Üçü aktif ve 10’u da yapılması planlanan toplam 13 termik santral ile Batı Karadeniz kıyı şeridi ve buradaki tüm canlıların yaşam hakkı tehdit altında. Çin ve Hindistan’dan sonra dünyadaki en büyük kömür yatırımı, 80 civarı yeni termik santrali ile Türkiye’nin yeni hedefi.

Kömürün ucuz; işlenme maliyeti de çalıştırılan işçi de fakat verdiği zarar da ters orantıda çok büyük. İçerdiği yüksek miktardaki karbon nedeniyle termik santrallerde kömür kullanmak en çok karbondioksit kirliliğine yol açan enerji üretim şeklidir. Kömür, asit yağmurlarına sebep olduğu gibi havaya civa, kansorejen, partükül maddeler salar. Rüzgâra bağlı olarak sadece o bölgeyi değil, yaklaşık 300 km uzaklıktaki alanı da etkiler.

The Guardian‘dan Damian Carrington Türkiye’deki termik santraller ile alakalı geçtiğimiz günlerde bir haber paylaştı. Carrington, yazısında “Türkiye’nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?” diye sorguluyor.

Yazının bundan sonraki kısmı o haberin çeviri özetini içeriyor.

The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Türkiye’nin merkez-güneyindeki Afșin-Elbistan’daki açık geniş kömür madenleri ve santralleri, dünyanın genişletilebilir en büyük termik santrallerinden biri olarak yapıldı.

Yıldırım Biçici, bacalarından kirli dumanların çıktığı termik santralinin birkaç yüz metre ötesinde yaşıyor. Yıllardır bu dumanı soluyarak yaşadı ve şimdi kendisini yeni bir kömür planı karşısında buldu: Afşin-Elbistan istasyonunun dünyanın en büyük kömür santraline dönüştürülmesi planlanıyor.

Goğulhan Köyü‘nün perişan meydanında küçük bir ahşap tabure üzerinde oturarak Biçici şöyle diyor: “Sigara paketlerinin üzerinde ‘Sigara içmeyiniz’ yazıyor fakat burada bizim bir seçeneğimiz yok; bu dumanı solumak zorundayız.”

Biçici’nin annesi akciğer kanserinden öldü. “Hava kirliliğinden olduğunu düşünüyoruz.” 4 yaşındaki kızı Gülbeyaz ise kronik bronşit. “Çok üzücü ki hava güzel olsa bile dışarı çıkmasına izin veremiyoruz.”

80’den fazla yeni santral ile Türkiye’nin kömür için gerçekten büyük planları var.

Dünya milletleri, aralık ayında Paris’te gerçekleşen BM Zirvesi’nde iklim değişikliği mücadelesi anlaşmasına varılırken ve bilim insanları bilinen kömür rezervlerinin yüzde 80’inin toprak altında kalması gerekti uyarısını yaparken; Türkiye bir yıl içinde kömür atağını daha da ileriye götürmeye zorluyor.

Türkiye, hızla büyüyen ekonomisini düzende tutmak ve Rusya’ya olan gaz bağımlılığından kurtulmaya çalışmak için umutsuz.

Fakat muhalifler, kömürün Türkiye’ye yılda birkaç milyar euro’ya mal olduğunu tahmin ediyor ve insan sağlığına olumsuz etkisi konusunda uyarıyorlar. Güneşli bir ülkede güneş enerjisinin kullanılmamasına dikkat çekiyorlar.

The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Dev makineler Afșin-Elbistan’da kömür parçalıyorlar. Yerel bir hastanede yardımcı müdür olan Hussein Alp Aslan duygularını, “Cehennemde gibi hissediyorum. Bu, mahvolmuş bir manzara” şeklinde ifade ediyor.

Elbistan yakınlarındaki bir hastahanenin yardımcı müdürü Hüseyin Alp Aslan, “29 yıl önce (santralin ilk açıldığı zaman), insanlar çok mutluydu. Çok zengin olacaklarını düşünüyorlardı; fakat kazandıkları paraları tıbbi tedavilere harcamak zorunda kalacaklarını bilmiyorlardı. Kısa bir zenginliğinden ardından fakirlik başladı ve fakir öldüler” diyor.

