1979 yılında İngiliz komedi topluluğu olan Monty Python’un üyelerinin çektiği absürt komedi filmidir.

Çekildiği dönemde büyük tepkilere neden olan film 41 yıl geçmesine rağmen şu an Danimarka’da hala yasaklı filmler arasındadır. Ayrıca yapım ülkesi olan İngiltere’de bile filmin çekildiği yıldan 30 sene sonra ilk defa gösterime girmiştir.

Konu olarak Hz. İsa ile aynı gün doğan Brian bebeğin yanlışlıkla 3 bilge adamın onu İsa zannetmesi ile başlayan film, ardından filmin ne kadar eğlendirici geçeceğini bizlere belli eden bir jenerikle başlıyor ve Brian’ın hayatının Hz. İsa ile aynı paralellikte gitmesi ile devam ediyor.

Önemli taşlamaları ve hiciv unsuları bulunan filmde jeneriğin bir çiçek içinde bebeğin göğe yükselmesi ile bitmesi ve finalinin filmin başından belli olması ile başlıyor. Filmdeki Brian karakterini oynayan aktör Graham Chapman filmde sadece başrol olarak değil birçok başka karakteri oynayarak adeta sürprizler yapmıştır. Aslında sadece Graham Chapman değil, Monty Pyhthon’un 6 kişilik üyesi yaklaşık 40 karakteri canlandırmışlardır. Bunu film izlerken bazılarını fark ediyorsunuz ama filmin künyesini incelediğinizde gözünüzden kaçırdığınız karakterlerinde olduğunu görüyorsunuz. Yönetmen Terry Jones ise henüz aramıştan yaklaşık 4 ay (21 Ocak 2020) önce ayrılan aktör filmin içine o zamanların çok sükse yapmış filmi Star Wars’a selam gönderdiği bir sahneyi de koymayı es geçmemiştir.

Filmde dini dogmalara bolca yer veren yönetmen bir sekansta “su kabağı” ve “terlik” ayrımında aslında Hristiyanlık içindeki mezhep farklılıklarını da gözümüze sokmayı başarıyor. Ayrıca suskunluk yemini ederek meditasyona geçen bir kişini yanlışlıkla konuşturup -adamın dilini açtı Mesih- repliklerinin atıldığı bölümde ise karakterin yanlışlıklar üzerine halkın bu yanlışlıkları birer mucizeye dönüştürmesi 21. yüzyılda bile hala aktüelliğini korumaktadır.

Filmde Yahudi Halk Cephesi adındaki bir topluluğunda düzene boyun eğmeyen ama bu düzeni yıkmak için salt düşüncelerden başka hiçbir şey yapmayan hala varlığını koruyan sözde muhalif kesimlere ise ağır darbe indiriyor. Bu topluluğun ise Brian’ın ölümünü duyduklarında bile müdahale etmek yerine karşısına geçip “He’s a jolly good fellow” şarkısını söylemesi filmin en düşündürücü eğlenceli sahnesi.

Notlarımı burada sonlandırırken aslında hepimizin etrafımızda birçok manifestoya aldanırken buluyoruz. Brian’ın da dediği gibi “Aslında herkes kendisini dinlemeli”.