Yeni yapılan bir araştırma; karanlık maddenin, yerel yıldız sistemimiz ile dünyamızı da kapsayan bölgede ve Samanyolu Galaksisi’nin en derinlerinde var olduğunu gösteren kanıtlar içeriyor. Araştırma, gezegenimizi çevreleyen yüksek miktarda karanlık maddenin varlığını ve güneş sistemimizden galaksimizin merkezine kadar uzandığını gösteriyor. Araştırma sonuçları, karanlık maddenin doğasını anlaşılması için bilim insanlarına önemli bilgiler sunuyor.

Karanlık maddenin Samanyolu Galaksisi’nin dış kısımlarında var olduğu uzun zamandır bilinmekte olmasına karşın, güneş sistemimizin bulunduğu galaksinin iç kısımlarında varlığını kanıtlayabilmek, yıldızların dönüş hızı ve gaz kümelerinin hareketleri sebebiyle bilim tarihi boyunca hayli zor olmuştu.

Stockholm Üniversitesi Fizik Departmanı’ndan Miguel Pato yaptığı açıklamada, “Son yaptığımız araştırmada, Samanyolu Galaksisi’nin iç kısımlarında karanlık maddenin varlığını gösteren doğrudan kanıtları ilk defa gözlemliyoruz. Galaksideki yıldızların ve gazların dönüş hızı ile ilgili bu güne kadar toplanmış en kapsamlı veriyi toplayıp, bu verileri Samanyolu Galaksisi’nin içerisinde bulunan ışık kaynaklarının dönüş hızları ile karşılaştırdığımız zaman, aradaki fark bize karanlık maddenin varlığı ile ilgili deliller sunuyor. Gözlemlenen dönüş hızı, güneş sistemimiz ve galaksi merkezi arasındaki karanlık madde varlığı dışında başka bir biçimde açıklanamıyor” dedi.

Galaksimizin merkezinde karanlık madde olabilir!
Galaksimizin güney yarım küreden gözüken bu fotoğrafında, renkli geometrik işaretler yıldızları ve yerçekimsel devinimlerini lacivert işaretler ise karanlık maddenin dağılımını ve çekim kuvvetinden oluşan bozulmaları gösteriyor.

Evrende bulunan karanlık madde, biz insanların alışık olduğu atomlardan oluşan madde kavramından çok farklı ve miktar olarak beş kat fazla bulunuyor. 1970’li yıllarda galaksilerin yoğunluğunu ölçmek için ileri sürülen gaz bulutlarının ve yıldızların dönüş hızı hesaplamalarını da içeren birçok farklı teknik sayesinde, karanlık maddenin varlığına ilişkin varsayımlar ileri sürülmüştü.

Miguel Pato yaptığı açıklamada ayrıca, “Bu yeni metod sayesinde, Galaksimiz içerisindeki karanlık madde dağılımına bağlı ileriye dönük tahmin ve gözlemleri daha doğru ve tutarlı biçimde yapabileceğiz. Bu sayede, galaksimizin evrimi ve yapısı ile ilgili algımız yeni bir bakış açısına sahip olacak ve dünya genelinde karanlık madde partükülleri ile ilgili yapılan deney ve araştırmalar hız kazanacaktır. Bu araştırma, karanlık maddenin doğası ile ilgili yaptığımız araştırmalarda köklü bir adım atmamızı sağlıyor” dedi.

Kaynak: Science Daily
Başlık Görseli: Daily Galaxy