Ana Sayfa Blog Sayfa 219

Yulaflı muzlu vegan kek

1

Bu aslında bir kekten çok daha fazlası. Yulaf, muz, kaju ve çikolata içeriyor. Sabah musli yerine besleyici bir kahvaltı olarak tüketebileceğiniz gibi vegan nutellayla süsleme yaparak misafirlerinize de tatlı olarak ikram edebilirsiniz. Şehir yaşamının koşturmacasında vegan alternatif bulamayanlar için de kurtarıcı niteliği taşıyor. Çantanıza atın ve dışarıya çıkın!

Malzemeler:

1 adet olgun muz,

1 bardak yulaf ezmesi,

1 bardak bitki bazlı süt,

1 çay kaşığı vanilya ekstratı,

1 çay kaşığı tarçın,

Bir avuç çiğ kaju,

1 çorba kaşığı vegan nutella,

4-5 olgun hurma,

2 çorba kaşığı vegan bitter çikolata taneleri

Yapılışı:

  1. Fırını 200 derecede ısıtın.
  2. Tüm malzemeleri blendera yerleştirin ve yüksek hızda 2 dk çalıştırın.
  3. Karışımı bir kek kalıbına altına yağlı kağıt serdikten sonra dökün. Üzerini kaju ve çikolata damlaları ile süsleyin.
  4. 30 dakika üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Kürdanla kontrol ederek içinin piştiğinden emin olduktan sonra çıkarın.
  5. Eğer süsleme yapacaksanız 1 saat soğumaya bırakın ya da süreci hızlandırmak için buzdolabında 20 dk bekletin. Vegan nutellayı süsleme kabının içine boşaltıp üzerinde gezdirin ve servis edin!

Cinsel taciz hayatta kalanlarıyla konuşmada ipuçları

1

Biri size cinsel tacize uğradığını söylediğinde ona ne diyeceğinizi, nasıl konuşacağınızı bilmeniz kolay değildir, özellikle bu kişi ailenizden biri ya da arkadaşınızsa. Bir hayatta kalan içinse, değer verdiği birine yaşadıklarını anlatmak çok zor olabilir, bu nedenle olabildiğiniz kadar destekleyici olmanızı ve yargılamaktan kaçınmanızı öneriyoruz.

Bazen destek olmak tıbbi yardım almak ya da bu suçu polise bildirmek olabilir. Ancak çoğu zaman bir hayatta kalana destek olmanın en iyi adımı onu dinlemektir.

Amerika’nın en büyük cinsel taciz-karşıtı örgütü RAINN‘in Ulusal Cinsel Taciz Hattı (National Sexual Assault Hotline) çalışanlarının bir hayatta kalanın iyi-olma sürecine destek olmak için önerdiği spesifik kalıplardan bazıları şöyle sıralanıyor;

“Sana inanıyorum.” / ”Bana bunları anlatmak cesaretinin önemli bir göstergesi.”

Hayatta kalanların öne çıkmaları ve hikayelerini paylaşmaları inanılmaz derecede zor olabiliyor. Utanabilir, kendilerine inanılmayacağından ya da suçlanacaklarından korkabilirler. “Neden..” ile başlayan sorularınızı bir kenara bırakın. Sizden beklenen bu bireye destek olmak, soruşturmak değil. Sakinliği bu olayın yaşanmadığına dair bir işaret olarak yorumlamamaya dikkat edin!- travmatik olaylara herkesin tepkisi farklı olacaktır. Yapabileceğiniz en iyi şey karşınızdakine inanmanız.

“Bu senin suçun değil.” / ”Bunu hak edecek hiçbir şey yapmadın.”

Hayatta kalanlar kendilerini suçlayabilirler, özellikle tacizciyi tanıyorlarsa. Hayatta kalana gerekirse birden fazla kere suçlanacak kişinin o olmadığını hatırlatın.

“Yalnız değilsin.” / “Seni önemsiyorum ve seni dinlemek, sana yardım etmek için elimden gelen her şekilde burada olacağım.”

Hayatta kalanın, sizin onun yanında olduğunuzu ve eğer anlatmakta sakınca görmüyorsa onu dinlemek istediğinizi bildiğinden emin olun. Yanına giderek rahat edecekleri biri varsa bu konuda destek olun ve bu deneyimi atlatmalarına yardım edebilecek profesyonellerin olduğunu hatırlatın.

“Bu yaşandığı için üzgünüm.” / “Bu yaşanmamalıydı.”

Bu yaşantının onun hayatını etkilediğinin bilincinde olun. “Bu senin için çok zor olmalı.”, “Benimle paylaştığın için teşekkür ederim.” gibi kalıplar iletişiminize empatiyle yön vermenize yardım edecek.

Devamlı destek

Konu cinsel taciz sonrası iyi-olma süreci olunca, kesin bir zaman çizelgesi bulunmuyor. Eğer biri size yaşadıklarını anlatacak kadar güvendiyse, devamlı desteğiniz için aşağıdaki adımları takip edin.

Yargılamaktan kaçının.

Uzun bir süre boyunca bir hayatta kalanın cinsel tacizin etkileriyle başa çıkmaya çalışmasını izlemek zor olabilir. “Bayağıdır böyle davranıyorsun.” ya da “Daha ne kadar böyle hissedeceksin?” gibi iyileşme sürecinin uzadığını belirten kalıpları kullanmaktan kaçının.

Düzenli kontrol

Yaşananın üzerinden uzun bir süre geçmiş olabilir, ancak bu acının kaybolduğu anlamına gelmez. Hayatta kalana inandığınızı ve hala iyi-olmasını önemsediğinizi hatırlatın.

Kaynaklarınızın farkında olun.

Siz güçlü bir destekçisiniz, ancak bu birinin sağlığını idare edebilecek donanıma sahip olduğunuz anlamına gelmiyor. Bir hayatta kalana önerebileceğiniz, iyi-olma sürecine yardım edecek kaynaklara hakim olun.

