Ne yenilenebilir enerji ne de enerji verimliliği ülke politikasının önceliği değil artık. Zaten 2007’deki mevzuat çalışması bugüne kadar ertelene ertelene güdük hale geldi bile. Artık mevzuatlarımız kaldırımlar gibi sık sık değişiyor, her şey kömür-petrol-doğalgaz-beton-asfalt ekonomisinin hizmetine veriliyor.10 Temmuz’da Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) kapatıldı. Sanki kimse duymadı. Pek haber olmadı. Önemi ve anlamına dair kimse bir şey seylemedi. Bir numaralı kararname ile kapatıldı ama gündemde sonlarda bile yer almadı.

Neden yeni rejiminin ilk işi o olmuştu? Hani rüzgarın, güneşin maliyeti düşüyordu, bu gelişmenin önünü kimse kesemezdi? Hani kömürden enerji üretimi dünyada -aslında gelişmiş ülkelerde- azalıyordu? Yetmiyormuş gibi dünyada nükleer santralleri kapatırken Türkiye geçen hafta bir KHK ile “Nükleer Düzenleme Kurumu” diye bir yapı yarattı. Böylece nükleer atıklara yeşil ışık yakıldı.

Bir ülkede kaldırımların kalitesi ne ise enerjinin kalitesi de odur. Ülkemizde kaldırım yapma tekniği ile kanun yapma tekniği arasında ince de olsa bir bağ vardır. O bağ bazen çok şey ifade edilebilir. Buradan bile bakılsa o kadar çok şey söylenebilir ki… Sadece YEGM’nin geçmişinde olan kanun yapma tekniğindeki değişim, görev alanındaki ilerlemeyi izlemek bile bizlere çok şey anlatıyor.

KANUNLA KURULUP KARARNAMEYE İLE KAPANMAK!

YEGM’nin ilk adı Elektrik İşleri Etüd Dairesi’dir. 24.06.1935 tarih ve 3036 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik İşleri Etüd Dairesi Teşkiline Dair Kanun ile kurulmuş. Yani bu ülkenin ilk kurumlarındandır.
1985 yılında yine bir kanun ile Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Direktörlüğü’nün adı Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdürlüğü olarak değiştirildi.

2011 yılında ise 662 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK uyarınca Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdürlüğü bir madde ile kapatıldı ve yerine bir madde ile Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) kuruldu.

Şimdi ise 10 Temmuz 2018 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (Kararname Numarası: 1) ile bakanlık yapıları içinde YEGM yer almadı.
Yani 1935’te bir kanun ile EİE kuruldu, 1985’te bir kanun ile genel müdürlük oldu, 2011’de torba KHK ile kapatıldı ve YEGM oldu ve 2018’de 1 numaralı kararname ile tarih sahnesinden silindi.

Ama zaten yenilenebilir enerjiye ne gerek var ki? Enerji verimliliği demek daha az termik santral, nükleer demek. Her taraf AVM olmalı, her taraf rezidans olmalı ki daha çok elektrik üretilsin, satılsın. Nitekim 4 numaralı Kararname ile Devlet Tiyatroları’nın bütün arazileri inşaata açıldı. Kararnamenin 332 no’lu maddesinde bedelsiz tahsis kolaylığı getirildi. Her şey asfalt, beton, kömür, gaz ve petrol için değil mi zaten?

ELVEDA VERİMLİLİK

2007 yılında enerji verimliliği konusunda bir kanun çıkartıldı. Enerji verimliliğinde yapılan bu düzenleme sanayiden ulaşıma, konuta bir dizi alanda verimlilik mevzuatını üst aşamaya taşıyordu. Tabii ki ardından ikincil mevzuatlarla geliştirilmeliydi.

Nitekim ardından Binalarda Enerji Verimliliği Yönetmeliği, Enerji İle İlgili Ürünlerin Çevreye Duyarlı Tasarımına İlişkin Yönetmelik gibi ikincil yönetmelikler geliyordu. Boşuna enerji tüketmeyecektik.
Ama nasıl olurdu? AB 2017’den itibaren sıfır enerjili evleri zorunlu kılarken biz gelişmişlik adına daha az enerji tüketip daha az vergi alacaktık. O kadar çimento ve asfalt ne olacaktı? Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında, yönetmeliğe uygun yapılan binaların enerji tüketim sınıflarını ve karbondioksit salım sınıflarını belirleyecek olan Enerji Kimlik Belgesi alınması gerekiyordu. Yönetmelik tam beş kez değişikliğe uğradı ve enerji kimlik belgesi alınması gibi basit bir iş bile 2020’ye ertelendi.

Şimdi kuruluş ve görevlere dair mevzuatı basitleştirelim ve sadeleştirelim;

1935’te kanun ile kurulan kurumun 2011’de bir KHK ile adı değiştirildi ve bugün kararname ile kapatıldı. Çünkü ne yenilenebilir enerji ne de enerji verimliliği ülke politikasının önceliği değil artık. Zaten 2007’deki mevzuat çalışması bugüne kadar ertelene ertelene güdük hale geldi bile. Artık mevzuatlarımız kaldırımlar gibi sık sık değişiyor, her şey kömür-petrol-doğalgaz-beton-asfalt ekonomisinin hizmetine veriliyor.

Ne demiştik, kaldırım yapma tekniği, politikası ne ise enerji de odur. Yani kurumlar, görevleri, politikalar ve mevzuat sık sık değişecek, tıpkı kaldırımlarımız gibi.