaktadır.

En avantajlı gidiş Norveç – Oslo üzerinden Norwegian air ile Reykyavik KEF havalimanına hareket. Yolculuk 2 saat 50 dakika sürüyor.

İzlanda’ya 3 kez seyahat gerçekleştirdik. İlki Bergen ziyaretimizde çok acele olmuştu ve 5 gün yetmemişti. Diğerlerini 15-20 gün tutarak kapsamlı gezme fırsatı bulduk.

Şunu söyleyebilirim ki, Türkiye’deki mevsim koşullarına alışmış biri olarak hangi mevsim giderseniz gidin soğuk gelecektir, bu yüzden şu mevsim gidilmeli gibi bir yorumda bulunamıyorum. Ancak benim en sevdiğim zamanın sonbahar olduğunu söyleyebilirim. Aşırı kış olmuyor ve yolları kaplayan yoğun bir kar olmadığından araçla rahatlıkla gezebiliyorsunuz. Tabii adanın doğusuna doğru gittiğinizde hava soğumaya başlıyor.

Giderken mutlaka bir içlik götürmenizi öneririm eğer yoksa buradan almak yerine orada envai çeşit yeni outdoor markası ile tanışabilirsiniz ancak TR fiyatlarıyla karşılaştırdığınızda dört misli pahalı gelebilir. Bu yüzden karşılaştırma yapmak yerine buraya yeterince bütçe ayırıp düşünmeden rahatça gezmek ve alışveriş yapmak en güzel seçim 🙂

Kuzey ışıkları için gidecekseniz Eylül itibarıyla Mart’a kadar en yoğun dönemler.

Aslında doğuya gitmeden de İzlanda’nın 5 dakikada bir mevsim değiştirdiğini söylemek mümkün. Havasının durumu o kadar meşhur olmuş ki bunu sattıkları magnetlere bile konu etmişler: “welcome to iceland, if you don’t like the weather, just wait five minutes” yazılı birçok magnetleri bulunuyor:)

Yolda giderken bir anda güneş açmış, çiçekleri parlayan, kelebekler uçuşan bir hava varken 5 dakika sonra güçlü bir rüzgâr, yağmur ve fırtına ile karşılaşabiliyorsunuz.

Şehir dışında yolda giderken de birkaç kilometre arayla yemyeşil bitki örtüsü görürken, diğer yanda kurumuş yanmış bitkilere rastlamanız mümkün. Bir bölgeye deli gibi yağmur yağarken diğer yanı güneşten kavrulabiliyor.

İzlanda muazzam bir doğa güzelliğine sahip ve el değmemiştir. Hayatta ölmeden önce görülmesi gereken yerler listesinde yer alacak cinsten.

Havalimanında araç kiralayıp şehire ulaşım en pratik yol. İzlanda’da gezilecek yerler geniş alana yayıldığı ve şehirden uzaklaştıkça doğa harikalarıyla karşılaşıldığından en ideal yol araçla gezmek.

Benzinin litresi 250 ISK civarında. 20.000km için 40.000ISK civarında bir benzin bütçesi ayırmanız ideal.

(para birimi: 2500 izlanda kronu : 50TL)
Ortalama bir restoranda yemek: 2000-3000 ISK arası

Konaklama olarak Reykjavik hariç diğer şehirlerde biz Fosshotel serisini tercih ettik. Adanın pek çok önemli şehrinde şubesi bulunuyor. Reykjavik’te uzun kaldığımız için merkezde bir ev kiraladık. Airbnb üzerinden alternatiflere bakabilirsiniz.

Reykjavik dışına çıktığınızda özellikle fosshotel eastfjords faskrudsfjordur müthiş bir manzaraya sahip, eğer adanın güney doğusuna giderseniz şiddetle önerebileceğim bir oteldir. Aynı otelin Glacier Lagoon yakınlarında da yeri bulunuyor ancak şimdiye kadar gördüğüm en turistik şubesi diyebilirim. Bu bölgede belki farklı bir otel tercih etmek daha ideal olabilir.

Downtown’da görülecek yerler:

Hallgrimskirkja kilisesi:  Bu yapı aynı zamanda şehrin de simgesi. Buraya çıkarak şehrin manzarasını rengarenk izlanda evlerini tepeden görüp fotograflayabilirsiniz.

Solfar (sun voyager sculpture: view point): Muhteşem deniz manzarası ve şehir gözlem noktası. Yağışsız, bulutsuz açık bir gökyüzünde kuzey ışıklarını burdan görmek mümkün.