Bu zor dönemde kendilerine dikkat etmeleri için onları destekleyin.

Eğer değer verdiğiniz birinin intihar etme fikrine sahip olduğunu düşünüyorsanız, belirtileri öğrenin, profesyonel yardım ve destek alabileceğiniz kanalları araştırın.

Eğer hayatta kalan tıbbi yardıma ihtiyaç duyuyorsa ya da şikayette bulunacaksa, yanında olmayı teklif edin. Varlığınız ihtiyaç duydukları desteği sağlayabilir.

Kaynak: RAINN

Yeni Yılda, Vegan Yaşam ile Tanışın!

30 gün boyunca sürecek #YeniYıldaVegan programıyla hayvanseverler, ekolojistler, sağlığına önem veren bireyler ve tüm hak savunucuları yeni yılda veganizm ile tanışmaya davet ediliyor.

vegan2018.com, yeni yılda vegan yaşam ile tanışmak isteyenler için bir bilgilendirme programı düzenliyor. #YeniYıldaVegan programı ile Ocak ayı boyunca vegan yaşamak için en kolay ipuçları, katılımcılarla ücretsiz olarak e-posta yoluyla paylaşılacak.

Hayvansal ürünler tüketmenin insan sağlığına, hayvanlara ve dünyaya olan ekolojik etkileri, son yıllarda birçok insanın vegan olma kararı almasına neden oldu. Dünya çapında olduğu gibi Türkiye’de de veganizm hızla yayılmaya devam ediyor.

#YeniYıldaVegan programı veganlığı denemek isteyenler, veganizmi merak edenler ve yeni yıla vegan başlamak isteyenler için destekleyici bir başlangıç rehberi niteliğinde olacak.

Programa vegan2018.com adresindeki form üzerinden kaydolunabiliyor.

Hayvan Hakları, Sağlık, Çevre ve Küresel Adalet için

vegan2018.com, daha sağlıklı bir yaşama adım atmak isteyen bireyleri, hayvan haklarına olan inançlarını uygulamaya dökmek isteyen hayvanseverleri, tüketim ve beslenme tercihlerini doğa ve ekolojiden yana kullanmak isteyen çevre aktivistlerini ve küresel eşitsizliklere karşı harekete geçmek isteyen tüm hak savunucularını programa katılmaya davet ediyor.

Bitkisel beslenme tavsiyelerini, veganlığı kolayca yaşamak için gereken pratik bilgileri, basit yemek tariflerini ve her bütçeye uygun ürünleri en kolay nerede bulabileceklerini Ocak ayı boyunca öğrenecek katılımcılar, veganizmin tüm etik boyutları hakkında da bilgi sahibi olacak.

Veganizm Hakkında Tüm Sorulara Uzman Destekli Yanıtlar

Kayıt olanlar, ürün çekilişi ve programa gönüllü destek veren vegan mekan ve markaların sunduğu özel indirimlerden de yararlanabilecek. Aynı zamanda katılan herkes, tüm sorularına dair uzman desteğiyle bireysel olarak yanıt alabilecek.

Vegan bilgi ve haber portalı veganlik.org kolaylaştırıcılığında yürütülen #YeniYıldaVegan programı, vegandiyetisyen.com ve VeganTeacher katkılarıyla tamamen gönüllü olarak gerçekleştiriliyor. Kampanya, veganizmin yayılmasına destek olma amacıyla sürdürülen ve gönüllü her türlü katkıya açık bir inisiyatif.

Programın kayıt sayfasında yer alan bilgilendirme metni aşağıdadır. En güncel metin ve katkıda bulunanların listesi için lütfen ziyaret edin: vegan2018.com

#YeniYıldaVegan Nedir?

#YeniYıldaVegan, Ocak ayında veganlığı denemek isteyenler, veganizmi merak edenler ve yeni yıla vegan başlamak isteyenler için pratik bir bilgilendirme programı.
Bir ay boyunca vegan yaşamanın tüm ipuçları e-posta kutunuzda! Belirli günlerde alacağınız e-postalarda pratik bilgiler, basit tarifler ve ihtiyacınız olan tüm kaynakları bulabilirsiniz.

Ek olarak, bu aya özel indirimler de sizi bekliyor! Ayrıca tüm sorularınız için bize danışarak, profesyonellerin desteğiyle bireysel yanıtlar alabileceksiniz.

Kimler kayıt olmalı?

Hayvansal ürünler tüketmenin hem kendi sağlığımıza, hem hayvanlara, hem de dünyaya birçok etkisi var.

Örneğin küçük değişikliklerle daha sağlıklı bir yaşama adım atmak isteyenler veya hayvanseverler için bu program birebir. Çevre için bir adım atarak daha ekolojik bir yaşam sürmek isteyenler veya dünya çapındaki eşitsizliklere karşı iyi tercihlerde bulunmak isteyenler de Ocak ayı boyunca aradıkları tüm bilgileri bulabilecek.

Program ücretli mi?

Hayır, kayıt olmak için tek gereken kayıt formunu e-posta adresiniz ile birlikte doldurmak.

Türkiye’de vegan olmak zor ve pahalı değil mi?

Aslında hiç sanıldığı gibi değil! Örneğin yemekler konusunda Türkiye kendiliğinden vegan birçok seçenek ile dolu zengin bir ülke. Ayrıca alternatif vegan ürünlere ulaşmak da her gün kolaylaşıyor. Basit, pratik ve bütçenizle dost tüm ipuçları program kapsamında sizinle!

İşareti takip et…

1

Hayatını basit bir soruyla bölebilir miyim? Nasılsın ya da şöyle sormalıyım: Nasıl gidiyor? Geriye dönüp baktığında pişmanlıklarla dolu, kapkara bir hayat mı görüyorsun yoksa umudunu yitirmemiş içindeki çocuğa kulak verip geleceği mi bekliyorsun?

