Sanat kavramının içinde barındırdığı her bir öge, bir düzen ve güzellik içinde dünyaya enerji katar; sanat eseri, sanatçının yüreğini ortaya koyarak yaptığı eserlerdir. Sanatçı Gabriel Dawe de bu işi yüreğini yansıtarak yapan insanlardan olsa gerek ki müthiş ve rengarenk bir şaheser ortaya çıkarıyor.

Bu gökkuşağı görünümündeki eser, bir heykeli andırıyor olabilir, fakat değil. Yakından bakıldığında ipliklerle yapıldığını görebiliyoruz.

Gabriel Dawe, bu eserine Plexus adını verdi ve Plexus serisinin ilk parçasını oluşturdu. Bu optik illüzyonlu gökkuşağı; 19 adım uzunluğunda ve 15 farklı renk tonunu barındırıyor.

Ayrıca ipliklerin toplam uzunluğu 60 mil, yani 96,56 km. Bu büyük ve uzun eseri oluşturmak için sanatçı, el yapımı dev bir iğne kullanıyor.

Gabriel Dawe 5

Sanatçı, büyük dikiş projelerine çok da yabancı değil; daha önceden yine büyük çaba gerektiren projelere de imza atmış. Bu projede ise zemin ve tavan arasında olan ipler, birçok kancaya takılıdır ve oldukça karmaşık; binlerce şekilde iç içe geçirerek yapılmış.

Gabriel Dawe 6

Çalışmaları için Dawe’e ilhamın nereden geldiği sorulduğunda ise; “Nakışın küçükken bir ‘kız’ işi olduğunu öğrendiğimde büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Sonunda ben büyüdükçe hayal kırıklığım da benimle büyüdü ve ben bu tekniği araştırarak ve kendimi geliştirerek hayal kırıklıklarımı yendim. Toplumdaki bu ‘erkek nakış yapamaz’ kalıbını değiştirmeyi amaçladım” diyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Proje, şu anda Washington’da, Smithsonian Renwick “Wonder” Galerisi’nde sergileniyor.

Gabriel Dawe’in internet sitesine gitmek için buraya tıklayınız.

Kaynak: My Modern Met