Bahar geldi. Güneş daha bir parlak, doğa daha bir canlanmaya başladı. Doğanın canlanması ile birlikte bitkilerde üreme gerçekleşecek, bitkinin erkek üreme hücresi olan polen döllenme için rüzgârın vasıtasıyla uzun bir yolculuğa koyulacaktır. Genellikle de polen salımının en çok gerçekleştiği mevsim bahar ayları olduğu için polen alerjisi bahar alerjisi olarak adlandırılmıştır. Bu kadar doğal bir süreç özellikle bağışıklık sistemi düşük olan bireylerde ne yazıktır ki alerjiye neden olabiliyor.

Peki, nedir bahar (polen) alerjisi?

Alerjik yatkınlığı olan bireylerde havadaki polenler soluma yoluyla öncelikle buruna yerleşir ve mevsimsel yakınmaların oluşmasına neden olur. Vücut bu madde ile karşılaştığı zaman histamin üreterek alerjik belirtilerin ve hastalıkların oluşmasına sebep olur. Kişinin şikâyetleri havada bulunan polen miktarına bağlı olarak artma veya azalma gösterebilir. Polen alerjilerinin genetik faktörleri olmasıyla birlikte en önemli faktörü de bağışıklık sisteminin güçlü olmayışıdır.

Bahar alerjisi ne gibi sorunlar doğurabilir?

Havadaki polenler solunum yoluyla burunda, bronşlarda ve gözlerde birikebilir. Burunda Alerjik Rinite (Alerjik Nezle), gözlerde Konjuktivite (göz kapaklarının iç yüzeyini saran zar tabakanın iltihaplanması), bronşlarda ise alerjik astıma neden olur. Bu tür alerjiden yakınanların hangi polene karşı alerjik olduklarının belirlenmesi önemlidir. Alerjisi olan kişi duyarlı olduğu bitkinin polen yaydığı mevsimde o bitkinin yoğun bulunduğu bölgeden uzak durmalıdır.

Baharla birlikte sürekli hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, geniz akıntısı, kuru öksürük, boğaz, burun ve kulakta şiddetli kaşıntı ya da gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerle saman nezlesi başlıyor ise polen duyarlılığınız var demektir. Öncelikle bu teşhisi kendiniz koyup kendinize birkaç soru sorabilirsiniz.

Bunların en başında “Benim günlük su tüketimim ne kadar olmalıdır?” sorusu gelmelidir. Birçok hastalığın olduğu gibi alerjinin de nedeni yeteri kadar su tüketmemek. Bir yandan alerji ile birlikte vücudunuz size dehidrosyon (susuzluk) sinyali veriyor demektir. “Tabii siz hayır ağzım hiç kurumuyor” diyeceksiniz, ama ağız kuruluğu vücudunuzun artık su iç, su iç diye haykırışta bulunduğu son çağrı şekli olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim. Diğer bir soru ise her sabah “Hapşırıkla uyanıyor muyum?, evi sabah saatinde havalandırdığımda hapşırıyor muyum veya burnum kaşınıyor mu?” olmalıdır.

alerji 1

Öncelikle alerjiden korunabilmek ve tedavisini gerçekleştirmek için; günlük su (sıvı değil su) ihtiyacınızı yeteri kadar karşılayabilmek (yazın kilonuzun yüzde 5’i, kışın yüzde 4’ü kadar), temiz hava solumak, dengeli ve doğal beslenmek, temiz hava şartlarında sağlıklı spor yapıp hareket etmek, kimyasal temizlik ürünlerinden uzak durmak ve sağlıklı gün ışığına çıkmak gerekir.

Eğer alerji tanınız konulmuş ise:

  • Su tüketiniz, su tüketiniz, su tüketiniz. Burnunuzu ve yüzünüzü gün içinde su yardımı ile mutlaka nemlendiriniz.
  • Polenlerin en fazla uçuştuğu sabahları saat 05.00 ile 10.00 arası açık havaya çıkmayın ve evinizi de bu saat aralığında havalandırmayın. Çıkacak ve havalandıracak olursanız dahi ağız ve burnu kapatan maske veya çift kat beyaz tülbentle sarıp çıkabilirsiniz.
  • Klimadan olabildiğince uzak durmalı. Kullanılıyorsa bile filtresinin sık sık temizlenmesine özen gösteriniz.
  • Saçlarımız tozu ve poleni tutar. Bu nedenle dışarıdan eve geldiğiniz vakit saçlarınızı yıkayıp duş alın. (Yıkama işleminde her gün sabun vesaire kullanmanıza gerek yoktur durulamanız yeterlidir) Böylece üzerinizdeki polenlerden arınabilirsiniz.
  • Kıyafetlerinizi uyuduğunuz odada değil banyoda çıkarabilirsiniz.
  • Tatil için genellikle deniz kenarını veya yüksek dağları tercih edin.
  • Dışarıda gözlük ve şapka kullanın. Gözlükleri her dışarı çıkıp geldiğinizde çeşme altında yıkayın.
  • Çim biçmekten kaçının, biçme işlemini gerçekleştirirken de mutlaka özel kıyafetini giyin.

alerji 2

Yazılanlarla birlikte önlemlerinizi aldınız. Yorgunluk, iştahsızlık, sinirlilik, baş ağrısı, sinüzit, orta kulak ağrısı, öksürükler ve benzeri devam ederse mutlaka bir doktora başvurun.

Doktordan önce kendi halk hekimliğinizi ve köreren yetilerinizi harekete geçirmek için koruma ve primer çözümlemelerinizi kendiniz yapın. Yetemediğiniz durumda hekiminize başvurunuz.

Sağlıklı, güneş gibi hep capcanlı, su gibi duru, toprak gibi yaratıcı kalın.