Hayatında yaşadığın şeyler senin için belli bir matematik formülünün tıkır tıkır uygulanmasıyla gerçekleşmiş basit işlemler basamağı mı, ki gidiş yolundan hep puan almak isteriz, yoksa sihrini çözemediğin “bu koca evrende bir tek biz mi varız?” geyiğiyle başlayıp cevabını bulamadığın ama hislerine inanıp “hayır ya bir yerlerde benim için hazırlanmış mutluluklar var” cümlesini kurabildiğin işaretler mi? Uzun bir cümle mi yoksa aslında basit mi… Baktığımız pencere mi kirli yoksa manzara mı eski? Başına gelen her olayda birinin parmağının ucu dokunmuş mudur yoksa her şey sadece sende ve senle mi var olmuştur? Bazıları, hissettikleri duyguları tarif ederken buna ya evren der, ya Allah der, ya Tanrı der, ya iyi niyet der, ya da varoluş sebebi der. İsimler, bizim koyduğumuz kalıplar ve yapıştırdığımız etiketler farklı. Keşke gittiğimiz yolların farklı olması, varacağımızın durağın aynı olması gerçeğini etkilemese de düşünce elbisesinden sıyrılıp fikirlerimiz ortak gerçeğe ulaşsa… Hayatta dilimize tutturduğumuz cümleler başka da olsa kalbimizin kullanılmayan en ücra köşesinde var olmaya çalışan o cılız sese kulak versek “sen kimsin?” cümlesi yerine “ben senle birim.” cümlesini kullansak… Hayatta ders verme niteliğine girmekten kaçınan, sadece aldığı nefesin bile aslında bize bir şeyler anlatacağına inanan, yine  aslında farkında olmadan hayatımızdan geçip giden insanları etkilediğimize inanan, ve yine aslında hayatın bir mucize küresinden ibaret olduğuna inanan biri olarak varlığımı sorgulamayı seçiyorum. Kendi sesimi dinlemeyeli uzun zaman olmuş. Dertler biriktirmişim yorgun omuzlarımda ve bugün hayatıma lanetler okurken buluyorum kendimi. Kendime bu kötülüğü neden yapıyorum? Ben kendime değer vermezsem başkalarının kötü düşüncelerinde nasıl kendime iyi bir yer edinmeyi umabilirim ki! O yüzden kendime bir kahve ısmarlıyorum çünkü bütün ağır ve sıkıcı konular kahvesiz çekilmiyor ve sorgulamayı seçiyorum. Her şey sadece tesadüf mü yoksa işaret mi? Lanet mi, şükür mü? Sebep mi sonuç mu? Kazanç mı kayıp mı? Dün mü, yarın mı?

Benim için milyarlarca küçük ihtimalleri bir araya getirerek beni var eden, yaşamama sebep veren ve yaşayacaklarımla beni şaşırtmaya hazır olan biri, bir şey, garip bir sihir var. Adı ne olursa olsun, gerçekten adı ne olursa olsun bana benden daha fazla değer veren o varlığa minnet duyuyorum ve lütfen siz de bir dakikanızı, sadece bir dakikanızı kendinize ayırıp bir kahve ısmarlayın muhteşem varlığınıza ve sorgulayın yoksa bu yazıyı okumanız da bir tesadüf mü sadece?…

Punk’ın mistik vokali: Nina Hagen

0

Catharina “Nina” Hagen 11 Mart 1955 doğumlu bir Alman şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu. Tiyatro vokalleriyle tanınıyor ve 1970’lerin sonlarında ve 1980’lerin başında punk ve yeni dalga hareketleri sırasında dikkat çektiği için genellikle “Punk’un Veliahtı” olarak anılıyor. Müzikal kariyerinin yanı sıra Hagen aynı zamanda bir seslendirme sanatçısı Bugüne kadar üç otobiyografi yazmıştır ve ayrıca Hagen, Irak’taki savaşa karşı aktif bir protestocu, aktivist ve bir vejetaryendir.

Tüm hayatı durmak bilmeksizin ürettiği sanatsal eserler ve başarılar ile dolu olan bu sanatçıyı çoğumuz bilmiyoruz. Aslında bir çoğumuz onun adını duymamış olsak da mutlaka bir yerde sesini duymuş, fotoğrafını görmüş, belki de oynadığı herhangi bir filmin ayıntısını işitmiş olmalıyız; zira sanatın her dalıyla ilgilenmiş ve daima aktif olarak üretimine devam etmiş bu denli başarılı bir sanatçının herhangi bir icraatına denk gelmemiş olma ihtimalimiz oldukça az. Bu kadar kalabalık ve aktif bir sanatsal geçmişi özetlemenin en kolay yolu da sanırım kronolojik olarak ilerlemek.

Ancak ondan daha fazla bahsetmeden önce buraya bir şarkı bırakıyorum, Om Namah Shivayah albümünden, Nina Hagen ismini ilk olarak duyduğum ve beni seslendirdiği diğer mantraları da araştırıp onun hakkında yazmaya ve biyogrofisini türkçeye çevirmeye iten o şarkı… Jai Mata Kali Jai Mata Durge! 😊

Eski Doğu Berlin, Alman Demokratik Cumhuriyeti’nde doğan Nina Hagen, annesi Eva-Maria Hagen’in yanında birçok Alman filminde yer aldığı için aslında kariyerine ilk olarak aktris olarak başladı. Babasının dedesi, Sachsenhausen toplama kampında öldü (babası Yahudi idi). Anne ve babası, Nina iki yaşındayken boşandı, Nina büyürken babasını nadiren gördü. Dört yaşındayken bale’ye başladı ve dokuz yaşına kadar da opera dersleri aldı.

