Sağlık uygulamalarının özü her ne kadar hastalandıktan sonra kullansak da hasta olmadan önceki süreci korumaktan başlar. Birey ve toplum hastalıklarla karşılaştıktan sonra ruhunda ve bedeninde birçok dejenere ile karşılaşmış olur. Oysa hekimlerin, psikologların ve fizyoterapistlerin asıl görevi hasta olunmadan önceki süreci yani sağlıklı yaşamı inşa etmektir. Koruyucu hekimlik en başında yeterli ve verimli ışık alabilmeyi, temiz hava soluyup yeteri kadar içilebilir temiz su tüketmeyi (dikkat ederseniz sıvı değil su) sağlıklı ve doğal beslenmeyi, doğru hareket etmeyi beraberinde getirir.

Bu denilenlerin biri veya birden fazlası eksikse birçok hastalıkla karşılaşmak da mümkündür. Bu yazıda da koruyucu hekimliğin ve tedavi edici tıbbi sistemin vazgeçilmezi olan masajı anlatacağız, düzenli masaj yapımının aslında bir lüks değil tamamen ruhsal ve fiziksel sağlık açısından bir gereksinim olduğunu göreceksiniz.

Başımız, böbreğimiz, karnımız ağrıdığında ilk yaptığımız ağrıyan yerimize elimizi koyarak o bölgeyi ovuşturmak ve ağrıyan bölgeye dokunarak ısıtmak oluyor. Bu yöntem doğal tıbbın ilk tedavi şeklidir ve içgüdüsel olarak çoğu zaman farkında olmadan dahi kendimize dokunarak şifa yönetiminde bulunuruz. Bu kendimiz için uygulama yöntemleriyken bazen bir arkadaşımızdan dostumuzdan başımızı belimizi omuzlarımızı ovmasını isteriz hatta hafif dokunuşlarla da birçoğumuzun uykusu dahi geliyordur, sinirlerimiz yatışıyor sakinleşiyoruzdur.

masaj 2Dokunmak birçok hayvan ve insan için bir sağaltım (tedavi) yöntemidir ve bilinen uygulanan en eski yöntemdir tüm bireyler tarafından teknik bir bilgi gerekmeden yapılan birçok şifai etkiye de sahiptir. Masaj ise dokunmanın teknik bilgilerle beslenmiş şeklidir. Bu alanda uzmanlaşmış teknik bilgilerin hakim kişiler tarafından uygulanması doğru sonuçlar alınmasını sağlayacaktır. Doğu kültüründe çokça yer edinen masaj hemen her birey tarafından bilinip uygulanmaktadır, bu da önleyici tıbbın bir şeklidir ve başta kendi kendini sağaltmayı hedefler. Daha sonra annelerin bebeklerine ve çocuklarına masaj uygulamaları yapması hem gaz sancılarının giderilmesinde kullanılmış hem de gelişim sürecinin sağlıklı bir şekilde seyretmesi sağlanmıştır. Fakat ülkemizde masaj kültürü tamamen SPAlara gömülmüş ve sadece güzel vakit geçirip rahatlama kültürü halini almıştır. Oysa başta da söylediğim gibi masaj koruyucu hekimlik yöntemidir. Bu yazıda masajın nasıl yapıldığına dair bilgilerimi sizinle paylaşırken sağlıklı bireyin yaratılmasına doğru da bir paylaşımda bulunacağım.

Spa masajı reklamlarından görmeye alışkın olduğumuz bir görüntü
Spa masajı reklamlarından görmeye alışkın olduğumuz bir görüntü

Masajın temeli dokunmaktır eşinize, çocuklarınıza, ailenize, arkadaşlarınıza, hastalarınıza, öğrencilerinize dokunun; gözlerinizle kalbine, ellerinizle bedenlerine, sesinizle ruhlarına bu dokunuş iletişimin de en güzel yoludur.

Dokunmak

Dokunmak bizler için vazgeçilmezlerdendir. Gün içerisinde çevremizdeki insanlara, doğaya, maddeye çokça dokunuruz. Hatta bir bebeğin evreni keşfi annesinin memesini emerken ki dokunuşuyla başlar ve yaşamın her safhası dokunarak hissedilir öğrenilir.

Çocuklarımızı okşarken onlara anlatmak isteklerimizi dokunmanın sıcaklığı ve sevgiyle daha net bir şekilde aktarabiliriz. Eşler birbirlerine dokunarak kendi kokularını ve sıcaklıklarını birleştirerek kendilerini kıyafet kisvesinden arınmış bir şekilde ifade eder ve ifadenin bu şekli en duru şekildir. Sokakta insanlarla tokalaşarak işte bazı etkileşimler yaşarız gergin biri, iyi biri, heyecanlı biri vs biri diye… Bu dokunuşların hepsi bir yaşam duygu ağı oluştururken aynı zamanda şifa çemberi de yaratabiliyor. Örneğin doktor hastasına dokunduğu vakit (ve bu bir tıp etiğidir) hastanın doktora güveni artarken yapılan çalışmalar sonucunda tedaviye verilen yanıt iyileştirici yöndedir.

