Bu bir tarla öyküsü.

Ama herhangi bir tarla değil, hayal gücünün filizlendiği bir toprak.

Garip, ilginç, harika, lezzetli şeyler yetiştiriyoruz.

Dürüst olmak gerekirse, daha acayip daha iyi oluyor.

Mesela?

Mashua,

oca,

badger flame beet,

squashini,

butterfly sorrel,

sunset sorrel,

pichuberries,

pineberries,

white alpine strawberries,

ice plant.

Bir dakika, sonuncusuna ne dedin?

Ice plant’ı (buz bitkisi) daha önce duymadın mı yoksa?

Yok, hayır.

Aaron Choi ile tanışın.

Aaron’un çiftçi olmak gibi bir amacı yokmuş.

Aslında planım önce bir master ardından da doktora alarak üniversitede din bilimleri çalışmaktı.

Tam tersi bir dönüş yaptım.

Bu dönüşü ise ebeveynlerine borçlu.

Bir çiçekçi dükkanını başarılı şekilde işlettikten sonra Aaron ve kız kardeşi onları emekliliğe ikna etmiş.

Ama ebeveynlerinin başka planları varmış.

Emekliliklerinden gelen parayla bir sera aldılar.

Marketlerdeki perakende satış için Kore sebzeleri yetiştirmeye başlamışlar.

Ama sonra Aaron da dahil olmuş ve işler biraz garipleşmiş.

Zararlı otları temizleyerek başladım; sonra da ışık, su, sıcaklık, nem gibi yetiştirme koşullarına takıntı geliştirmeye başladım.

Artık her sefer yeni bir deneydi benim için, sanırım o noktadan sonra kendimi olaya kaptırdım.

Bunca zaman başımı kitaplardan kaldırmadıktan sonra tüm bu yaptıklarım kulağa gerçekten ilginç geliyor.

Tarla hayatına aşina oldukça araştırmasını başka bir seviyeye taşımış.

Birçok bitkiyle denemeler yapmaya başladık.

Ardından, alışılmadık diğer birçok bitkiyle de ilgilenmeye başladık hızlıca.

Pichu Berries, Sweet Jade green tomatoes’i pek duyan yoktur;

benim favorilerim oka ve Mashua’yı ise tatmak şu yana dursun duyan var mıdır bilmiyorum.

Amacımız her zaman en kaliteli restoranlardı,

böylece bu olağandışı ürünlerin tanınırlığını ve yaygınlığını artırabileceğimizi düşünüyorduk.

Peki bu ürünlerinizi en kaliteli restoranlara satmayı nasıl başardın?

Kelimenin gerçek anlamıyla soğuk ziyaretler gerçekleştirdim.

Şefler bir kere yetiştirdiklerimizi görmeye başlayınca ürünlerin kalitesi onları şok etti.

Düzenli olarak şöyle yorumlar alıyorum: “Bunları yetiştirdiğine inanamıyorum.”

İyi mi?

Evet.

Ya tart?

Harika.

Güzel.

İşte burası saplantım ile uzmanlık alanımın kesiştiği yer: bilinmeyeni aşina kılmak.

Bu olağandışı bitkiler hakkında söylenecek gerçekten çok şey var, onların dünyasını diğer insanlara tanıtmamız lazım.

Çünkü yaygınlaştıkça, bu besinler üzerinden daha çok diyaloga geçebiliriz; yiyecek olmazsa diyalog olmaz.

Kaynak: seninhikayen

Altyazılandırmak üzere video önerilerinizi Gaia Dergi’ye yollayabilirsiniz.