Hagen 11 yaşındayken annesi, bir şarkıcı ve şarkı yazarı olan Wolf Biermann’la evlendi. Biermann’ın siyasi görüşleri daha sonra genç Hagen’i etkiledi. Hagen on altı yaşında okulu terk etti ve kariyerine başladığı Polonya’ya gitti. Daha sonra Almanya’ya geri döndü ve Achim Mentzel ve diğerleri ile birlikte Fritzens Dampferband adındaki bir cover grubuna katıldı.

1972’den 1973’e kadar bir performans kapsamında içinde bulunduğu Doğu Almanya’daki The Central Studio for Light Music’den mezun olduğunda kendi kurduğu Automobil adlı grupla birlikte çalıştı ve ülkenin en tanınmış genç yıldızlarından biri oldu. Kariyerinin başlangıcından itibaren en ünlü şarkısı, “Du hast den Farbfilm vergessen” idi.

Karel Gott’un Çek TV şovunda Hatschi-Waldera ve “Was denn” gibi komedi şarkıları yaptı. DDR’deki müzik kariyeri, üvey babasının kovulduktan sonra kendisi ve annesinin 1976’da ülkeyi terk etmesi ile birlikte duraksadı. Ailenin göçünü çevreleyen şartlar istisnaiti: Biermann, Köln’de televizyondaki bir konser verme iznine sahipti ancak o, sınırı yeniden evlat edinilen ülkesine geçme iznini reddetti. Hagen, ülkeyi terk etmek için bir başvuruda bulundu. Sadece dört gün sonra talebi kabul edildi ve CBS’ye bağlı bir plak şirketine yerleşti Şirket ona seyahat yoluyla Batı kültürüne alışmasını tavsiye edince punk rock hareketinin yükseldiği sırada Londra’ya geldi. Hagen, Slits ve Sex Pistols’u içeren bir camia tarafından çabucak kucaklandı.

1977 yılının ortalarında Almanya’ya dönen Hagen, Batı Berlin’in Kreuzberg bölgesinde Nina Hagen Band’ı kurdu. 1978’de, tek “TV-Glotzer” (Tubes’in “White Punks on Dope” başlıklı, ancak tamamen farklı Alman şarkı sözleriyle geçen) başlıklı ilk albümü Nina Hagen Band’ı yayınladılar. Albüm, daha önce Doğu Almanya’da kaydettiği, ancak farklı müziklerle “Rangehn” (“Go for It”) adlı bir versiyonunu da içeriyordu.

İlk albümü hem sert rock sesi hem de Hagen’in tiyatro vokalleri için Almanya ve yurtdışında önemli derecede dikkat çekti ve Doğu Alman yayınlarının söylediği doğrudan ve düz şarkılardan çok farklıydı. Bununla birlikte, Hagen ve diğer grup üyeleri arasındaki ilişkiler, sonraki Avrupa turu boyunca gittikçe kötüleşti ve Hagen, ikinci bir albüm üretmek için halen sözleşme altında olmasına rağmen, 1979’da grubun dışında kalmaya karar verdi.

Bu arada Hagen’in kamusal şahsiyeti giderek karışıklık yaratıyordu. 9 Ağustos 1979’da, Club 2 adlı Avusturyalı bir akşam tartışma şovuna konuk olarak çağırılmıştı. Programın konusu” genç kültürü” idi, Hagen yayın sırasında kadınlar için mastürbasyon pozlarını göstermeye başlayınca diğer konuk ile hararetli bir tartışma yaşandı ve programın sunucusu bu yayından sonra istifa etmek zorunda kaldı.

1979’da Cha Cha adlı filmde Hollandalı rockçı Herman Brood ve şarkıcı Lene Lovich ile birlikte çalıştı. Brood ve Hagen, Hagen’in artık Brood’un uyuşturucu suiistimalini tolere edemeyeceği kadar uzun bir romantik ilişkiye sahip olacaktı. 2001’de Brood’un intihar etmesinden çok sonra Hagen, Brood’dan kendisinin “ruh eşi” olarak bahsedecekti.

1980’de yeni bir grupla Avrupa turu iptal edildi ve Hagen ABD’ye döndü. ABD’de aynı senenin yaz aylarında sınırlı sayıda 10 inçlik bir EP yayımlandı. İlk albümü Nina Hagen Band’tan iki şarkı A tarafında idi ve ikinci albümü Unbehagen’den iki şarkı B tarafında idi. Dört şarkının tamamı da Almanca olarak söylendiği halde, ikisinde iki İngiliz başlığı vardı ve diğer ikisi İngilizce şarkılarla birlikte Alman şarkı sözleri içeriyordu.

1980’in sonlarında Hagen, hamile olduğunu keşfetti, baba olmak üzere olan Ferdinand Karmelk’le ayrıldı ve Los Angeles’a taşındı. Kızı Cosma Shiva Hagen, 17 Mayıs 1981’de Santa Monica’da doğdu. 1982’de Hagen, İngilizce dilinde ilk albümü olan NunSexMonkRock’u piyasaya sundu: punk, funk, reggae ve operanın uyumsuz bir karışımı. Ardından No Problem Orkestrası ile bir dünya turnesine çıktı.

1983’te Angstlos adlı albümü yayınladı ve küçük bir Avrupa turu yaptı. Bu zaman zarfında, Hagen’in kamusal görünüşleri daha da garipleşti ve sıklıkla Tanrı, UFO, hayvan hakları ve canlılığı ile dünya dışı gözlem iddiaları içeriyordu.

1984’te Hagen, Londra’da çok zaman harcadı ve İngiltere’de bulunan MusicSzene dergisi genel yayın yönetmeni Wilfried Rimensberger, Spree Film’le birlikte ilk TV dizisi çıkardı ve Londra’daki 70 Punk hareketi ile sanatçı ve model Frankie Stein’in neden geride kaldıklarını anlattı.

