Geleneksel görüntüsü, karanlık ve çürümüş görünümlü savaş zamanlarının korkunçluğunu anımsatan, etkisi bulaşıcı Japon modern dansı Butoh’nun kurucusu Kazuo Ohno, hayata veda ettiğinde 103 yaşındaydı ve 100’lü yaşlarında bile dans etmeye devam etti.

Ohno’nun solo performansları, karşı konulamaz güçlülüğü ve tehditkar hüznü ile biliniyordu. Bir hümanist olarak ifade etmek istediklerini genellikle gösterişli bir kadın formunda bir tanıma büründürüyordu. Sahnedeki sendeleyen kadın imajında, bedeninin bükülmeleri ve tuhaf hallere girmesi, doğanın gücünü ifade ederken gürültülü ayakkabıları ve çarpık peruğu ile de kırılganlığını gösteriyordu.

Bu şekilde, Ohno, aynı zamanda, İkinci Dünya Savaşı sonrası Japonya’sında, Butoh’nun iki taraflı doğasını da gösteriyordu. Butoh, yaşam ve ölümün ilkel karanlığını, sinir bozucu bir fiziksel tiyatro şeklinde tasvir ederken dramatik, kulak tırmalayıcı ve hatta tahrik edici şuh kahkahaları da içeren bir dans.

Ohno’nun oğlu Yoshito ile 1985 yılında New York’ta Joyse Tiyatrosu’nda yaptıkları bir gösterinin değerlendirmesini Anna Kisselgoff, The New York Times’ta şöyle yazmıştı; “Kazuo Ohno’nun işinde ‘küçük simya çalışmaları’nı veya ‘şaşalı bir travesti gösterisi’ni görmek çok kolaydı.”

“Sayın Ohno’da ikisinden de bir şeyler var ve hatta inkar edilemez bir sanat eseri derinliğiyle.” Kisslegoff, bu yazısında Ohno için “Japon Butoh dans tiyatrosunun büyük büyük adamı” diyordu. “O, öncelikle, yarattığı şeyin etkisinin kesinlikle farkında olan bir performansçı ve bu büyük konsantrasyonla gerçekleştirdiği sololarında bütün Butoh estetiğininin tohumlarını eken kişi.”

Kazuo Ohno, Rusça konuşan bir babanın ve Avrupa mutfağında usta, kanun ve org çalan bir annenin oğlu olarak 1906’da Hakodate, Hokkaido’da doğdu.

Kazuo Ohno 1

Ohno, yıldız bir atlet ancak zayıf bir öğrenciydi. Eğitim gördüğü Japon Atletizm Okulu’nda, okul yöneticisinin onu modernist, feminist, yeni nesil İspanyol dansçı Antonia Merce’nin “Arjantin” adlı gösterisine götürmesiyle beraber hayatı değişti. Merce, Ohno’nun 1977’de sahnelediği, klasikleşen eseri “Arjantin’e Hayran Olmak”a ilham oldu.

Mezuniyetinin ardından Ohno, Yokohama’da bir lisede dans öğretmenliği yaptı. Alman Dışavurumcu koreograf Mary Wigman’in öğrencilerinden Harald Kreutzberg’in bir performansını izledikten sonra, Wigman ile beraber eğitim görmüş olan Japon modern dansının öncülerinden Baku Ishii ve Takaya Eguchi ile çalışmaya başladı.

Wigman’in etkisi Ohno’nun işlerinde oldukça hissedilir. Şüphesiz diğer ilham kaynağı ise 1938’de Japon Ordusu’na alınarak birebir şahit olduğu savaş vahşetidir. Orduda dokuz yıl hizmet vermiş, bunun bir yılını da Yeni Gine’de tutsak olarak geçirmiştir.

Kazuo-Ohno-La-ArgentinaButoh’un katıksızlığı, genellikle, Hiroşima’da yaşananlara da yorulur. Ohno’nun 1950’lerde yarattığı erken dönem işlerinden Denizanası Dansı, savaşçıların açlık ve hastalıktan öldüğü ve denize gömüldüğü zamanlarda, denizde yüzen bir denizanasından ilham alarak ortaya çıkmıştır.

Ohno, kariyerine nispeten geç başlamış ve ince bedeni, kırışmış cildi ile tipik ideal dansçı imajından çok uzak olan Butoh görünümüne doğal olarak ulaşmıştı. İlk resitalini Mitsuko Ando ile Tokyo’da 1949’da, 43 yaşındayken gerçekleştirmişti. Butoh veya orjinal ismiyle Ankoku Butoh’nun (Karanlığın Dansı) babası Tatsumi Hijikata da seyirciler arasındaydı.

Hijikata’nın Ohno’yu dans kolektifine davet etmesiyle beraber ikili 1959-66 yılları arasında beraber çalışmış, Jean Genet, Comte de Lautréamont ve Mishima’nın yazılarından da etkilenerek bir çok eser üretmişlerdir.

Ohno, Hijikata ve diğer Japon modern dans ve Butoh sanatçılarıyla çalışmaya devam etmiş ve 1969-73 yılları arasında Chiaki Nagano’nun üç filminde başrol oyuncusu olarak yer almıştır. 1980 yılında başladığı uluslararası çalışmalarının en önemlileri; Annem, Su Zambakları ve Cennetteki Yol, Dünyadaki Yol‘dur.

Ohno’nun arşivleri, Yoshito Ohno yönetiminde Kazuo Ohno Dans Stüdyosu’nda yer almaktadır.

Kazuo-Ohno-1

Ohno, neredeyse bütün hayatını aktif bir şekilde sürdürdü. Japonya dışındaki son performansı, 20. Yüzyıl İçin Ağıdım adlı retrospektifini 1999’da Yoshito ile birlikte Japon Topluluğu’nda gerçekleştirdi.

Japonya’daki son performansı ise 2007 yılında gerçekleşti. Yüzüncü yaşında, yaşının ve hastalığın harap ettiği bedeninin hareket eden kısımlarını kullanarak, bazen sadece elleriyle “dans etti” ya da elleri ve dizleri üstünde emekleyerek seyircisiyle konuştu. Karanlığın dansı Butoh için belki de mükemmel metafor bu.

Kaynak: NY Times, Kazuo Ohno Dance Studio