Aslan, Türkiye’nin gelecekteki enerjisi ihtiyaçlarının nasıl karşılanması konusunda açık: “Türkiye güneşli bir ülke ve bu bölgede yüzlerce rüzgâr türbini inşa edilmeli. Rüzgâr türbinlerinin en güzel yanı, kimsenin gitmediği isole yerlere inşa edilmesidir. Kömür, son seçenek olmalı.” Fakat Türkiye’nin en büyük termik santrali Afşin-Elbistan, Türkiye’nin en büyük kömür yatağı üzerinde duruyor; santraller ve yaklaşık 2 bin 800 maden işçisi var.

Ülkenin kuzeyindeki Zonguldak’a baktığımızda, üç termik santralinin bacası çıkıyor karşımıza. Tartışmasız bir kömür şehri! Futbol takımının ismi Kömürspor, Kara Elmas diye bir okul var ve Çinli yatırımcılar buraya 1 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor.

The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Kömür madencisi Murat Şahin (sağda), “Bu işi seviyorum. İnsanların evlerini ısıtmak ve onlara elektrik üretmek bir çeşit ayrıcalık” diyor. Lakin kendi sağlığı üzerindeki potansiyel etkiyi de gülerek geçiştiriyor: ve “Madencilerin yaşlanmaması bu işin avantajı” diyor.

Madenci Murat Şahin, “Bu işi seviyorum. İnsanların evlerini ısıtmak ve onlara elektrik üretmek bir çeşit ayrıcalık” diyor. 

Şahin aynı zamanda, “Yerel kaynakları kullanmak zorundayız. Burada nükleer enerjiyi mi tercih etmek isterdiniz? Bu daha kirli! Çernobil’e bakın.” Sağlık endişelerinden uzak gülümsüyor ve “Madencilerin yaşlanmaması bu işin avantajı!” diyor.

Türkiye Hükümeti, termik santralleri atağı hususunda yerli kaynakların kullanımını vurguluyor fakat son beş yılda santrallerin yapımında kullanılan yakıtın yüzde 95’i yurt dışından geldi. Zonguldak’ta yapılacak yeni santrale hem kömür madencileri hem de yerel gruplar birleşerek karşı çıkıyor.

Afşin-Elbistan’ın aksine bu küçük ama büyüyen bu kararlı direnişe santralde çalışan Kadir Orhan da katıldı. Orhan, 26 yılını şehirdeki santrallerin birinde çalışarak geçirdi: “Bazı zorluklarla karşı karşıya kaldım. İlk elden neler olup bittiğini gördüm.” Orhan, sekiz ay önce santral özelleştirilirken işi bıraktı. Şimdi şehirde, evine güneş fotovoltaik paneli kuran ilk kişi.

Türkiye’nin yeni termik santralleri

Çatılardaki güneş enerjili su ısıtma sistemlerine rağmen, fotovoltaik paneller nadir elektrik üretiyor çünkü Türkiye’de güneş enerjisi halen çok tercih edilmiyor.

10 kat fazla arza rağmen hükümetin güneş panelleri izni sınırlı ve Türkiye’nin güneşten elektrik üretme hedefi ise sadece yüzde 5!

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi’nden (EDAM) ekonomist Pelin Yenigün Dilek, Türkiye gibi bir ülke için bunun çok düşük bir oran olduğunu ifade ediyor: “Güneş enerjisi ile yüksek verim ve üretim elde edebilecekken neden kömüre ihtiyacımız var?”

Türkiye Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın (WWF) yetkilendirmesiyle hazırlanan ve kısa süre önce yayınlanan Bloomberg Yeni Enerji Finans Raporu‘na göre; Türkiye’nin büyüyen rüzgâr, güneş ve hidroelektrik enerjisi karbon emisyon oranını düşük tutarken, kömür girişimleriyle aynı maliyete de denk gelebilir.

Eğer Türkiye’nin kömür atağı önlenmezse, Amasra’ya olduğu gibi tehdit oluşturmaya devam edecek. Zonguldak’ın 100 km doğusundaki bu antik kasaba turistlerin de gözdesi ve kömür madencileri de dahil halk, bölgede ilk olacak dört büyük santralin yapımına karşılar.

Yer altı madeninde çalışan Engin Pazar, “Burada yaşıyoruz ve hava kirliliğinden etkileneceğiz. Bu bizim işimiz fakat buna karşıyız. Rüzgâr ve güneş seçenekleri var. Hükümet önce bunları desteklemeli” diyor.

Yerel direnişin liderlerinden Prof. Erdoğan Atmış, aralık ayında bölgenin ormanlarında 36 km’lik bir şerit halinde gerçekleştirilen ağaç kesimine dikkat çekiyor ve Amasra’da termik santral inşasının zorla yapılmaya çalışıldığını söylüyor.