Kuzey ışıklarını kontrol etmek için kullanabileceğiniz bir app: Aurora Forecast 

Skólavörðustígur caddesi: Kilisenin hemen karşısında kalıyor, oldukça canlı ve renkli bir cadde.

Şehrin en işlek caddeleri ise çok sayıda mağazanın ve Reykjavik’in en popüler mekanlarına ev sahipliği yapan Laugavegur Caddesi (eğlence mekanları caddesi) ve hemen devamındaki Bankastræti (bankalar caddesi) , bu caddede işinize yarayabilecek pek çok outdoor markası bulunuyor. North66 en popüler olandır ancak fiyat olarak oldukça pahalı, Icewear yine meşhur bir markası, fiyatları biraz daha makul ve ülkenin pek çok yerinde şubesi bulunuyor.

Perlan Project: Restorant ve şehir gözlem yeri, buradan da şehire yukarıdan bakıp güzel fotoğraf kareleri alabilirsiniz. Ayrıca bir çok hediyelik eşya bulunuyor ve ev yemekleri yiyebileceğiniz kapsamlı bir restorana sahip.

Kringlan Şehirdeki en büyük avm. İçinde muazzam güzellikte bir de market bulunuyor.

Harpa burası konser benzeri etkinliklerin gerçekleştiği bir merkez. İçerisinde oldukça kaliteli hediyelik eşyalar alabileceğiniz bir kaç küçük shop da bulunuyor. Gittiğimizde Björk konserine denk getirerek gitmiştik. İmkanınız varsa önceden şehirdeki etkinliklere göz atmanızı öneririm.

Şehirin dışına çıktığımızda;

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Thingvellir Ulusal Parkı mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir.

Seljalandsfoss (Seljalandsfoss’un en önemli özelliği, şelalenin arkasına geçilebilmesi.)
Skogafoss: Bir diğer büyüleyici şelale.

Gullfoss, bu şelale oldukça büyük ve inanılmaz bir güzelliğe sahip. Ne kadar çok şelale var bu ülkede diyip geçmeyin, her biri mutlaka görülmesi gereken güzellikte, sizi asla pişman etmeyecek. Gulfoss şelalesinin gökkuşağı meşhurdur, gittiğinizde sizi rengarenk bir atmosferin karşılayacağını garanti edebilirim.

Dettifoss, bu şelale Akureyri’den ilerlediğinizde yol üzerinde kalıyor. Adanın tamamını dolaşmaya vaktiniz yoksa atlayabilirsiniz.

Mýrdalsjökull ve meşhur Eyjafjallajökull yanardağlarını görmeden geçmeyin.

Jokulsarlon Glacial Lagoon‘a giderek buzul bölgesinde fotoğraf çekilebilirsiniz.

Reykjavik’den Jökulsarlon 380km yaklaşık 5 saat sürüyor. 

Jokulsarlon’dan gelirken Vik’de dönüşü dinlenme molası verebilir ve yemek yiyebilirsiniz.

Vik i Myrdal Church şehrin simgesi, çıkıp mutlaka görülesi bir güzelliktedir. Jokulsarlon ile Vik arası 200km.

Bir diğer gün Golden circle turu yapabilirsiniz.

Gullfoss şelalesi, Geysir’i mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Geysir’deki yer kürenin kaynaması dolayısıyla oluşan koku biraz rahatsız edebilir.

Son gün ya da ziyaretinizde uygun bir gün zaman aralığı jeotermal bir kaplıca olan Blue Lagoon‘da rahatlamak için geçirmeyi unutmayın.
Eğer vaktiniz varsa ve adanın tamamını dolaşacaksanız adanın diğer ucunda bulunan Mývatn Nature Baths çok daha sakin ve huzur verici bir atmosfere sahip. Blue Lagoon havalimanına yakın olduğu için aşırı kalabalık olabiliyor.

Akureyri

Burası Reykjavik’ten sonra İzlanda’nın en büyük ikinci şehri. Vaktiniz kısıtlı değilse gidin görün.

Oldukça küçük ve sevimli bir şehir. Şehire çok yakın mesafede bir de christmas house bulunuyor. Burada dünyanın her yerinden gelmiş binbir çeşit yılbaşı süsünü bulabilmeniz mümkün.

Ayrıca zaman ayırabilirseniz İzlanda’nın en güzel fiyordları olan Siglufjörður ve Ólafsfjörður taraflarına da bir iki gün ayırmanızı öneririm.