1985 yılında Ekstase’de yayınladığı albüm “Universal Radio”) ve “Spirit in the Sky” 1979’da Paul Anka’nın Geçmiş yıllarda imzasını taşıyan canlı melodilerden biri olan “My Way” de yer aldı. Rio Rock’ın 1985 versiyonu sırasında bu albümden şarkı çaldı. Brezilya’da samba diva Beth Carvalho ve Brezilyalı punk şarkıcısı Supla (Tokyo adında yeni bir dalga grubunun lideri olan) gibi çeşitli Brezilyalı müzisyenlerle tanışıp arkadaşlarıyla bir araya geldi ve Brezilya radyolarında büyük bir hava yansıtan 1986’nın hit parçası “Garota de Berlin” e vokal olarak katkıda bulunmaya davet edildi. Bugün halen Brezilyalılar Nina’yı “Tokyo’nun şarkısındaki Brelin’li kız” olarak tanırlar.

Wilfried Rimensberger ve ödüllü film yönetmeni Lothar Spree, Alman televizyon kanalı ZDF için bir TV belgesel üretti. Bunu, yine Rimensberger’in Yeni Romantik simgesi Steve Strange ile sahnede oynadığı Zürih’teki anti-SAFT’de Nina’nın UFO moda iç çamaşırı piyasaya sürülmesi izledi. Aynı zamanda moda fotoğrafçısı Hannes Schmid, Alman Cosmopolitan dergisi için bir Nina Hagen kapağı üretti. Bu aynı zamanda, BRAVO ve MusicSzene gibi önde gelen müzik yayınlarıyla, Hergene retrospektifte ön planda olan punk hareketi hakkında nihai bir vurgu haline gelen öykülerle çakıştı. 1986 yılı sonunda CBS ile olan sözleşmesi sona erdi veyine aynı yıl Lene Lovich’le “Hayvanları Öldürmeyin” adlı single’ı çıkardı.

1989’da Hagen, başka bir Alman turuyla desteklenen Nina Hagen adlı albümü yayınladı ve aynı yılda Fransa’dan Frank Chevallier ile bir birliktelik yaşadı ve 1990’da oğlu Otis Chevallier-Hagen’ı doğurdu. 1990’lı yıllarda Hagen, kızı Cosma Shiva ve oğlu Otis ile birlikte Paris’te yaşıyordu. 1991’de yeni albümü Street’i desteklemek için Avrupa’yı gezdi. 1992’de Hagen, RTLplus’da bir TV şovunun ev sahibi oldu. 1995 yılında, Almanca albümü Freud Euch ortaya çıkmış ve 1996 yılında BeeHappy olarak İngilizce olarak kaydedilmiştir. Nina San Francisco’ya başka bir San Fransisco Goethe Enstitüsü gösterisinde, “Hannusen, Hitler’in Yahudi Clarvoyant’ı” nda yer almak için geri döndü. Hagen ayrıca, elektronik müzik bestecisi Christopher Franke ve birlikte Tenchi Muyo’nun tema şarkısı olan “Love of Alchemy” de Rick Palombi (Rick Jude olarak anılacaktır) ile birlikte çalışıyordu. Mayıs 1996’da Nina, 2000 yılında boşanma kararı alacağı kendisinden on beş yaş daha genç olan David Lynn’le evlendi. 1997’de Alman hip hop müzisyeni Thomas D ile işbirliği yaptı. 1998’de ingiliz bilimkurgu kanalında haftalık bilim-kurgu şovuna ev sahipliğini yaptı.

1999 yılında, sadece çevrimiçi olarak dağıtılan ve Hare Krishna mantrasının saf bir müzikal versiyonunu (Nina, gerçek hayatta, Krishna olarak bilinen Lord Vishnu’nun Hindu enkarnasyonunun ‘Kudüs’ün kralı” olduğuna inanıyor, başka kaynaklarda Krishna bazen “Mesih” olarak da anılır). içeren adanmış albüm Om Namah Shivay’yi piyasaya sürdü. Yine aynı yıl Kurt Weill ve Bertolt Brecht tarafından The Threepenny Opera’da Celia Peachum rolünü Max Raabe ile birlikte oynadı.

2000’de, şarkısı “Schön ist die Welt”, Expo 2000’in resmi şarkısı oldu. Bir Zarah Leander şarkısı ” “Der Wind hat mir ein Lied erzählt” nin bir diğer örneği de aynı yıl küçük bir hitti. Return of the Mother albümü, Şubat 2001’de yayınlandı ve bir başka Alman turu da buna eşlik etti. 14 Ekim 2002’de Nina, “Moscow” adlı hit şarkısı ile konserinde Moskova’yı kalbinden vurdu; eksantrik şarkıcıyla yapılan röportajlar birçok TV kanalıyla yayınlandı.

Hagen, Alman yayıncılığında Tim Burton’un ünlü The Nightmare before Christmas adlı eserindeki Sally’nin sesini dublajladı ve aynı zamanda Michael Schoemann’ın Hot Dogs adlı filmi seslendirdi. Ayrıca Apocalyptica ile birlikte Rammstein’ın “Seemann” adlı single’ını coverladı.Sonraki üretimleri arasında, kocası Danimarkalı şarkıcı ve sanatçı Lucas Alexander ile çok sayıda swing coverı yaptığı Big Band Explosion (2003) adlı albüm bulunmaktadır. Bunu en büyük hit albümü olan Heiß izledi. Sonraki albümü Journey to the Snow Queen ise daha çok bir sesli bir kitabı andırıyor; Nina bu alnümünde arkafondan Çaykovski’nin Fındıkkıran’ı ile Kar Kuzenesi’nin peri masalı okuyor.

