Amerika devleti, petrol  transfer etmek için bir boru hattı tasarlayıp inşaatına başlamıştı. Bu boru hattı, Kızılderililerin kültürel ve doğal anlamda yaşam alanlarını ve kutsal mekanlarını yok edecek ya da tahrip edecek ve çevreye zarar verecekti. Kızılderililer de direnişe geçti. Sonuç olarak geçmişten bu yana, ABD devleti tarafından soykırıma ve sistematik soykırıma maruz kalıyorlar. Daha sonra da destek büyüdü. Ünlüler de destek verince, durum ABD çapına yayıldı. Desteğe, destek geldi ve çatışmalar sürdü.

Direnişle ilgili güzel bir klip ve şarkı da yapıldı:

Aslına devletlerin doğayı para için katletmesi, her zaman her yerde görülen bir durumdur. Dikkat ederseniz Türkiye Devleti de baraj, HES, Termik santraller yaparak suyu yok etmekte, tarihi eserleri baraj sularına gömmekte, insanları topraksızlaştırmakta, hayvanların ve ormanların suyunun akmasını engelleyerek ormanın ve ormanda yaşayan hayvanların da ölmesine sebep olmakta, köylülerin tarlalarını yok edip sürmektedir. Yani ABD’de olan olay; aslında Türkiye’de Hopa, Gerze, İğneada, Alakır (Antalya) gibi birçok yerde doludizgin sürmektedir.

Dakota petrol boru hattı direnişi sırasında, çok hoş bir olay da yaşandı

Yaklaşık 2000 gazi, Standing Rock direniş alanına gelerek, geçmişte kabilelere karşı işledikleri savaş suçları yüzünden af dilediler. Özür açıklamaları şu şekildeydi:

“Birçoğumuz ve ben, sizlere zarar verdik. Yıllar yılı size saldırdık. Ülkenizi elinizden aldık, anlaşmalar imzaladık ve onları kendimiz ihlal ettik. Kutsal  dağlarınızdan mineraller gasp ettik. Ve gene sizin kutsal dağlarınıza, bizim liderlerimizin yüzlerini kazıdık. Sonra çocuklarınızı elinizden aldık. Dilinizi ve kültürünüzü yok edip asimile etmeye çalıştık. Tanrının ve yaratıcının size vermiş olduğu dili. Size saygısızlık yaptık. Toprağınızı kirlettik, sizleri birçok şekilde üzdük. Fakat gene de özür dilemeye buraya geldik. (Bu sırada tüm gaziler diz çöküyor.) Ve sizden bizi affetmeniz için yalvarıyoruz.”

Kızılderili çığlıkları başlıyor ve ardından da bir şef konuşma yapıyor:

“Dünya barışı için bir adım attık. Bizler Lakota Bölgesi halkı, biz bir halktık ve hala bir halkız. Hala konuşacak bir dilimiz var, hala birer bekçi gibi yerimizde duruyoruz, bizim ülkemiz yok. Biz ülkenin kendisiyiz.”

Video

Direniş sırasında, çok daha hoş olan, bir başka olay 

Çatışmaların sürdüğü sırada, yakınlardan devasa bir bizon (buffalo) sürüsü geçti. Kızılderililer için kutsal olan bizonların oradan geçmesi onlar için kutsal bir işaretti. Bizon sürüsünün mucizevi bir şekilde ortaya çıkıp tüm gücünü göstererek direnişi “selamlaması” direnişçilerin gücüne güç kattı ve onları coşturarak, zenginlerin maşası polislerin moralinin bozulmasına neden oldu.

Sonuç olarak; direnişe ve dünya kamuoyu baskısına dayanamayan ABD devleti, zenginlerin değil, halkın sözünü dinlemek zorunda kaldı. 5 Aralık itibari ile boru hattının inşaatının durdurulduğuna dair açıklama yapıldı. O bizonlar, devletin zenginlerle bir olup doğaya saldırısına karşı bir semboldür.* Oralarda yaşayanlar var ve bu insanlar, para ve güç hırsı ile tutuşan zayıf insanlardan (zenginlerden) çok daha fazla yaşamayı hak ediyorlar.

Bizonların geçiş videosu:

*Devlet her zaman zenginlerin tarafındadır, çünkü devlet sistemin arayüzüdür. Sisteme zenginler sahiptir. Zenginler halkla direkt muhatap olmazlar, çünkü öldürülme ihtimalleri vardır. Bu yüzden halk ile devleti muhatap ederler. Ölecek ya da işinden olacak olan olursa bunlar zenginler değil, siyasetçiler olur. İşte böyle bir rezilliktir siyaset sahnesi. Zenginleri, tehlikeli durumlarda devlet temsil eder. Halk ile zenginler asla karşı karşıya gelmezler. 

Ayrıca ABD’nin bir çok bölgesinde, çeşitli doğa alanlarına, devlet ve zenginler tarafından saldırılar sürüyor ve destek bekliyor. Dakota ne ilkti, ne de son olacak.

Standing Rock direnişinin ön saflarındaki Amerikan yerlileri