Bugün (19 Nisan 2017) Kıbrıs Mağusa’da DAÜ Mor Kadın Platformu olarak, katledilen bir kadın arkadaşımız için bir yürüyüş gerçekleştirdik ve basın açıklaması okuduk.

#KadınCinayetleriPolitiktir

Kıbrıs’ta dün sabah bir kafenin önünde katledilen Burcu için basın açıklaması yapıldı, bugün birçok kurum yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamanın metni şöyle:

“Basına ve kamuoyuna;

Bizler içinde yaşadığımız ataerkil toplumun ve erkek egemenliğinin sirayet ettiği bütün sistemlerde kadın cinayetlerinin sürekli olarak arttığını ve meşrulaştırılmaya çalışıldığını tekrar tekrar görüyoruz.

Dün (18 Nisan 2017) sabah saat 10 sularında Salamis Caddesi üzerinde Yemen Kahvesi’nin önünde bir kadın arkadaşımız öldürüldü. 25 yaşında üniversite öğrencisi olan Burcu canice katledildi. Dün yaşanan olayda Burcu herkesin gözü önünde sessiz sedasız öldürüldü.

Kıbrıs’ta, Türkiye’de ve dünyanın her yerinde her gün onlarca kadın tacize, tecavüze, şiddete maruz kalıyor ve genelde tanıdıkları tarafında katlediliyor. Dünyada her gün 3 kadın, cinayete kurban gidiyor. Bu ölümler sadece katillerin değil onları yetiştiren ataerkil sistemin ürünüdür.

Erkek egemen tahakkümcü zihniyetin ürünü olan kadın cinayetleri bütün toplumun sorunudur. Son zamanlarda dünyada hızla artan erkek şiddetine rağmen koruyucu ve önleyici politikalar yerine, kadınları yok sayan politikalar uygulanıyor.

Polis, Kıbrıs’ta yaşanan şiddetin üstünü örtmeye çalışıyor ve şikayet etmek isteyen kadınları korkutup vazgeçirmeye çalışıyor. Şiddet gören kadınlar karakola gittiğinde; ”gece bu saatte dışarda ne işin vardı?”, ”haketmişsinizdir!” söylemleriyle karşılaşıyor.

Kadının yaşadığı şiddet meşrulaştırılamaz! Dün yaşanan olaydan sonra basının yaptığı haberlerde gözlenen bir sebep arayışı, eril sistemin devlet tarafından topluma nasıl empoze edildiğinin kanıtıdır. Hiçbir cinayetin sebebi aranamaz!

Kıbrıs’ta kadınlar maruz kaldıkları sorunlar karşısında neredeyse tamamen yalnız bırakılıyor. Kadınların polisin tutumlarından sonra veya önce gidebilecekleri devlet eliyle yürütülen hiçbir şiddet önleme merkezi veya sığınma evi yok. Evde şiddete maruz kalan kadın, üzerine bir de polis şiddetine maruz kalıyor ve şiddet gördüğü yere tekrar gönderiliyor. Her seferinde gittiğimiz her alanda şiddet kendini tekrarlıyor.

Bu yüzden yetkililere sorumluluklarını tekrar hatırlatır, bir an önce Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin, bölgelere kadın sığınma evlerinin ve şiddet önleme merkezlerinin açılmasını talep ederiz.

Erk devlet, yargı, medya işbirliğiyle kadın katliamlarına davetiye çıkaran bu düzene karşı yasımızla ve isyanımızla sokaklardayız. Burcu için ve katledilen bütün kadınlar için isyan çığlıklarımızı birleştirip varlığımızı haykırıyoruz, bu düzeni kabul etmiyoruz!

BİR KİŞİ DAHA EKSİLMEYECEĞİZ!

Susmuyoruz, korkmuyoruz, hesap soruyoruz!

DAÜ Mor Kadın Platformu, Fema, Unicorn LGBTQ Kulübü, Baraka, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Platformu, Kadın Eğitim Kolektifi, Dayanışma, Kuir Kıbrıs Derneği, Bağımsızlık Yolu Mağusa, Öğrenci Mücadele Dayanışması, MAKAMER.”