Bugün Don Kişot Bisiklet Kolektifi ve Kuzey Ormanları Savunması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde, her gün, her yaştan insanımızı öldüren hafriyat kamyonlarına karşı basın açıklaması yaptı ve hafriyat kamyonu terörünün kalıcı çözümlerle kesin olarak sonlandırılmasını talep etti. Bu çözümlere ek olarak, toplumsal, ekolojik ve ekonomik yıkımın son bulması için, başta katil projeler olmak üzere İstanbul’un kentsel ve ekolojik dokusuna zarar veren tüm projelerin durdurulması talep edildi.
Don Kişot Bisiklet Kolektifi ve Kuzey Ormanları Savunması adına basın açıklamasını Ayşe Yıkıcı ve Deniz Gün yaptı. 2 yıl önce Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nın içinde hafriyat kamyonunun öldürdüğü İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü 3.’ncü sınıf öğrencisi Şule İdil Dere’nin annesi Nesrin Aslan da konuştu.

Hafriyat Kamyonu Terörüne, İstanbul’un Şantiye Kente Dönüşmesine Dur De!

23 Mayıs 2018

Hafriyat kamyonları ve beton mikserleri İstanbul’un hemen hemen her ilçesinde, her semtinde, her mahallesinde, aşırı hız ve trafik ihlalleriyle artık neredeyse her gün, her yaştan canımızı alıyorlar.

İstanbul içinde on bine yakın hafriyat kamyonu ve beton mikseri çalıştırılıyor. Son bir senede bu kamyonlar en az 30 insanımızı öldürdü. Denetimsizlik yüzünden şehrin her noktasında cirit atan bu araçların trafik ihlalleri artık sürekli tekrarlanan olaylar haline geldi.

Özellikle 3. Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu inşaatı sürecinde çalışan hafriyat kamyonları; Arnavutköy, Sarıyer, Kemerburgaz ve Göktürk başta olmak üzere İstanbul’un birçok semtinde ölümlü kazalara sebep oluyor. Bu kamyonlar sadece insanların değil, hayvanların da hayatını tehdit ediyor. İstanbul’un kuzeyinde, köpek, tilki, karaca, domuz, çakal ve leylek gibi türlerden sayısız birey, yollarda hafriyat kamyonlarının altında kalarak ölüyor. Kuzey Marmara Otoyolu – 3. köprü ve 3. havalimanı projelerinin ve bunlara hammadde sağlamak üzere tüm Marmara’da açılan taş ocaklarının getirdiği habitat parçalanması, onları otoyollara, dolayısıyla ölüme sürüklüyor. Denetimsizlik yüzünden Belgrad ve Fatih Ormanları‘na gizlice dökülen molozlar, orman varlığını, ekosistem dengesini ve yeraltı su kaynaklarını ciddi şekilde tehdit ediyor.

Sorumlulara ise hesap sorulmuyor, kazalar önlenmesi için gerekenler yapılmıyor. 22 yaşındaki Özge Kandemir’in hayatını alan kazaya ilişkin davada, kazada trafik kurallarını ihlal ettiği tespit edildiği halde kamyon şoförüne ceza verilmedi. 2 sene önce Kadıköy’de parkta yürürken bir hafriyat kamyonunun aramızdan aldığı üniversite öğrencisi Şule İdil Dere’nin ölümünde ‘asli kusurlu’ bulunan sekiz kişiye yargılama izni dahi verilmedi. Unutulmamalıdır ki kamu görevlilerinin korunması ve sorumlarının yargılanmaması yeni ölümlere davetiye çıkarıyor.

Hafriyat kamyonu terörünün kalıcı çözümlerle kesin olarak sonlandırılmasını talep ediyoruz.

  • Öncelikle yaşlı, engelli ve çocukların bulunduğu sokaklara ağır tonajlı araçların girmesi kesinlikle yasaklanmalıdır. Kent içi yollarda araçların şantiye giriş ve çıkışlarında kontrol sağlanmalı ve yaya ile karşılaşması muhtemel güzergah boyunca eskort eşliğinde hareket etmeleri sağlanmalıdır.
  • Sorunun ana kaynaklarından biri olan ve şoförleri potansiyel katil haline getiren sefer başına ücretlendirme sistemine son verilmelidir. Günlük toplam hafriyat tonajının sınırlandırılmasına dayalı olarak yeniden planlanmalıdır.
  • Elektronik Araç Takip Sistemi ile etkin denetim yapılmalıdır. Kamyonların yasak olan güzergâhlarda ve saatlerde çalışması engellenmelidir.
  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yönetmelikler halk sağlığı ve can güvenliği gözetilerek yeniden düzenlenmelidir. Çevre kirliliğinin önlemesine yönelik önlemlerin sürekli kontrolü sağlanmalıdır.
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hazırlamakla yükümlü olduğu “hafriyat toprağı, inşaat/yıkıntı atıkları ile doğal afet atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması ve bertarafı ile ilgili yönetim planı” kamuya açık olarak yayınlanmalıdır. Mevcut yönetmelik ve kurallara uyulmasının etkin denetimi sağlanmalıdır.
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, kamu yararına olan acil iş ve proje kapsamında 24 saat izin verilen projelerin listesi kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
  • Kamu denetiminin sağlanabilmesi için UKOME kararları ile belirlenen güzergâhlar ile yasaklanan güzergâhlara ilişkin haritalar kamuoyuyla paylaşılmalı, yollara uyarıcı tabelalar koyulmalıdır.

Ama bunların da yetmeyeceği açıktır. Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere tüm kamu kurumları, inşaatların hızlanması odaklı politikalarına son vererek görevlerini yapmalıdır. Talebimizi yineliyoruz:

Tüm bu toplumsal, ekolojik ve ekonomik yıkımın son bulması için yapılması gereken şey başta katil projeler olmak üzere İstanbul’un kentsel ve ekolojik dokusuna zarar veren tüm projeleri durdurmaktır.

Don Kişot Bisiklet Kolektifi – Kuzey Ormanları Savunması