Bir sonraki albümü olan Personal Jesus, 16 Temmuz 2010’da yayınlandıktan sonra, 11 Kasım 2011’de yayınlanan Volksbeat ile devam etti. Yakın zamanda Corey Feldman’ın 2016 tarihli Angelic 2 çekirdeğinde yer aldı. Kednsi harkulade sesi ve yetenekleri ile sanat hayatına devam ediyor.

Kadıköy Halkı Kıyılarda Yapılaşma İstemiyor!

1

Başbakanlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Müftülüğü’nün talepleri doğrultusunda planlanan Kadıköy Rıhtıma cami projesi, İstanbul V Numaralı Koruma Kurulu tarafından onaylandı. İlçenin genel planlamasının da yapıldığı 1/5000 Nazım İmar Planı’nda ibadet yerleri için ayrılan bölgeler içinde Rıhtım yer almamaktadır. Planlarda alanın bir bölümü İSKİ’ye ait arıtma tesisi olarak gözükse de, şu anda amacına aykırı şekilde otopark olarak işletilmektedir. Alan ayrıca park ve dinlenme yeri olarak ayrılmıştır.

34 bin metrekarelik dolgu alana yapılmak istenen ibadet alanı, Kıyı Kanunu’na da aykırıdır. Buraya inşa edilecek herhangi bir yapı, ilçenin ve İstanbul’un siluetini doğrudan etkileyecektir. Ayrıca, Ulu cami yapılması planlanan alana yürüme mesafesinde 4 cami bulunmaktadır.

Halka sormadan, ihtiyaçlar dikkate alınmadan yaptığınız planlara itirazımız var!

Bölge sakinleri olarak Kadıköy rıhtım bölgesinin asıl sorun ve ihtiyaçlarına yönelik projeler talep ediyoruz. Bu bölgenin yeşil alan ve arıtma tesisi olarak korunması gerekmektedir. Sağlıklı yaşam ve doğanın korunması çok daha öncelikli bir ihtiyaçtır.

Yaşam alanlarımızın talan edilmesine, siyasi çıkarlar için yok edilmesine karşı tüm Kadıköylüleri ve yaşam savunucularını yasal, sivil ve meşru haklarımızı kullanmaya çağırıyoruz.

23 Aralık Cumartesi, saat 13:00
Kadıköy Rıhtım, Beşiktaş İskelesi Önü

Kadıköy Kent Dayanışması

Pan Yayınları’ndan üç şahane kitap: Dünya Gemisi, Çorbadaki Kimya, Çorbadaki Ekoloji

0

Pan Yayınları‘ndan üç şahane kitap bizlerle.

Dünya Gemisi

“Dünya Gemisi” insanlığın gelmiş geçmiş bütün yükünü taşıyan biricik mavi gezegenimizi temsil ediyor.

Kitapta, farklı ülkelerden doğa tutkunu üç gencin maceraları vasıtasıyla uygarlığı tehdit eder boyutlara ulaşmakta olan çevre sorunları ele alınıyor. Şahit oldukları şiddetli doğa olayları yüzünden bazı küresel risklerin yaşayarak farkına varan gençler, adını mitolojik yeryüzü tanrıçası Gaia’dan alan kurgusal web sitesi sayesinde tanışmışlardır.

Sydney’de bir gençlik konferansında bir araya geldiklerinde burada tanıştıkları ilginç karakterlerden de ilham alırlar ve daha dayanıklı, sürdürülebilir bir uygarlık için nasıl katkıda bulunabileceklerini keşfetmeye çalışırlar. Kitapta, meraklı okuyucular için küresel iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik, fosil yakıtlar, yenilenebilir enerji, genetiği değiştirilmiş organizmalar, doğal afetler, ekolojik ekonomi gibi çeşitli konularda özet bilgiler de sunuluyor.

Çorbadaki Kimya

• Hava yastığı nasıl işlev görür?
• Bir kurşun kalemle elmasın nasıl bir benzerlikleri vardır? • Gazlı içeceklerin gazı neden kaçar?
• Soğan doğrarken neden ağlarız?
• Spor giysilerinin özelliği nedir?

Kimyayı her gün yaptığınız bir sürü etkinlikte bulmanız mümkündür ve kimya harika bir bilim dalıdır. Silvana ve Marina’yla birlikte “kimyayla dopdolu bir gün” geçirmeye ve bunu kendi gözlerinizle görmeye ne dersiniz? 8-108 yaş arasındaki tüm meraklılara, sorulara nasıl yanıt vereceğini bilemeyen öğretmenlerle babalara tavsiye edilir.

Çorbadaki Ekoloji

• Bir canlı türü yok olunca ne olur?
• Nesneler hangi malzemelerden yapılmıştır?
• Suyu dikkatli kullanmak neden önem taşır?
• Sorumlu bir tüketici olmak ne anlama gelir?
• Gezegeni koruması gereken kimlerdir?

Ekoloji hayatımızın önemli bir parçası ve harika bir bilim dalıdır. Mariela, Sofia ve Violeta’ya “ekolojiyle dopdolu geçen bir ikindide” eşlik ederek bunu kendi gözlerinizle görmeye ne dersiniz? 8-108 yaş arasındaki tüm meraklılara, sorulara nasıl yanıt vereceğini bilemeyen öğretmenlerle babalara tavsiye edilir.

Tüp bebek nedir, nasıl yapılır?

1

Tüp bebek, normal şartlar altında gebe kalamayan kadınların tıbbi teknolojiler kapsamında yardımcı üreme yöntemidir. Döllenmenin laboratuvar ortamında gerçekleştiği ve embriyologlar tarafından özel ortamda hassasiyetle takip edildiği tüp bebek tedavisi, çiftlerin sağlıklı bir gebelik yaşamalarını sağlar.

Tüp Bebek Kimler için Uygulanabilir?

