Atypical dizisi, 2017’nin ağustos ayında netflix’te yayınlanmaya başlayan 8 bölümlük bir dizi. Baş karakter Sam, otizm spektrumunda bulunan ergen bir genç. Sam yüksek işlevli bir otizmli, yani sosyal ve dil gelişimi düşük işlevli otizmlilere göre daha ilerde. Dizide Sam’in sevgili edinme isteği ve bununla beraber gelişen olayları görüyoruz. Dizi üzücü bir dram değil; aksine komedi içeriyor.

Dizi otizme dair birçok konuya değinse de, otizm çok daha kapsamlı ve çeşitli bir durum olduğu için, Atypical’ı otizme minik bir giriş olarak değerlendirmek daha doğru olur.

Dizide otizme ve yol açtıklarına dair neler görüyoruz? (küçük spoilerlar olabilir)

1. Sam’in sosyal etkileşimlerde zorlanması

Sam, sosyal imaları ve davranışları anlamakta ve normlara uygun tepkiler vermekte zorlanabiliyor.

Örneğin; Sam’in çalıştığı mağazaya gelen bir genç kız Sam’e ilgi gösteriyor ve bunu bakışlarıyla belli ediyor. Sam bu sosyal ipucunu anlamlandıramıyor. Arkadaşı Zahid’in yardımı ve tavsiyesiyle gülümsemeye karar veriyor. Ancak gülümsemesi sosyal normlara uygun gözükmüyor.

Sam insanların ne zaman neye üzüleceğini veya kızacağını anlamakta ve tahmin etmekte de zorlanıyor. Ancak kesinlikle empatiden yoksun değil. Terapistine şu sözlerle kendini ifade ediyor:

“İnsanlar otistiklerin empati yapamadığını sanıyor… ama bu doğru değil. Bazen insanların üzgün olduğunu anlamıyorum, ama anladığımda muhakkak empati yapıyorum. Belki de sıradan insanlardan daha fazla.”
  
2. Antarktika ve penguenlere olan aşırı ilgi ve takıntı

Sam’in bu ilgisi odasındaki dekordan ve konuşmasından belli oluyor. Sık sık Antarktika ve penguenlere dair bilgiler paylaşıyor ve kimi zaman çevresindeki kişileri bunaltıyor.3. Okuldaki öğrencilerin zaman zaman Sam’e zorbalık yapması

Öğrenciler Sam’in dürüst sözleri ve tepkileri ile dalga geçebiliyorlar. Sam ona zorbalık yapıldığını fark ediyor ama neden yapıldığını ve kişilerin neye güldüklerini anlayamıyor. Bunun üzücü olduğunu terapistiyle paylaşıyor.


4. Sam’in duyusal hassasiyeti

Sam belli dokulardan, yüksek sesten ve yoğun ışıklardan rahatsız oluyor. Otobüs koltuklarına sırtını dayayamıyor. Yüksek ses ve ışık bulunan ortamlarda ses azaltıcı kulaklıklar giyiyor.

Kimi zaman sakinleşmek için tekrarlayıcı davranışlar gösteriyor. Odasında daire çizerek tur atmak, elindeki lastikle oynamak gibi.

5. Sam’in ablası Casey’nin kardeş sorumluluğu

Abla Casey okulda Sam’e göz kulak oluyor. Sam yüksek ilgi gerektiren bir çocuk olduğu için ablası Casey çoğu zaman ikinci planda kalmak zorunda. Bunun yarattığı psikolojik etkiler; Casey’nin zaman zaman hayal kırıklığı yaşaması, üzülmesi, öfkelenmesi ve tepki göstermesi dizide gösterilmiş.6. Annenin ve babanın rolü

Anne bunca zaman kendini Sam’e adamış. Sam’e bakım vermek ve göz kulak olmak annenin kimliği haline gelmiş. Sam’in büyümesi ve artık bireysel olarak bir şeyler yapmak istemesi annenin tepkisine yol açıyor. Artık ona ihtiyaç duyulmadığını gören anne bocalıyor ve otizm grup buluşmalarında bunu “artık kim olduğumu bilmiyorum” diyerek dile getiriyor.

Anne kendi için bir şeyler yapmaya başlıyor. Bara gidiyor, içki içiyor ve yeni insanlarla iletişime geçiyor.

Annenin rolünün azalmasıyla babanın rolü artıyor. Önceden otizm grup buluşmalarına katılmayan ve Sam ile bağ kurmakta zorluk yaşayan baba, Sam’le ilgilendikçe değişmeye başlıyor. Bütün bunlar anne ve baba arasındaki ilişkide bazı değişikliklere yol açıyor, onu da diziyi izlediğinizde kendiniz görürsünüz.

Dizide otizm gerçekçi ve doğru anlatılmış mı?

Kısmen evet. Sam’in yaşadığı sorunlar ve belirtiler otizm spektrumunun içerisinde var. Ancak bunlar otizmi tanımlamaya yetmez. Otizm spektrumu geniş ve karmaşıktır, Sam’in yaşadıkları otizmin sadece küçük bir parçası.

Sam’in bazı davranışları otizmin tipik belirtileriymiş gibi anlaşılabilir ancak her otizmli Sam gibi değildir.

Sam’in zaman zaman izleyiciye kaba gözükebilecek davranışları var; onunla konuşmak isteyen bir kişiyi geri çevirmesi, ailesinin önünde kız arkadaşına onu sevmediğini söylemesi, eşyalarını paylaşmak istememesi gibi. Bunlar Sam’in -kişisel olarak- otizminin bir parçası olabilir ancak bütün bunları otizme genellemek tehlikeli olabilir. Bilinçli olmayan izleyicide otizmin genel özelliklerine dair yanlış fikirlere yol açabilir.

Yine de otizmin aile içinde, sosyal çevrede ve kişisel düzeyde nasıl karşılandığını ve etkilerini görebiliyoruz. Sam’in terapistiyle konuşurken paylaştığı düşünceler, otizm spektrumuna dair gerçekçi ve kişisel bilgiler veriyor. Otizm grup buluşmalarında konuşulanlar ise farkındalığı artırmaya yönelik.

“Biz burada  ‘önce insan’ dilini kullanıyoruz. Yani ‘otistik çocuk’ demiyoruz. ‘Çocuğum otizmli’ diyoruz. Kişi, sonra hastalığı.”

Diziyi izlemenizi öneririm ancak izlerken aklınızda otizmin burada gösterildiğinden ibaret olmadığını bulundurun. Bu otizme küçük bir giriş.

Fragman: https://www.youtube.com/watch?v=ieHh4U-QYwU

https://www.facebook.com/AtypicalNetflix/