Çeşitli mantarların içinde bulunan ve halüsinojenik etkiler içeren psilosibin, doğada bulunan ilk fosforlu indol bileşeğidir. Psilosibin içeren mantar kullanımında kişi mistik deneyimler yaşayabilir. Ayrıca bazı insanlar; depresyon, anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi psikiyatrik rahatsızlıklarında güçlü bir hafifleme yaşadıklarını bildirdiler. İfadeler, psilosibinin psikiyatri alanında gerçek bir iyileştirici değere sahip olduğunu gösteriyor.

Psilosibin, beyindeki olumsuz duyguların gelişmesini engelliyor 3

Zürih Üniversitesi Psikiyatri Hastanesi araştırmacıları, psilosibinin duyguların işlenmesi için beynin yeteneğinin anahtar bileşeninden biri amigdala üzerindeki etkilerini inceliyorlar. Amigdala, beynin medial temporal lobunun derinlerinde yerleşen nöronların oluşturduğu badem şeklindeki beyin bölümüne deniyor. Başta korku olmak üzere duyguların denetimden sorumludur. Ayrıca, duygusal olaylarla ilgili hafızanın oluşumunda ve depolanmasında önemli rol oynar. Zürih Üniversitesi’nin araştırmasına göre, “Uyarıcılara cevap veren amigdalanın artan aktivitesi, olumsuz sinyallerin güçlenmesine ve pozitif sinyallerin işlenmesinin zayıflamasına yol açıyor. Bu mekanizma, depresyon ve kaygı bozukluğu gelişiminde önemli bir rol oynar.”

NETHERLANDS - OCTOBER 08: Mushrooms sit ready to be harvested at the Procare mushroom plantation in Hazerwoude-Dorp, The Netherlands, on Monday, Oct. 8, 2007. Under Dutch law, fresh psilocybin mushrooms are considered food. Cultivation and sale of the fungi are therefore legal and controlled by the food authorities. In a move to tighten regulations against its infamous drugs, Amsterdam city council on Sept. 26 proposed instituting a three-day waiting period to purchase them. (Photo by Roger Cremers/Bloomberg via Getty Images)

Farmasötik anti depresan ve anti anksiyete ilaçlarının amacı, korku ve negatif aktiviteleri sağlayan beyin aktivitilerini engellemektir. Ne yazık ki bu ilaçlar, sadece geçici bir çözüm sunuyor ve eğer birisi bağımlı hale gelirse ve sonra kaçınmak isterse bu ilaçlar sorunu büyütebilir bile. Bunlar, mutluluk ve refah sağlayan doğal sinir taşıyıcısı serotonini negatif etkileyebilir. Ayrıca araştırmacılar, psilosibinin amigdalanın aşırı aktif durumunu geçici olarak düşürerek yoğun bir evreden çıkmasını ve serotonin vericilerinin daha sağlıklı işlev görmesini sağladığını fark ettiler. Zürih Üniversitesi’nin araştırmasına göre, “Psilosibin, sağlıklı bireylerde ruh halini pozitif etkiler. Beyinde, bu madde mesajcı serotonin için belli yerleştirme alanlarını uyarır. Bilim insanları bu nedenle psilosibinin, limbik beyin bölgelerindeki serotonin sistemi içinde oluşan değişiklik ile ruh haline olumlu etki yapmaya çalıştığını varsayıyorlar.”

Psilosibin, beyindeki olumsuz duyguların gelişmesini engelliyor 2

Bilim insanları şu sıralar, psilosibin ve zihinsel hastalıklar arasındaki bağı daha iyi anlayabilmek için yeni araştırmalar üzerinde çalışıyorlar. Beyindeki amigdala bölgesinin aşırı çalışmasının kişiyi depresif düşüncelere sürüklediğinin ve psilosibinin de bu işlev bozukluğuna tedavi olabileceğinin bilincindeki araştırmacılar, geliştirecekleri bileşimin tıbbi faydaları sayesinde günün birinde önem kazanacağında hemfikirler. Ağır travmaları veya psikolojik yükleri olan bireylerin gün be gün süren ilaç tedavileri yerine sadece tek seanslık bir psilosibin tedavisiyle sıkıntılarından kurtulabildikleri de ayrı bir gerçek. Tarih boyunca kullanılmış diğer kadim ilaçlarla birlikte psilosibin de geçmişten günümüze dejenere olmadan gelebilmiş birçok yerel kültürde halen kullanılmakta. Şimdilerde ise batılı tıp ekolü de az da olsa bu kadim ilaçların faydalarını ve kullanım alanlarını anlamaya başlıyor. Günümüzde insanlar bu ihmal edilen tıbbi bitkilerin potansiyellerini iyice araştırarak ve kavrayarak, asırlar önce unutulmuş tıp yöntemlerinin günümüze uyarlanmasını sağlayabilir ve böylelikle birçok psikolojik sorunun ve hastalığın çözümüne ulaşabilirler.

Kaynak: Time Wheel