2012 yılında mahkeme santral yapımını engellediğinde direnişçiler kazandığını düşünmüştü fakat dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar yasal kararı onaylamadı. 2013 yılında, Bayraktar büyük yolsuzluk skandalı üzerine istifa etmek zorunda kaldı.

Amasra direnişçileri, Gerze halkının zaferinden ilham alıyor. 2013 yılında burada, şantiyeleri ve diğer protestoları engellemek için 24 saatlik gece nöbeti sonrasında direnişçiler, hukuk savaşını kazandı ve termik santral planlarını bozmayı başardılar.

Fakat birçok termik santrali inşasının Türkiye’de yapılması planlanıyor. The Guardian’ın, şirketlerin çeşitli projeleri ile alakalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile röportaj talebi geri çevrildi.

Kömür için devlet desteği önemli fakat yeni özelleştirilen sanayi projeleri için finansman gerekiyor. Termik santralleri projelerine en büyük desteği veren Garanti Bankası‘ndan Proje Finansmanı Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin, bankanın yaklaşımları anlattı. Düşük maliyetli kömürün kârlı gözükmesinden dolayı projelere cazip krediler sunuluyor fakat aynı zamanda Edin, iklim değişikliği ve kirlilik endişelerini de kabul ediyor.

Edin, kredilerinde sıkı çevresel ve sosyal koşullar koyduklarını ve bu koşulları kabul etmeyen kurumların kredi taleplerinin geri çevirdiklerini de ekliyor fakat yine de başka bir banka tarafından finanse edildiklerini de belirtiyor. Edin, ayrıca bankanın enerji kredilerinin sadece kömür için olmadığının, yarısının da rüzgâr ve hidroelektrik projelerine bölündüğünün altını çiziyor.

Türkiye 3,5 GW rüzgâr enerjisi (Birleşik Krallık’ta 13 GW) üretiyor fakat üçte biri Garanti Bankası tarafından finanse ediliyor ve Edin de güneş enerjisinin hızla büyümesi gerektiği konusunda yeşil direnişlere katılıyor.

Uluslararası kamuoyu, Paris’teki BM İklim Zirvesi‘nin hemen öncesinde Türkiye’de Kasım’da gerçekleşecek G20 Zirvesi‘ne odaklanacak.

The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Afșin-Elbistan, Türkiye’nin en geniş düşük kaliteli ve kirletme oranı yüksek linyit yatağına ev sahipliği yapıyor.
The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Türkiye’nin kömür koşuşturmacasının bir nedeni de Rusya doğalgazına bağımlılığı azaltmak fakat kritikler ülkede güneş fotovoltatik yapıların gerçekte yokluğuna dikkat çekiyor.
The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Karadeniz’in kıyısındaki Zonguldak’ta yeni bir kömür santrali inşa ediliyor fakat santrali çalıştırmak için ithal kömür gerekiyor.
The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Bu özel termik santralinin sahibi Musa Demir, “Üç oğlumun kömür madenlerinde çalışmasını istemiyorum. Kömür madeni kazasında bir kardeşimi kaybettim. Onların da başına aynı şeyin gelmesini istemiyorum” diyor.
The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Hüseyin Akbaba şimdi bronşit hastası eski bir madenci. Zonguldak termik santralinden çıkan küllerin bulunduğu kuyuya yakın yaşıyor: “Her sabah uyandığımda, kokusunu alabiliyorum.”
The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Karadeniz kıyısındaki Tarlaağzı Köyü’nde bir başka termik santralinin yapılması önerilen alanın yakınında yaşayan Hatice Erfidan, “Burası bizim vatanımız. Güneş santrallerini kurmaları gerekir. 40 yıl Almanya, Saarbrücken’de yaşadım. Orada, her yerde güneş panelleri mevcut ve rüzgâr enerjisi de kullanılıyordu.”
The Guardian: "Türkiye'nin kömür atağını durdurmak için çok mu geç?"
Afșin-Elbistan santralinin yakınındaki bir kafenin sahibi Yıldırım Biçici, “Sigara paketlerinin üzerinde ‘Sigara içmeyiniz’ uyarısı var fakat burada bizim bir seçeneğimiz yok; bu dumanı solumak zorundayız” diyor.

Fotoğraflar, The Guardian için Sean Smith tarafından çekildi.