Mother massaging the belly of her four month old baby in bed at home, top view

İşte hasta sayısının artması, görüntüleme sisteminin gelişmesi ve yanlış uygulanan sağlık sistemi nedeni ile doktorlar çok hasta bakmak zorunda olduğu için bugün birçok doktor hastalarına dokunamıyor, fiziki muayenelerini dahi yapamıyor. Doğrudan radyolojik tetkik istemleri yapılan hastalar belki de cerrahi bir işlem görecekse bile doktorunu dahi görmemiş oluyor ve tabii ki hasta tedavisi noksan kaldığı için verimi sonuçlar alınamıyor. O yüzden iletişimin, sevginin, tedavinin başlangıcı dokunmaktır. Masajı anlatmadan önce bu yüzden dokunmayı iyi bilmeliyiz ve sadece dokunarak bir bireyin kendini iyi hissetmesini ve rahatlamasını sağlayabileceğimizi unutmamalıyız. Dokunarak karşıya verdiğimiz enerji ruhumuzun ve bedenimizin dilidir.

Masaj nedir?

Tıbbın öncülerinden olan Hipokrat ovmanın önemini şöyle açıklamıştır: “Doktorun birçok konuda deneyimli olması gerekir, fakat ovmak bunların en önemlisidir. Ovmak eklemleri kontrol altına alabilecek bir tekniktir.’’

Masajın ilk kullanıldığı toplumlar:

  • Asur, Babil, Çin, Hindistan, Mısır, Pers, Eski Yunan ve
    Roma
  • Antik Yunan Toplumlarında
    – Tedavi, halkın sosyal ve politik gelişimi
  • Orta Çağ ve Roma İmparatorluğu
    – Yaygın tedavi yöntemi
  • Roma İmparatorluğunun son dönemleri
    – Masajın itibarında çöküş (1000 yıl)
  • Rönesans

Masaj tarihi

Masaj, öncelikle insanın dokunulma ihtiyacını karşılamada etkin bir uygulama olarak binlerce yıldır süregelen bir etkinlik olarak varlığını sürdürmektedir. Çünkü insan teması hem kişiye güven duygusu aşılamada hem de pozitif elektrik aktarımı yoluyla kendini çok daha iyi hissetmesini sağlamada önemli bir unsurdur.

Masajın bilinen ilk uygulamalarının İÖ 3000’li yıllarda Çin ve Hindistan’da yapıldığı bilinmektedir. Bu konuda bilinen ilk yazılı kaynaklar ise eski Yunan hekimleri tarafından ele alınmıştır. Eski Yunan’da “massein” sözcüğü yoğurma anlamına gelmekteydi. Bilindiği gibi masajın en belirgin manipülasyonu yoğurmadır. O dönemden günümüze masaj, günlük yaşamda rahatlama ve gevşeme amacı ile uygulanmış bir etkinliktir. Bununla birlikte masajın tedavi edici özelliğinden de yüzyıllardır faydalanılmaktadır.

Still life with massage oil in the spa salon
Değişik amaçlarla Hint, Çin, Pers, Grek ve Mısırlılar masajı kullanmışlardır. Masajın kelime kökeni bu eski medeniyetlere dayanır. Hint dilinde “masser”, Arapçada “mess”, İbranicede “meshes”, Yunancada “massein” kelimeleri sıvazlama ve yoğurma anlamına gelir. Antik dönemde ege uygarlıklarında zeytinyağıyla karıştırılan güzel kokulu otlarla masaj yağları hazırlanırdı. Homeros ünlü İlyada Odessa destanlarında kahramanların yıkandıktan sonra vücutlarını güzel kokulu yağlarla ovduklarını belirtmiştir. Eski Yunan’dan başlayarak, Roma İmparatorluğu döneminde de özellikle olimpiyat oyunları ve her türlü spor karşılaşmaları sırasında da masajdan yararlanılmıştır. O dönemde sporcular karşılaşmadan önce hazırlayıcı yağ ile ovulurdu.

Tıbbi masajın tarihi

Birçok ülkede masajın bir şifa aracı olarak kullanılması ile ilgili oluşturulmuş talimatların geçmişi 5000 yıl öncesine dayanmaktadır. Mısır’ın Saqqara şehrinde bulunan eski mezar odalarının duvarında bulunan hiyerogliflerle bu söylem kanıtlanmıştır. MÖ 2330’da yapılmış bir hiyeroglifte Firavun’un ayağına masaj yapan hizmetçi bir kadın çizilmiştir. Eski Yunan ve Roma’daki doktorlar rahatlama ve ağrı kesici olarak masaja son derece ağırlık vermişlerdir. Jul Sezar’ın ise Nevralji’den ötürü şiddetli ağrısını masaj yöntemi ile sağaltmışlardır.

