İşten çıkarıldıktan sonra defalarca gözaltına alınıp polis saldırısıyla karşılaşan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, açlık grevlerinin 61’inci gününü devirdiler. Nuriye hocanın dün akşam saatlerinde fenalaşması hepimizi üzdü ve korkuttu. Bir hukuksuzluklar silsilesinin içinde gözlerimizin önünde eriyen insanlar, hocalarımız. Bizleri eğiten, geleceğimizi savunan, aydınlığımız için mücadele edenler. Müsaade mi edeceğiz hocalarımızın ve yanısıra insanlığımızın gözlerimiz önünde böylesine eriyip bitmesine?

Ana akım medya daha ne kadar kaçacak bu haberi yazmaktan bilmiyoruz, ama insanların olanları kabullenmeyip, hukuksuzluğa boyun eğmeyip “ruhlarını açlıkla doyuruyor” oldukları gerçeğini daha uzun zaman saklayamayacakları kesin.

Dün akşam saatlerinde Sezen Aksu şahsi internet sitesinde Hayatlarından Vazgeçiyorlar başlıklı bir yazı yayınladı:

Bu ülkenin büyük zorluklarla yetişmiş iki genç öğretmeni Nuriye Gülmen ve Semih Özakça 60 gündür açlık grevindeler. Hayatlarından vazgeçiyorlar. Hiçbir fikrî ayrılığın ve fikirsel mücadelenin bedeli hayat olamaz. Kendimize ve birbirimize vereceğimiz en temel hak, yaşamak ve yaşatmak. Gözümüzün önünde eriyip giderlerse, bu günahtan hangimiz azade kalabiliriz?

Bu ülkenin yönetimine talip olmuş ve görevlendirilmiş bütün yetki sahiplerinden rica ediyorum: Lütfen bir dinleyiniz, seslerine kulak veriniz.

Ayrıca HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu önemli bir girişime imza atarak Gülmen ve Özakça’nın hak arayışlarını konu alarak bir mektup kaleme aldı. Direnişi ve iktidarın OHAL kapsamında gerçekleştirdiği hukuksuzlukları Avrupa Konseyi gündemine taşıyan Kerestecioğlu mektubunda “Gülmen ve Özakça’nın durumları hakkında Türk makamlarıyla iletişim kurmanızı sizden rica ediyorum. Bu müdahaleniz, açlık grevindeki eğitimciler ile ilgili devlet makamları arasında grevin sona erdirilmesi ve bu kişilerin işlerine geri dönmelerine yönelik gerekli diyalogun oluşturulmasına yardımcı olabilir.” ifadelerini kullandı. Haberin tamamı için tıklayın.

CNN Türk’teki 5 haberden dört tanesi milletvekilleri ve Sezen Aksu sayesinde yapılmış. O bir tanesi de göz yumulamayacak raddeye gelen, her gün gerçekleşen polis saldırıları sırasında yapılmış. Diğer yayın organlarında zaten herhangi bir başlık dahi yok. Cumhuriyet gazetesi konuyu çok okunan gazetelerden biri olarak bir nebze gündemine taşısa da ne yazık ki ilgisi yeterli değil.

Hâl böyleyken haber almak alternatif medyayı takip etmeyenler için çok da mümkün görünmüyor. Yapacak şeyi biliyoruz aslında hepimiz: Bilenler bilmeyenlere anlatacak, açlık grevini onaylamak onaylamamak bugün değil başka gün tartışılacak.

Esra Özakça’nın Nuriye Gülen ve Semih Özakça hakkındaki bilgilendirmesi:

“Merhaba dostlar,

181 gündür direnen, 27 kez işkence ile gözaltına alınan, açlığının 61. gününde Nuriye hoca rahatsızlandı. Açlık grevinin beklenen sonuçlarını Nuriye Hoca ve Semih yaşamaya başladılar. Semih’in baş ağrısı, midede yanma, halsizlik, çabuk yorulma, nabız ve tansiyon düşüklüğü; Nuriye Hoca’nın sıklıkla kas ağrısı şikayeti, midede yanma, yürümede zorluk, nabız ve tansiyon düşüklüğü, halsizlik gibi şikayetleri var. Semih 17, Nuriye Hoca 8 kilo kaybetti. Bugün yaşanan da açlık grevi ile yaşadığı sıkıntıların devamıdır. Hastaneye gitmesi söz konusu değildir. Bilindiği üzere çeşitli yerlerde direniş alanında ve ropörtajlarda söyledikleri gibi hasta olmadıklarını direnişçi olduklarını açlık grevinin bu etkileri yaratacağını bildiklerini söyleyerek, açlık grevi direnişçileri tıbbi müdahaleyi kabul etmiyorlar.

Açlık grevine başlamadan önce 120 gün boyunca eylem sürdürülmüş ve birçok şey yapılmıştı. Mahallelere gidildi, okullar gezildi, akademisyenlere gidildi, basına ve milletvekillerine gidildi. Fakat direnişin talebi olan işi geri istemekle ilgili hiçbir gelişme olmadı. Bu dönemde arkadaşlarımız haklı talepleri karşılanmazsa açlık grevi yapacaklarını basına verdikleri röportajlarla da duyurmuşlardı.

Bugün twitterda kampanyamızın adı olan #NuriyeveSemihinAçlığınaSesVer hashtagi Türkiye gündeminde 2. oldu. Bu 181 gündür kararlı, ısrarlı, haklılıktan alınan güçle örülen direnişin meyvesidir. Tüm direnenlerin ortak mücadelesinin sonucudur. Bugün binler bu mücadeleyi sahipleniyorsa bu Yüksel’e gelen, hatır soran, çiçek bırakan, faks çeken, dilek feneri uçuran, yani küçük büyük birşeyler yapan sizlerin çabasıyla olmuştur. Küçük büyük demeden yapılan her işin kıymetli olduğunu söylüyorduk bugün haklı olduğumuzu daha iyi görüyoruz. Arkadaşlarımız açlık grevine başlarken korkun açlığımızdan demişlerdi. Bugün Türkiye ve dünyanın birçok yerinde açlık grevinin sesi yankılanıyor. Destek açlık grevleri büyüyor. Biz iktidara değil, halkımıza kamuoyunun vicdanına güveniyoruz deyip eyleme başlamıştı Nuriye ve Semih. Güvenimiz boşa çıkmıyor. Sizinle birlikte kazanacağız ve kampanyayı büyüterek devam edeceğiz.

Yürüttüğümüz haklı mücadeleye ve sizlere olan inancımızla kazanacağımıza eminiz. Açlık grevinin sonuçlarından, başımıza gelecek her türlü saldırıdan bizleri açlıkla terbiye edeceğini söyleyen AKP iktidarı sorumludur.

Birlikte direniyoruz, birlikte kazanacağız!
Sevgiler,
Esra”

Başlık Görseli: Seyr-i Sokak