• Kısırlık
• Fallop tüplerinin tıkalı olması,
• Yumurtalıklarda ve yumurtalarda yapısal bozukluk
• Sperm üretimi yoksa,
• Spermde hareket bozukluğu, sayısal azlık ve yapısal bozukluk
• Bağışıklık sistemi rahatsızlıklarında,
• Rahimde yapısal sorunlar varsa,
• Fallop tüpleri alınan kadınlarda,
• Yumurtalıkta kısırlığa neden olan kistler olduğunda,
• Hormon bozukluğu tablosu varsa,
• Tekrarlanan gebelik kayıplarının ardından,
• Kadınlarda ileri yaşta çocuk isteniyorsa tüp bebek yapılabilir.

Tüp Bebek Kimler için Uygun Değildir?

• Erkekte sperm üretimi yoksa tüp bebek tedavisinde kullanılacak sperm de olmaz,
• Yumurtalıklarda yumurta üretimi olmayan kadınlarda, döllenecek yumurta olmadığı için,
• Menopoza giren kadınlarda,
• Hormon seviyeleri düzeltilemeyecek kadar bozuk olan tablolarda,
• Rahmi alınan kadınlarda tüp bebek tedavisinin uygulanması maalesef mümkün değildir.

Tüp Bebekte Tedavi Aşamaları Nelerdir?

– Tanıma muayenesi yapılır ve tıbbi geçmiş raporu değerlendirilir.

Tüp bebek için ilk yapılacak tabii ki doktor ziyaretidir. Kadın ve erkek doktor tarafından detaylı olarak dinlenir. Bireysel geçmişlerinde ve gebelik ile ilgili geçmişte yaşadıkları her detay dinlenir. Kadın ve erkeğin kapsamlı şekilde muayenesi yapılır. Kadından hormon tahlilleri ve rahim filmi istenir. Detaylı kan tahlilleri de gereklidir. Erkekten de sperm analizi istenir. Tüm çıkan sonuçlardan genel bir değerlendirme yapılır ve tüp bebek tedavisi için yapılacaklar listesi belirlenir, takvim ayarlanır.

– Yumurtalıklar ilaçla uyarılır.

Yumurtalıklarda fazla sayıda yumurta üretilmesi ve gebelik şansının bu şekilde daha yüksek olması için yumurta geliştirici iğne tedavisi verilir. Ayrıca yumurtaların zamanından önce çatlamasını ve atılmasını durdurmak için de yumurtalık baskılama ilaçları verilir. Bu ilaçların kullanımı ile birlikte yumurtalıklar kısa ziyaretlerle vajinal ultrasonografi ile izlenir ve yumurtalar çatlamadan yumurta toplama işlemi için tarih belirlenir.

– Yumurta toplama işlemi ile yumurtalar toplanır.

Yumurtalıklarda gelişen yumurtalar kısa ve ağrısız bir işlemle toplanır ve laboratuvar koşullarında erkekten alınan spermle bir araya getirilerek döllenme olması sağlanır. Sperm veremeyen erkeklerden ise mikro-TESE yöntemi ile sperm alınır. Yumurta toplama günü verilecek sperm örneği için erkek, 2-4 gün öncesinden cinsel perhiz yapmalıdır.

– Döllenme işlemi gerçekleştirilir.

Toplanan yumurtalar ve erkekten alınan spermler ile laboratuvar ortamında inkübatörlerde döllenme işlemi gerçekleştirilerek, döllenen yumurtalar yine inkübatörde uygun şartlar altında saklanır. Embriyologlar tarafından her gün her aşaması yakından izlenir.

– Embriyo transferi yapılır.

Laboratuvar ortamında gelişen sağlıklı embriyolardan en iyileri seçilir, rahim içerisine ağrısız bir uygulama ile transfer yapılır.

– Kanda Gebelik testi ile sonuç alınır.

Embriyo Transfer işleminden yaklaşık 12 gün sonra kanda gebelik testi yapılır. Transfer edilen embriyonun tutunup tutunmadığı kontrol edilir.

Tüp Bebek En Fazla Kaç Kere Denenebilir?

Tüp bebek uygulamasında sınır koyulmasa da, üç denemenin ardından artık olası gebelik şansı düşer. Daha sonraki denemelerde gebelik elde edilme olasılığı olsa da, başarı şansı ilk denemelere göre hep daha düşük kalır.

Tüp Bebek için Yapılması Gerekenler

• Sigara ve alkolden uzak durulmalı.
• Folik asit desteği alınmalı.
• Sağlıklı yaşam tarzı benimsenmeli.
• Lifli ve bol vitaminli besinler tüketilmeli.
• Bol sıvı tüketilmeli.
• Düzenli ama sakin egzersizler yapılmalı.
• Stresten uzak durulmalı.
• Mümkün olduğu kadar yatarak dinlenmeli.
• Yumurtalık uyarıcı iğneler akşam saat 16:00 – 18.00 saatleri arasında yapılmalı.
• Ağrı söz konusu ise sadece parasetamol içeren ağrı kesiciler kullanılmalı
• Tüm ilaçlar düzenli olarak içilmeli.

Tüp Bebek için Yapılmaması Gerekenler

• Günde bir bardaktan fazla kafeinli kahve, siyah çay veya gazlı içecek tüketilmemeli.
• Embriyo transferi sonrası kesinlikle alkollü içecek tüketilmemeli
• Tedavi süresince ağır egzersizler yapılmamalı.
• Sauna, jakuzi gibi aşırı sıcak ortamlarda kalınmamalı.
• Doktorla görüşmeden kullanılan önerilen ilaçlar bırakılmamalı veya yeni bir ilaca başlanmamalı.