şifalı bitkilerÇin de Sarı İmparator hanedanlığının hüküm sürdüğü MÖ 2000’de Tui na olarak bilinen masaj yöntemi kullanılmış ve eski akupunktur tedavisinin yanında gelişmeye devam etmiştir. Hindistan geleneksel Tıbbı olan Ayurveda ise masajı tedavinin bir parçası olarak kapsamlı bir şekilde uygulamıştır. (Ayurveda’nın tarihi 5000 yıl öncesine dayanmaktadır)
Filozof olan Avicenna (İbni Sina) elle tedavi (manüel tedavi) ve masaj sırasında faydalı olabilecek şifalı otları kaydederek şifalı bitki arşivi niteliğinde çok önemli belgeler oluşturmuştur. Yanı sıra damıtma yoluyla son derece tıp alanında kullanılabilecek yağların üretimine de öncü olmuştur.

Orta Çağ döneminde, Avrupa’da tıp da dahil olmak üzere birçok alanda kaydedilen gelişmeler hem ruhban sınıfı hem de devlet tarafından örtbas edilmiş ve tutulan kayıtlar titizlikle saklanmıştır. Genel anlamda bir bilgi kıtlığının yaşandığı bu dönemlerde masajla ilgili kayıtlar özellikle sınırlıydı, çünkü “bedenle ilgili konular” tabu sayılıyordu. 18. yüzyılda klasik tıp öğretisi ve Cerrahi bilimin popülerliği artmaya başladı. Bu artışı sentetik ilaçların üretimi ile ilgili gelişmeler takip etti. Bu durumu ise halkın ve özellikle de doktorların, şifalı otlardan yararlanma, masaj, refleksoloji ve günümüzde bilinen diğer doğal tedavi uygulamaları gibi natural şifa yöntemleri ile ilgili giderek daha eleştirel bir yaklaşım sergilemelerine neden olmuştur.

Per Hendrick Ling’in 1983 yılında Stocholm’de merkez Jimnastik Enstitüsü’nü Açmasıyla birlikte, masaj da yeniden gözde bir yöntem olmaya başladı. Ling Jimnastik, anatomi ve fizyoloji anlayışını Çin,Yunan ve mısır terimlerinden elde edilen bilgilerle birlikte kullanılarak, günümüzde Swedish (İsveç) masaj olarak bilinen tekniği geliştirdi ve yavaş yavaş kurslar açılmaya başlandı böylelikle masaj tekniği öğretisi ile somutlaşmış ilk modern yöntem ortaya koyuldu. Böylelikle masabatı dünyasında masaj merkezleri git gide çoğalmaya ve değişik birçok masaj türü öğretilmeye başlandı.

Doğuda yalnızca masaj konusunda resmi eğitim sunan kurumların sayılarının çok az olması da belirtilmesi gereken ilginç bir noktadır. Çünkü masaj, genellikle tüme dayalı tıp ve terapi derslerinin bir parçası olarak ele alınır. Çin’de masaj konusunda geleneksel eğitim faaliyetleri bulunur ve bunlar özellikle kör kadınlar için tasarlanmıştır. Ellerini güçlendirmek için yapılan parmak egzersizleri ve masaj dokunuşlarını pirinç çuvallarının üzerine uygularlar. Bu çok fazla zaman ve irade gücü harcanan gerçek bir sınavdır ve pirinci toz haline getirene kadar ezmek için sarf edilmesi gereken fiziksel çabada yadsınamayacak kadar büyüktür.

Masaj ve şifa

Birçok hekimin ve fizyoterapistin masaj üzerine eğitim almış olmalarına rağmen masaj amatör bireyler tarafından da uygulanmaktadır. Akut ve kronik gelişen hastalık durumlarında masajın tıbbi bilgilere sahip profesyonel bireyler tarafından doğru uygulanması gerekmektedir. Dokunuşla kelimenin kökünde de olduğu gibi dokunun farkına ve farklılığına varılır. Dokunun yapısına göre uygulanan baskılarla uyarılar sinir sistemine etki ederek tüm vücuda, suya atılan bir taşın dalgası gibi yayılır. Bireyin kendi uyguladığı masajla gelişen dokunuşlar sayesinde birey kendini daha iyi tanıma fırsatı bulurken bedenine bir yandan da teşekkür etme fırsatı da bulacaktır.

Çevrenizdekilere uyguladığınız doğru masaj sadece şifa dağıtmanızı değil aynı zamanda sevginizi de paylaşmanızı sağlayacaktır. Yoğun bakımda yatan ve uyarılara uzun süre tepki vermeyen bireylerde dahi dokunuşların şifai etkilerine çokça rastlanmıştır. II. Dünya savaşı sırasında, hastanelerde bulunan ve birçok rahatsızlıktan dolayı tedavi gören bebekler üzerinde deneyler yapılmıştır. Hastabakıcıların sarıldığı ve kucaklarına aldığı bebeklerin diğerlerine oranla daha hızlı iyileşme gösterip kilo aldığı gözlenmiştir bu örneklere birçoğu da eklenebilir. Masajdaki asıl meseleye gelirsek masaj yapabilmek yüreği şefkat ve sevgi dolu canlıların işidir ve doğru dokunuşlarla zihnindeki güzellikleri tüm sıcaklığı ile karşıya aktaran önemli bir şifalanma ve şifalama şeklidir.