Detaylı bilgi için www.bulenttiras.com adresini ziyaret edebilirsiniz

Kaynak: www.bulenttiras.com

Eskişehir Alpu Ovası’nda “çevre” cinayeti

1

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, Eskişehir’de kentin en verimli topraklarının bulunduğu Alpu Ovası’nda kurulması planlanan ve bittiğinde Türkiye’nin en büyük termik santrali olacağı belirtilen Alpu Termik Santrali’nin “çevre cinayeti” anlamına geldiğini söyledi. Bozoğlu, Alpu Termik Santrali’nin yılda yaklaşık 8 milyar kilogramlık bir karbondioksit salınımı oluşturacağını belirterek, “Dolayısıyla iklim değişikliğine büyük bir katkısı olacak. Alpu, dünyadaki ekolojik krizi arttıracak bir proje” dedi.

450 futbol sahası büyüklüğünde kül depolama sahası

Bozoğlu ve Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı İlkim Yiğit, Alpu Termik Santrali’nin kurulmasının planlandığı Eskişehir’i ziyaret ederek teknik incelemede bulundu.

İncelemelere ilişkin basın açıklaması yapan Bozoğlu, “Alpu Termik Santrali üç üniteden oluşacak. Eskişehir’de toplamda bin 80 megawattlık devasa bir termik santral planlanıyor. Yılda 6 milyon 316 bin 812 ton kömür yakılacak ve 8 milyar kilovatsaat elektrik üretecek. Yılda yaklaşık 8 milyar kilogramlık bir karbondioksit salınımı oluşturacak. Alpu, dünyadaki ekolojik krizi arttıracaktır. Yaklaşık 450 futbol sahası büyüklüğünde kül depolama sahası ile karşı karşıyayız. Ayrıca bin 500 futbol sahası büyüklüğünde enerji üretim alanı olacak” diye konuştu.

Yerleşim yeri içinde

Alpu Termik Santrali’nin yerleşim yeri içinde olduğuna dikkati çeken Bozoğlu, “Eskişehir il merkezine 32 kilometre, Tepebaşı ilçe merkezine 25 kilometre, Gündüzler Mahallesi’ne 5 kilometre, Kozlubel Mahallesi’ne 3 kilometre ve Beyazaltın Mahallesi’ne 1,5 kilometre mesafede yer alacak. Yani yerleşim yerlerine oldukça yakın bir bölgede yapılması planlanıyor” dedi.

Verimli topraklara santral olmaz

Alpu Termik Santrali’nin Eskişehir’de kentin en verimli topraklarının bulunduğu Alpu Ovası’nda kurulmak istendiğinin altını çizen Bozoğlu, bu tesis ile birlikte tarımsal üretimde büyük bir maddi kayıp yaşanacağına vurgu yaptı. Bozoğlu, “Tarım alanlarını, kömür sahaları ve kül depolama atık sahalarına çevirecekler. Bu da zaten dışa bağımlı tarım politikalarının daha da zarar göreceği anlamına geliyor” dedi.

Alıntı: BirGün

Palto Film Günleri başladı

0

Adını Gogol’un Palto’sundan alan “Palto Film Günleri” başladı. Eskişehir’in büyük heyecanla beklenen sinema festivallerinden biri olan Palto Film Günleri, 18-23 Aralık tarihleri arasında Sinema Anadolu’da kapılarını her yaştan izleyicisine açıyor. Bu yıl 11’ncisi düzenlenen olan etkinlik boyunca dünyanın birçok farklı festivalinde gösterilen 12 özel filme yer verilecek.

Palto film günlerinin afişi ise yine özel bir tasarım ile dikkatleri üzerine çekiyor. Geçtiğimiz yıl 10 farklı tasarımcının Palto Film Günleri için özel olarak tasarladığı çizimlere yer veren etkinlikte bu yıl fotoğrafçı Kerem Çobanlı’nın sinemaya emek vermiş insanları fotoğrafladığı seri afiş olarak kullanılıyor. Fotoğraf serisinde Ercan Kesal, Demet Evgar, Yekta Kopan, Halil Ergün, Nur Sürer, Erkan Can, Tülin Özen, Cem Davran, Tolga Karaçelik, Ömer Faruk Sorak gibi sinemanın önde gelen emekçilerinin fotoğrafları yer alıyor.

Sinemadan çıkmış insan

Palto Film Günleri bu yıl tema olarak Yusuf Atılgan’ın “Sinemadan Çıkmış İnsan’ı”ı tercih ediyor. Festivalin Yusuf Atılgan hatırası bununla da sınırlı kalmıyor. Festivalin Aksel Ceylan, Efe Kaptanoğlu ve Taylan Özgür Akçam’dan oluşan yaratıcı ekip önderliğinde hazırlanan afişlerinde Yusuf Atılgan’ın oğlu Mehmet Atılgan’da yer alıyor.

Festivalin özel film seçkisinde Sarı Sıcak, Tutku Oyunu, Thelma, Blue, Jüpiter’in Uydusu, Djam gibi dünya sinemasından örnekler yer alıyor.

Palto Atölye ile teknik ekiple tanışın

Palto Film Günleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da düzenlediği atölye çalışmaları ile film izleyicisi ve teknik ekibi buluşturuyor. Bu yıl “Bu Görüntüleri Kim Yönetiyor” isimli atölye çalışması kapsamında G.O.R.A, Aşk Tesadüfleri Sever gibi ünlü filmlerin görüntü yönetmeni Veli Kuzlu merak edilenleri cevaplayacak. Festivalde yer alan Sarı Sıcak, Kar ve Benim Varoş Hikayem filmlerinden sonra ise teknik ekip ile söyleşi yapılacak.

Palto Film Günleri ile ilgili bilgi edinmek isteyen kişilerin festivalin resmi web sitesi veya Facebook sayfası üzerinden bilgi edinmesi mümkün. Film biletleri Anadolu Üniversitesi Sinema Anadolu gişelerinde satışa sunuluyor. Bilet fiyatları tam 6 TL, öğrenci 4 TL olarak satılıyor.

Büyük bir hızla devam eden Palto Film Günleri Gösterim Programı’nı Sinema Anadolu’dan temin edebilir ya da online olarak indirebilirsiniz.